Son yıllarda gençlerin aynı düşüncelere sahip olduğunu çok sık görmeye başladık. Gençlerin çoğu iş bulamama kaygısı yaşıyor. Bu da “yurt dışına gitsem mi?” sorusunu beraberinde getiriyor. Özellikle son dönemde bunun daha görünür hale geldiğini söylemek mümkün.
Hiç şüphesiz dünya kolay bir dönemden geçmiyor. Küresel ekonomik krizler, savaşlar, enerji krizleri, belirsizlikler birçok ülkeyi etkilemiş durumda. Neredeyse tüm dünyada genç işsizliği, yaşam pahalılığı ve gelecek kaygısı önemli başlıklar haline geldi. Doğal olarak üniversiteyi büyük emeklerle okuyan, hayalleri için mücadele eden gençler mezun olduklarında karşılığını görmek istiyorlar. Bu haliyle gençlerin en temel beklentisi.
Bunun dışında gençlerin yaşadığı birçok sorun var fakat burada dikkat edilmesi gereken hususlarda var. Gençler artık geleceği tamamen karamsar bakmanın yanlışlığına düşüyorlar. Burada yine sosyal medyanın etkileri önümüze çıkıyor. Özellikle sosyal medya üzerinden bu konuda olumsuz bir atmosfer oluşturulduğunu görüyoruz. Başarı hikâyelerinden çok umutsuzluk hikâyelerine şahit oluyoruz. Fakat yaşanan her zorluğu bu ülkeden bir şey olmaz diyerek genellemenin yanlış olduğu kanaatindeyim.
Türkiye’nin gelişimine şöyle bir değerlendirecek olursak, son yıllarda savunma sanayinden teknolojiye birçok noktada yeni adımlar atılıyor. Günden güne gençlerin önüne farklı fırsatlar çıkmaya başlıyor. Bugün girişimci birçok gençle karşılaşıyoruz ya da dijital platformlar üzerinden çeşitli işler yapan birçok genci görüyoruz. Yeni gelişen dünyada yapay zekâ çalışmalarına da ayak uydurmaya çalışıyoruz. Örneğin eğitim öğretim noktasında Türkiye'de doğrudan yapay zekâ alanına odaklanan lisans programlarının sayısı son yıllarda hızla artış gösterdi. Gençlerin bu alana ilgisinin yoğun olduğunu açılan bölümlerin genelinin dolmasından görebiliyoruz. Gençler de önüne gelen fırsatları aslında iyi değerlendiriyor.
Ülkemizde son yıllarda özellikle gençlerin girişimde bulunmasını destekleyen programlar, teknoparklar, burs imkânları ve gençleri çalışmaya yönelten teşvik mekanizmalarının arttığını da ifade edelim. Yeni gelişmeler yaşanıyor, yeni adımlar atılıyor fakat hala yeterli değil.
Bir diğer üzerinde durulması gereken husus da yurt dışına gitme düşüncesi… Son yıllarda gençler arasında oldukça yaygınlaşmış durumda. Bazıları eğitim için yurt dışını tercih ediyor, bazılar da kariyer için gitmeyi tercih ediyor. Farklı hayat deneyimleri yaşamak isteyen gençlerde bir hayli yaygınlaştı. Bunlar gayet normal, fakat başarı yalnızca başka ülkelerde mümkündür algısına kapılan gençlere dikkat etmek gerekiyor. Birçok ülke sadece görünen yüzüyle değerlendiriliyor. Oysa her ülkede belli başlı ekonomik sorunlar var ve bunlarla mücadele ediliyor.
Bugün yapılması gereken gençlerin önündeki engelleri bulup, o engelleri çözüme kavuşturmak olmalı. Eğitimle iş dünyası arasındaki bağları güçlendirmek gerekiyor. İstihdam alanları artırılmalı ve gençlerin yeteneklerini gösterebilecekleri daha fazla ortam oluşturulmalı ve mesleki eğitimlere ağırlık verilmeli. Bunun yanında staj ve iş imkânları daha da artırılmalı.
Sonuç olarak sorunlar olabilir, zorluklar yaşanabilir, dünya da yaşanan bazı olumsuzluklar dönem dönem baskı oluşturabilir ama birçok toplum bu krizlerden güçlenerek çıkmıştır. Bir ülkenin en büyük gücü yetişmiş insan gücüdür. Bu yüzden gençlerin enerjisini ve hayallerini korumak büyük önem taşıyor ve herkesin ortak sorumluluğudur. Çünkü geleceği inşa edecek olanlar yine gençlerdir.