Olacak şey değil. 1974’ün finalistleri son 32’de eleniverdi. Yok böyle söylememek lazım, kazanandan görelim önce, ayıptır. Paraguay ve Fas, turnuvanın dişlilerinden Almanya ve Hollanda’yı eledi. Nasıl oldu bu? Özellikle Paraguay nasıl başardı? Sonuçta Fas’ın galip gelmesi ‘nadir element’ değil. Ama Almanya’nın penaltılarla elenmesi?..
Herkes Gary Lineker’in o meşhur sözünü hatırlatıyor. Buna kendisi de dahil. Her sabah saat 8’de Netflix’te acayip iyi konuklarıyla canlı yayın yapıyor Lineker. Bugünkü yayını şöyle açtı: “Birisi şöyle bir şey demişti: Futbol 22 kişinin oynadığı sonuçta Almanların penaltılarla kazandığı bir oyundur. Kim o salak acaba?”
Peki diğer meşhur espriyi tersine çevirebilir miyiz? Türkiye elenince Almanlar da elenmiş sayıldı mı şimdi? Peki Japonya ve Almanya’nın aynı gün yenilmesi tarihin kulaklarını çınlatmıyor mu?
Şu konuda anlaşalım artık. Futbolun dili ve edebiyatı olduğu kadar matematiği, fiziği, kimyası da var. Hatta en az onlar kadar tarihi ve coğrafyası da. Analistler matematiği abartıyor. Romantikler edebiyata sıkışıyor. Bedenciler fizik derdinde. İlahiyatçılar kimya takıntılı. Ama işte coğrafya, tarih olmadan da bu iş tam olarak anlaşılamıyor. Bir tür hızlandırılmış kurs gibi tüm bunları ispat etmek için organize edilmiş bir kupa seyrediyoruz. Tüm derslerden geçmeden bir üst sınıfa çıkamıyorsunuz.
Japonya’nın futbolda Brezilya ile kurduğu ilişkiyi ‘okumadan’ maçı da anlayamıyorsunuz.Tamam rakip büyük şampiyon olunca kapanmak bir kader. Ama top sizdeyken, kadroda bu kadar hücum karakterli oyuncu varken, iki pası bir araya getirememek sadece aritmetikle açıklanamaz. Tam saha presi genetik olarak reddeden Brezilya karşısında bu kadar tutuk bir Japonya’yı tanımlayabilmek için ülkedeki Brezilya nüfuzunu bilmelisiniz. İnanmayan Tsubasa’ya, ya da onun Brezilyalı hocası Roberto’ya sorsun. Ya da maç öncesi yayınladığımız şu harika yazıyı okusun.
Almanya’ya kök söktüren Paraguay’ı nasıl bilirsiniz? Yine Batuhan Herdem’in notlarından aktarıyorum. Onları anlamak için önce tarihe bakmak gerekiyor. 1864-1870 yılları arasında Güney Amerika’nın en kanlı savaşı yaşanmış. Paraguay aynı anda Brezilya, Arjantin ve Uruguay'a karşı savaşmış. Tıpkı sonraları futbolda olduğu gibi. "Biz küçüğüz ama güçlüyüz, büyüklere karşı direniyoruz" anlatısı siyasi söylemde de futbolda da tarih boyunca aynı tonla işlenmiş. Nitekim rakipleri anlamasın diye aralarında kadim dilleri olan Guarani’yi konuşuyorlar. Yani şerbetliler onlar. Rakip favori olsun. Bunlar dirensin. Zor zamanlardan çıksınlar. Kimlikleri bu. Almanya neden kaybetti sorusunun fizikle açıklanamamasının nedeni işte bu.
Peki coğrafya olmadan Hollanda ve Fas’ı konuşabilecek miyiz? Felemenklerin en yakın temasta olduğu göçmen ülkelerinden biri Fas. Türklerden sonraki en kalabalık grup. Neredeyse 500 bin Fas kökenli Hollandalı var. Takım da öyle. Mağrip’in güçlü temsilcisinde en ünlü Hollanda yetiştirmesi oyuncu Hakim Ziyech’ti mesela. Şu anda turnuvada yok kendisi. Ama şimdikilerden Sofyan Amrabat ve Ismael Saibari var. Şimdi bu coğrafi ve tarihsel ilişki olmadan mı anlamaya çalışalım maçı?
Bahisçilerin en zorlandığı konu bu sanırım. Ölçüp biçiyorlar, matematik ve fiziğe bakıyorlar. Ama o günün kimyası, o maçin tarihselliği, o coğrafyanın gücü akışı değiştirebiliyor.
