Fransa’da son dönemde peş peşe yaşanan müze soygunları, kültürel mirasın güvenliğine ilişkin endişeleri artırdı. Ekim 2025’te Louvre Müzesi’nden Kraliyet Mücevherleri’nin çalınmasının ardından son olarak 2 bin 500 yıllık Vix altın torkunun da hırsızların hedefi olması üzerine hükümet harekete geçti. Kültür Bakanlığı, müze ve kültürel miras alanlarının güvenliğini artırmak için 33 maddelik acil eylem planı açıkladı.Plan kapsamında ülke genelinde risk altındaki 3 bin 127 kültürel alanın güvenlik açıkları belirlenecek, yeterince korunamayan değerli eserler geçici olarak sergiden kaldırılabilecek ve müzeler beş yılda bir güvenlik denetiminden geçirilecek.
Le Monde'de yer alan habere göre, Fransa’nın en önemli arkeolojik eserlerinden biri kabul edilen 2 bin 500 yıllık Vix altın torku, 24 Temmuz Cuma günü Burgonya bölgesindeki Châtillon-sur-Seine kentinde bulunan Musée du Pays Châtillonnais’dan güpegündüz çalındı.
480 gram saf altından yapılan ve bir zamanlar Kelt prensesinin boynunu süslediği düşünülen eser, 1953 yılında Vix köyü yakınlarında prensesin mezarının kazılması sırasında bulunmuştu. Ulusal Önleyici Arkeolojik Araştırmalar Enstitüsü Başkanı Dominique Garcia, Le Monde’a yaptığı açıklamada eser için “Eşi benzeri yok” dedi.
Dönemden günümüze yaklaşık 10 tork ulaştığını belirten Garcia, Vix torkunun kanatlı atlar, aslan pençeleri ve ince granül işlemelerden oluşan süslemeleriyle bunların arasında ayrı bir yere sahip olduğunu söyledi.
Değerli metal içeriği nedeniyle daha önce de hırsızların hedefi olan eser, iki kez çalınmaya çalışılmıştı. Son girişim, hırsızlıktan yalnızca birkaç gün önce, 17-18 Temmuz gecesi gerçekleşmişti. Ancak bu kez hırsızlar eseri müzeden çıkarmayı başardı.
Son yıllarda Vix torkuna benzeyen ancak işçilik açısından daha sade eserlerin açık artırmalarda 150 bin euro ile 1 milyon euro arasında alıcı bulduğu belirtiliyor. Garcia, bu tür tarihi eserlerin pazarının Fransa ile sınırlı olmadığını, küresel ölçekte faaliyet gösterdiğini vurguladı.
Hırsızlığın ardından müzelerde orijinal eserler yerine kopyalarının sergilenmesi gerektiğini savunan Garcia, “Bir eser keşfedildiği anda üç boyutlu olarak dijitalleştirilmesi ve baskısının alınması sistematik hale getirilmeli. Ancak şu anda bu ne standart bir uygulama ne de yerleşmiş bir refleks” dedi. Garcia, “Arkeolojide gerçek koruma; araştırma, bilgi ve bunun aktarılmasıyla sağlanır” ifadelerini kullandı.
Fransa müzeler için 33 maddelik güvenlik planı hazırladı
Vix torkunun çalınması, Fransa’da müze güvenliğine yönelik uzun süredir devam eden çalışmaların hızlandırılmasına neden oldu. Kültür Bakanı Catherine Pégard, olaydan üç gün sonra, 27 Temmuz’da kültürel miras alanlarının güvenliğini artırmayı amaçlayan 33 maddelik acil eylem planını açıkladı.
Plan, Ekim 2025’te Louvre Müzesi’nde yaşanan ve Fransa'nın Kraliyet Mücevherleri'nin çalındığı büyük soygunun ardından Kültür Bakanlığı, ulusal müzeler ve İçişleri Bakanlığı arasında yürütülen çalışmaların sonucunda hazırlandı.
Louvre soygununun dünya çapında yankı uyandırmasının ardından Fransız Senatosu Kültür Komisyonu müze yönetimini birden fazla kez dinleyerek güvenlik sistemindeki açıkları araştırmıştı.
Ulusal Meclis de mayıs ayında müzelerin güvenliğine ilişkin kapsamlı bir soruşturmanın sonuçlarını yayımladı. Milletvekilleri Alexis Corbière ve Alexandre Portier tarafından hazırlanan rapor, ciddi güvenlik eksikliklerini ortaya koydu. Buna göre 2024 yılında Fransa’daki müzelerin yalnızca yüzde 23’ünün acil durum ve risk önleme planı bulunuyordu. Ulusal koleksiyonların ise sadece yüzde 54’ü kameralarla izleniyordu.
Hassas eserler sergiden kaldırılabilecek
Yeni plan kapsamında, valiliklerin gözetiminde ülke genelindeki özellikle hassas 3 bin 127 kültürel alanın risk haritasının çıkarılmasına devam edilecek. Güvenliği yeterince sağlanamayan değerli eserler ise gerekli önlemler alınana kadar geçici olarak sergiden kaldırılabilecek.
Kültür Bakanlığı bünyesindeki Güvenlik, Emniyet ve Denetim Misyonu da güçlendirilecek. Kurum, bundan böyle müzeleri beş yılda bir denetleyecek. Bu amaçla 2026'da iki yeni personel istihdam edilirken 2027'de iki kişinin daha alınması planlanıyor.
Bakanlık ayrıca önceki Kültür Bakanı Rachida Dati döneminde oluşturulan üç yıllık 30 milyon euroluk güvenlik fonunu sürdürecek. Fon kapsamında 2026 için yaklaşık 482 öncelikli proje desteklenirken 2027'de hayata geçirilecek acil projeler de belirleniyor.
Pégard, müze çalışanlarının karşı karşıya kaldığı tehditlerin değiştiğine dikkat çekerek, “Personelimiz daha önce hiç karşılaşmadığı durumlarla karşı karşıya. Onlara güvenlik konusunda mümkün olan en iyi uzmanlığı sağlamalıyız” dedi. Çalışanların kişisel güvenlik ve yangından korunmanın yanı sıra vandalizm ve hırsızlığı önleme konusunda da eğitilmesi gerektiğini söyledi.
Bununla birlikte, 33 maddelik planın toplam maliyetine ilişkin herhangi bir rakam açıklanmadı. Siber güvenlik konusunda da yeni bir önleme yer verilmedi. Uzmanlar, gelecekte müzeleri hedef alan saldırganların fiziksel güvenlik önlemlerini aşmadan önce dijital kilitleri ele geçirmeye ve güvenlik sistemlerini devre dışı bırakmaya çalışabileceği uyarısında bulunuyor.
Öte yandan Fransa Parlamentosu'nun 22 Temmuz'da kabul ettiği ve kamu düzenine yönelik tehditlerle mücadeleyi amaçlayan tartışmalı Ripost yasası da kültürel alanların güvenliği açısından yeni bir uygulamanın önünü açtı. Düzenleme, terör saldırısı riski taşıyan kültürel alan ve etkinliklerde yapay zeka destekli video gözetim sistemlerinin kullanılmasına izin veriyor.