Konya Kapalı Havzası’nda yer altı sularının hızla çekilmesi, sadece tarımı değil toprağın kendisini de çökerten bir süreci tetikliyor. Yıllardır süren kuraklık, bilinçsiz sulama ve suya dayalı yanlış tarım politikaları, havzada geri dönüşü giderek zorlaşan bir tabloyu ortaya çıkarmış durumda. Yer altındaki boşlukların yüzeye çökmesiyle oluşan obrukların sayısı 657’ye ulaşırken, risk İç Anadolu’nun geniş bir coğrafyasına yayılıyor. Yer altındaki bu kırılmanın arkasındaki temel nedenlerden biri ise tarımsal su tüketimi. Türkiye’nin tahıl ambarı olarak anılan Konya, sahip olduğu üretim hacmi ve ekim alanıyla ülke tarımının en kritik merkezlerinden biri olmaya devam ediyor. Ancak son yıllarda derinleşen kuraklık, yer altı sularındaki hızlı düşüş ve suya duyarlı ürünlerin ağırlık kazandığı ürün deseni, Konya tarımını giderek daha kırılgan bir yapıya sürüklüyor.
TARIMIN KALBİ
Mevcut veriler, üretimin ölçeği kadar bu ölçeğin nasıl ve hangi kaynaklarla sürdürüldüğünün de tartışılması gerektiğini ortaya koyuyor. Konya’da toplam tarım arazisi yaklaşık 2,2–2,3 milyon hektar düzeyinde bulunuyor. Bu alanın yüzde 55, 60’ı kuru tarım, yüzde 40, 45’i sulu tarım kapsamında değerlendiriliyor. Türkiye genelinde işlenen tarım alanlarının yaklaşık yüzde 8, 9’una ev sahipliği yapan kent, tek başına birçok ülkenin toplam ekim alanına yaklaşan bir büyüklükle üretim yapıyor. Bu ölçek, Konya’yı yalnızca bölgesel değil, ulusal gıda güvenliği açısından da stratejik bir noktaya taşıyor.
TAHIL AMBARI
Ürün bazında bakıldığında Konya tarımının omurgasını hububat oluşturuyor. Buğday, kentin en geniş ekim alanına sahip ürünü konumunda. Ekim alanı bir milyon hektarın üzerine çıkarken, yıllık üretim 3 milyon ton bandında seyrediyor. Türkiye buğday üretiminin yaklaşık yüzde 10’u Konya’dan karşılanıyor. Ancak üretimin büyük ölçüde kuru tarıma dayanması, yağış rejimindeki en küçük sapmanın bile rekolte üzerinde sert dalgalanmalara yol açmasına neden oluyor. Arpa, Konya tarımında buğdayın ardından ikinci temel hububat ürünü olarak öne çıkıyor. Yıllık üretim 1,3 milyon ton seviyelerinde gerçekleşiyor.
MISIR OBRUK ARTIYOR
Konya’yı Türkiye genelinde farklılaştıran ürünlerin başında ise şeker pancarı geliyor. Kentte pancar ekim alanı 200–230 bin hektar civarında bulunurken, yıllık üretim 7 milyon ton seviyesine ulaşıyor. Konya, bu rakamlarla Türkiye şeker pancarı üretiminde ilk sırada yer alıyor. Benzer bir tablo mısır üretiminde de dikkat çekiyor. Dane ve silaj mısırı birlikte değerlendirildiğinde Konya’daki yıllık üretim 3 milyon ton düzeyinde bulunuyor. Son 15 yıllık dönemde mısır ekim alanlarının hızla artması, sulu tarımın payını büyütürken, yer altı suyuna bağımlılığı da derinleştirdi. Uzmanlara göre mısır, yüksek ve düzenli sulama ihtiyacı nedeniyle obruk oluşum riskini artıran ürünler arasında yer alıyor.
YANLIŞ ÜRÜN DESENİ
Konya’daki temel sorun, üretim miktarından çok ürün deseninin havzanın su potansiyeliyle uyumsuzluğu olarak öne çıkıyor. Sınırlı yer altı su rezervlerine rağmen şeker pancarı, mısır ve yonca gibi yüksek su tüketen ürünlerin ekim alanlarının genişlemesi obruk oluşumunu hızlandırıyor. Nebraska Üniversitesi’nde doktora sonrası çalışmalarını sürdüren İklim Analisti Dr. Gültekin Yılmaz, Konya Havzası’nda özellikle şeker pancarı, mısır ve yonca gibi yüksek su tüketen ürünlerin, havzanın taşıma kapasitesini çoktan aştığını vurguluyor. Son veriler ise havzadaki kuş türü çeşitliliğinin yüzde 22, endemik balık türlerinin ise yüzde 61 oranında tükenme riski altında olduğunu gösteriyor.
İLÇELER RİSK ALTINDA
Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Şükrü Arslan ise Konya’nın Türkiye’de obruk oluşumunun merkez üssü haline geldiğine dikkat çekiyor. Bugüne kadar kayıt altına alınan 657 obruğun 534’ünün Karapınar’da bulunduğunu belirten Arslan, bu sayının her geçen yıl arttığını vurguluyor. Arslan ayrıca, obrukların son dönemde Ereğli, Halkapınar, Emirgazi, Çumra, Cihanbeyli, Kulu, Yunak, Çeltik ve Altınekin gibi ilçelerde de görülmeye başlandığının altını çiziyor.
SU BOŞA AKIYOR
Ortaya çıkan tabloyu “korkunç bir israf” olarak tanımlayan Su Politikaları Derneği Başkanı, eski DSİ yöneticilerinden Dursun Yıldız, Konya Kapalı Havzası’nda çekilen suyun yaklaşık yüzde 60’ının şebeke yetersizlikleri nedeniyle kullanılamadığını belirtiyor. Yıldız’a göre Konya ovalarında yılda 400 milyon metreküp su boşa akıyor.Selçuk Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fetullah Arık da havzadaki obruk sayısının resmi kayıtlardan çok daha yüksek olduğuna dikkat çeken bilim insanlarından. Arık’a göre Konya Havzası’nda oluşan obruk sayısı 2 bin 500’ü geçmiş durumda.
[email protected]
Kaynak: Web Özel