Bundan sonra da öyle olacak. Her maçın hususiyeti, aritmetik ve fiziği zora sokacak. Oyunun en güzel yanı da bu. Şişede durduğu gibi durmaz hiçbir zaman.
O zaman mikrofonlarımızı Duke Ellington’a (Ella Fitzgerald’ın sesine) verelim. It Don’t Mean a Thing (https://www.youtube.com/watch?v=myRc-3oF1d0) diyor cazın efsanesi.
Şarkıyı kötüye kullanarak yorumlayalım:
Elinde melodi olabilir.
Plan olabilir.
Güç olabilir.
Ama o görünmez kıpırtı yoksa,
O iç ritim, o salınım, o kendiliğinden akan şey yoksa,
bütün bunlar bir yere kadar.
Cazın da futbolun da bildiği sır aynı:
Swing yoksa, hiçbir şeyin anlamı yok.
Keyifli okumalar.
Gecenin Özeti
Brezilya 2-1 Japonya
Japonya’nın Sano’yla ilk yarıyı önde kapattığı maçta beş kez dünya şampiyonu Brezilya, Casemiro ve Gabriel Martinelli’nin golleriyle tur biletini aldı.
Brezilya’da Carlo Ancelotti ikinci yarıda daha yüksek tempo ve biraz da kanat oyunlarıyla maçı çözdü.
İlk golü atan Casemiro 34 yaş 126 gün ile Brezilya adına Dünya Kupası’nda gol atan en yaşlı ikinci oyuncu oldu. Bu alanda ilk sırada 1998’de Danimarka’ya gol atan Bebeto yer alıyor.
Martinelli’nin maçı kazandıran golü, Opta’nın 1966’dan bu yana tuttuğu verilere göre Dünya Kupası eleme turlarında normal sürede atılan en geç galibiyet golü olarak kayıtlara geçti.
Sambacılar, Dünya Kupası’nda geriye düştükleri son dokuz maçta ikinci kez galip gelebildi. En son 2014’teki Hırvatistan maçında bunu başarmışlardı.
29 yaş 245 günlük yaş ortalaması ile Brezilya, 2006’da Fransa’ya kaybedilen çeyrek finalden bu yana en yaşlı kadrosu ile sahadaydı.
Bruno Guimaraes, dördüncü asistini yaptı ve tek bir Dünya Kupası’nda en fazla asist yapan oyuncular arasında Pele’nin ardından ikinci sıraya yerleşti. Pele, 1970’te altı asist yapmıştı.
Japonya ise beşinci kez eleme turunda takıldı. Dünya Kupası’nda en fazla eleme turu maçı oynayıp hiç tur geçemeyen tek takım oldular.
Brezilya son 16 turunda Norveç-Fildişi Sahili eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak.
Maçın özeti burada. https://www.youtube.com/watch?v=JX93Z9heUJQ
Siz Uyurken…
Almanya 1-1 Paraguay (PEN: 3-4)
Son 32 turunda turnuvanın muhtemelen şu ana kadarki en büyük sürprizi gerçekleşti. Paraguay, normal süresi ve uzatma bölümü 1-1 sona eren maçta Almanya’yı penaltılarda 4-3 mağlup ederek son 16 turuna yükseldi.
Paraguay yine Gustavo Alfaro yönetiminde klasik maç planına sadık kaldı. Julio Enciso’nun golü Paraguay’ın Dünya Kupası eleme turlarındaki ilk golü olarak tarihe geçti.
Enciso, takımının 2026 Dünya Kupası’ndaki üç golünün tamamına doğrudan katkı vermiş oldu.
Almanya üst üste 10. Dünya Kupası maçında gol yiyerek turnuva tarihindeki en uzun serisini yaşadı.
İlk yarıda Almanya yüzde 75’in üzerinde topa sahip olmasına rağmen isabetli şut bulamadı, bizim de kulaklarımız çınladı. İkinci yarıda Kai Havertz ile beraberliği yakalasalar da ancak kalan bölümde skor bulamadılar.
Uzatma bölümünde Almanya’nın Jonathan Tah ile bulduğu gol, VAR incelemesinin ardından kaleciye faul gerekçesiyle iptal edildi. Pozisyon çok tartışıldı. İlkay Gündoğan kararı eleştirdi. Ama kimse Almanya’nın elenmeyecek bir top oynadığını söyleyemedi.
Karşılaşma penaltılara giderken Paraguay kalecisi Orlando Gill, kurtarışlarıyla gecenin kahramanlarından oldu. Almanya’da Kai Havertz, Nick Woltemade ve Jonathan Tah penaltı vuruşlarından yararlanamadı.
