Bursa'da 1 yaşındayken kaçırılan 7 yıl sonra harabe bir evde bulunan Nazar S. davasında yeni duruşma görüldü. İnsan ticareti suçlamasıyla yargılanan sanıklardan tutuklu babaanne Hanife Stief, torununu kaçırmadığını, oğlunun emaneti olarak kendi yetiştirmek istediğini belirterek suçlamaları kabul etmedi.
Almanya'da dünyaya gelen Nazar S., 2019 yılında annesi Rebecca S. ile birlikte Mustafakemalpaşa'ya geldikten sonra ortadan kaybolmuştu. Yıllarca süren aramalardan sonuç alınamazken, Bursa Emniyet Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan özel ekip, 2026 yılında yürüttüğü teknik ve fiziki takip sonucu 8 yaşındaki çocuğu Mustafakemalpaşa'da harabe bir evde buldu. Yapılan DNA testinde Rebecca S.'nin çocuğun biyolojik annesi olduğu yüzde 99,99 oranında kesinleşmiş, mahkeme kararıyla Nazar'ın annesine teslim edilmesine karar verilmişti. Nazar, 7 yıl sonra annesine kavuşarak Almanya'ya döndü.
Olayla ilgili hazırlanan iddianamenin kabul edilmesinin ardından aralarında Nazar'ın babaannesi Hanife S.'nin de bulunduğu 6 sanık hakkında, "18 yaşını doldurmamış kişilere karşı insan ticareti" suçundan 12'şer yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Mustafakemalpaşa 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, tutuklu sanık Hanife Stief Yenişehir Kapalı Kadın Cezaevi'nden SEGBİS aracılığıyla duruşmaya bağlandı. Duruşmada suçlamaları kabul etmeyen Hanife Stief, oğlu Umut ile torunu Nazar'ı kaçmalarından yaklaşık 5 yıl sonra, 27 Mayıs 2024 tarihinde ilk kez gördüğünü söyledi. Hanife Stief, savunmasında şu cümlelere yer verdi;
"Oğlum ve torunum ortadan kaybolduktan sonra hiç görüşmedik. 27 Mayıs 2024 yılında bizim kaldığımız yazlığa geldiler. Oğlum bir süre dinlenmek için uzandı. Bir daha uyanmadı. Daha sonra kimse bizi aramaması üzerine, torunuma kendim bakmaya başladım. Oğlumun emaneti olarak gördüm. Torunum babası öldükten sonra hiç yabancılık çekmedi. Oğlum bizi telefonda bulunan fotoğraflarla ona kim olduğumuzu tanıtmış."
"REBECCA ARAYIP SORMADIĞI İÇİN ÇOCUĞU TESLİM ETMEDİM"
Rebecca S.'nin Nazar'ı arayıp sormadığını öne süren Hanife Stief, bu sebeple çocuğu annesine teslim etmediğini söyledi. Torununun oğlunun emaneti olduğunu belirten Hanife Stief, "Rebecca gelmediği, arayıp sormadığı için ben de çocuğu teslim etmedim. Oğlumun emaneti olduğunu düşündüm ve kendim yetiştirmek istedim. Onun eğitimini de kendimiz üstlendik. İnternet üzerinden indirdiğimiz uygulama ve videolarla kendine okul eğitimini verdik. Evde gereken büğün bakımlarını yapıyordum. Saç traşını onun istediği gibi makine ile yapıyordum" dedi.
"HİÇ BİR ZAMAN ANNEMİ ÖZLEDİM DEMEDİ"
Savunmasında Nazar'a annesini fotoğraf ve videolardan gösterdiğini iddia eden Hanife Stief, "Annesini video ve fotoğraflardan gösteriyordum. Hiçbir zaman 'annemi özledim' demedi. Ancak annesine bir gün kavuşacağını söylüyordum. Ben dışarı çıkıyordum. Ailemle bir araya geliyordum. Ancak kimse Nazar'ı görmedi. Çünkü kimseye güvenmiyordum. Çocuğun anneye verildikten sonra, yapılan kontroller sonucu ortaya çıkan kas ve iskelet sistemindeki zayıflığı kabul etmiyorum. Nazar evin bahçesinde koşuyordu. Sağlığı yerindeydi. Televizyon, haber veya çizgi film izlerken hiç bir zaman bana annemi özledim demedi. Ben o sormasa da ona annesiyle bir gün kavuşacağını söylüyordum. Çok derin üzüntüdeyim. Bu suçlamaları kabul etmiyorum. Ben Nazar'ı her şeyden çok seviyorum. Böyle olmasını istemezdim" ifadelerini kullandı.
Rebecca S.'nin Avukat Sevilay Demirsu ise, mahkeme çıkışı şu açıklamalarda bulundu:
"Herkes suçlamaları reddetti. Herkes iyi niyetli olduğunu dile getirdi. Fakat dosya arasındaki deliller ve dijital veriler hiç biri bunları göstermiyordu. Kaçırma eylemini doğruluyordu. Gelmeyen 1 tane sanık var. Önümüzdeki duruşmaya zorla getirilecek. Önümüzdeki duruşma büyük ihtimalle müvekkilim Rebecca S.'de oğlu ile katılacak. Annenin ve oğlunun beyanları alınacak. 22 Ekim'e duruşma ertelendi".
Ancak bu yaşananlara rağmen halen tehditlerin devam ettiğini belirten Avukat Sevilay Demirsu, "Hanife Stief'in oğlu Almanya'da yaşıyor. Nazar ve Rebecca S.'nin bulunduğu yere yakın bir yerde ikamet ediyor. Onlara zarar vereceklerini öldüreceklerini söylemişler. Nazar'ı tekrar kaçıracakları yönünde de tehditler vardı. Orada da gereken suç duyurumuzu bulunduk. Hala ne yapmak istediklerini anlamadık. Sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik davranışlarını uzun zamandır biliyoruz. Burada esas olan alınan bilir kişi raporlarıdır. Aşıları bile yapılmamış çocuğun sıfırdan aşılarına başlandı. Sadece Almanya'da değil, Türkiye'de de aldığımız raporlara baktığımız zaman, çocukta nasıl yetersiz beslenme, rahatsızlıklar ortaya çıkıyor görüyoruz" diye konuştu.
Duruşma sonunda alınan kararda, Hanife Stief'in tutukluluk halinin devamına, diğer sanıklar hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri konuldu. Dosyadaki mevcut deliller ve beyanlar dikkate alınarak Hanife Stief hakkında 18 yaşını doldurmamış kişilere karşı insan ticareti suçunu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu, müşteki Rebecca S. ile mağdur çocuk Nazar S.'in beyanlarının güvenlik önlemleri altında alınması için gerekli işlemlerin yapılmasına karar verildi. Ayrıca bazı sanık ve tanıkların beyanlarının alınması, delillerin incelenmesi ve dosyaya sunulacak ses kayıtlarının çözümlenmesi kararlaştırıldı. Duruşmaya gelmeyen sanık Recai Mendeş hakkında yeniden zorla getirme kararı verilirken, mahkeme bir sonraki duruşmayı 22 Ekim 2026 saat 14.00'e bıraktı.