Panzerler, Dünya Kupası tarihinde ilk kez penaltı atışları sonucunda elendi. Daha önce oynadıkları dört seri penaltı atışını da kazanmışlardı. Büyük turnuvalarda Almanya’nın tek penaltı mağlubiyeti 1976 Avrupa Şampiyonası finalinde Çekoslovakya’ya karşıydı.
Almanya adına seri penaltılarda fileleri bulamayan son oyuncu 1982 Dünya Kupası yarı finalinde Uli Stielike’ydi. O günden beri 18 penaltının tamamını gole çevirmişlerdi.
2018 ve 2022’de grup aşamasını geçemeyen takım, 2026’da ise son 32 turunda Paraguay’a elendi.
2006 şampiyonu İtalya, 2010 şampiyonu İspanya ve 2014 şampiyonu Almanya, kupayı kazandıkları turnuvalardan bu yana Dünya Kupası’nda eleme turu maçı kazanamadı. Üç eski şampiyon, toplamda 11 Dünya Kupası maçı kaybetmiş oldu.
Paraguay da daha önce 2010’da Japonya’ya karşı yine penaltı atışlarıyla galip gelmişti. O turnuvada çeyrek finale yükselen Paraguay, 2026’da da benzer bir yolculuk için önemli bir adım attı. Paraguay Devlet Başkanı, Almanya karşısında alınan zaferin ardından sonraki günü ulusal tatil ilan etti.
🇵🇾 AGORA: Presidente do Paraguai decreta FERIADO NACIONAL AMANHÃ após a seleção do país derrotar a Alemanha nos 16 avos de final da Copa do Mundo. pic.twitter.com/pqxt4YU3Bm
— Eixo Político (@eixopolitico) June 30, 2026
Paraguay, son 16 turunda Fransa-İsveç eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak.
Maçın özeti burada. https://www.youtube.com/watch?v=opjQHlB1ahY
Hollanda 1-1 Fas (PEN: 2-3)
Fas, Hollanda’yı seri penaltı atışları sonunda 3-2 mağlup ederek son 16 turuna yükseldi.
Karşılaşma başlarken Hollanda Teknik Direktörü Ronald Koeman’ın beşli savunmaya dönmesi dikkat çekti. Portakallar, Mart 2024’ten bu yana ilk kez bir maça beşli savunmayla başladı.
Fas, maçın önemli bölümünde daha net fırsatlar üretti ancak Hollanda kalecisi Bart Verbruggen de yaptığı kurtarışlarla takımını uzun süre ayakta tuttu.
Hollanda, Cody Gakpo’nun golüyle öne geçti. Zor günler yaşayan Gakpo, geçtiğimiz günlerde eşinin düşük yaptığını açıklamıştı. Gol sonrası takım arkadaşlarının ona sarılması, maçın en duygusal anlarından biri oldu.
Dünya Kupası kariyerindeki altıncı golüne ulaşan Gakpo, Dünya Kupası’nda Hollanda adına en fazla gol atan isimler arasında Bergkamp, Robben, van Persie, Sneijder ve Rensenbrink ile ikinci sırayı paylaşıyor. Zirvede yedi golle Johnny Rep yer alıyor.
Ancak Fas pes etmedi. Uzatma dakikalarında Issa Diop’un golüyle maçı uzatmaya taşıdı. Ardından penaltılara gidildi.
Kaleci Yassine Bounou penaltılarda Fas adına turun belirleyici isimlerinden oldu.
Fas’ta Neil El Aynaoui ve Achraf Hakimi penaltılardan yararlanamazken, Hollanda’da Justin Kluivert, Quinten Timber ve Crysencio Summerville Bounou’yu geçemedi.
Ismael Saibari son penaltıyı gole çevirerek takımını son 16 turuna taşıdı. Maç sonrasında tur sevincini annesiyle paylaştı. https://x.com/Le360fr/status/2071808997066187170?s=20
Hollanda yine 90 veya 120 dakikalar sonunda yenilmedi ancak penaltılar sonunda son 32 turunda turnuvaya veda etti. 2010’dan beri penaltılar dışında bir yenilgileri yok. Ama hep eleniyorlar.
Beşli savunma tercihine gelen eleştirilere yanıt veren Koeman, “Bütün Hollanda beş savunmacı istedi. Beşli oynuyorsun, bu kez de eleştiriliyorsun. Tekrar söylüyorum: Bu beni ilgilendirmiyor” ifadelerini kullandı.
Fas, son 16 turunda ev sahibi Kanada ile karşılaşacak.
Maçın özeti burada. https://www.youtube.com/watch?v=QL8hyyTCIYI