NALAN GÜNEŞ / NEFES
Türk sinemasının usta isimlerinden Kadir İnanır’ın 77 yaşında hayatını kaybetmesi yalnızca sanat dünyasını değil, milyonlarca hayranını da derin bir yasa boğdu. Canlandırdığı unutulmaz karakterler ve dik duruşuyla hafızalara kazınan usta oyuncunun ardında filmleri ve hayata bakışını anlattığı röportajları kaldı. Vefatının ardından tekrar gündeme gelen röportajlarda söyledikleri, Türk izleyicisinin onu nasıl sevdiğini bildiğini de kanıtlar niteliğindeydi.
Usta aktör, Birsen Altuntaş’a verdiği röportajda “Ben öldüğümde bu ülkede her evden bir cenaze çıkacak” demişti. Başka bir söyleşide ise “Bedenim gider, ben ölmem ki. Türkiye’nin en güzel filmlerine imza atmışım. Beni oradan canlı canlı yine izleyeceksiniz” ifadelerini kullanmıştı.
Şirin Payzın’ın, “Eleştirilmekten çekinmiyor musunuz?” sorusuna ise şu yanıtı vermişti: “Ben bu dünyadan göçüp gideceksem, geri kalan ömrümü hiçbir şeye elini sokmayan pısırık, korkak bir adam olarak mı yaşamalıyım? Hayır! Tam tersine, arkamdan ‘Helal olsun Kadir Abi’ye’ diyecekler. Ben öyle öleceğim.” Bu sözleri eleştirilere maruz kaldığı dönemde sarf etmişti. Hayatı boyunca doğrularından vazgeçmeyeceğini vurgulayan İnanır, insanların kendisini cesaretiyle hatırlamasını istediğini de vasiyet eder gibiydi.

HASSAS YÖNÜNÜ HİÇ GÖSTERMEDİ
Kadir İnanır… Türk sinemasının sadece yakışıklı yüzü değil, aynı zamanda sessiz bir ağırlığıydı. Karizması, sert bakışları ve o kendine has gülüşüyle her zaman ‘buradayım’ derdi ama aslında hiçbir zaman gereksiz konuşmazdı. Onu özel kılan da biraz buydu; az konuşur, çok şey hissettirirdi. Uzun yıllar hayat arkadaşı olan Jülide Kural ile ilişkisi de bu sessizliğin bir parçası gibiydi.
Duygularını, özel hayatını, kırılgan yanını ekranın ve kalabalıkların dışında tutmayı tercih etti. O hep rolüyle, duruşuyla, bakışıyla vardı. Benim hafızamda ise daha kişisel bir anı var. Yıllar önce, görev aldığım yayında Sevgililer Günü için hazırladığımız özel bir sayfa için kendisiyle iletişime geçtim. Telefon görüşmemizde nazik bir şekilde bu konuda görüş belirtmek istemediğini söylemişti.
O an bunu bir mesafe gibi hissetmiştim. Bugün geriye dönüp baktığımdaysa bunun bir tavırdan çok, kendi çizdiği sınırların bir parçası olduğunu daha iyi anlıyorum. Kadir İnanır, Türk sinemasında bir dönemi temsil eden, ‘yakışıklılık’ kavramını bile bir karaktere dönüştüren isimlerden biriydi. Onun ardından kalan şey sadece filmleri değil; suskunluğu, duruşu ve bıraktığı o ağır iz. Bazı insanlar sadece duruşuyla da çok şey anlatır; Kadir İnanır tam olarak öyle bir isimdi. Ruhu şad olsun...
SONSUZLUĞA UĞURLANACAK
Kadir İnanır için bugün 13.00’te Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde anma töreni gerçekleştirilecek. Usta isim, Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde kılınan cenaze namazı sonrası Ulus Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlanacak. Defin töreninin ardından Akatlar Kültür Merkezi’nde taziyeler kabul edilecek.
ORGANLARINI BAĞIŞLAMIŞTI
2014’te organlarını bağışlayan Kadir İnanır, “Beni seven bana saygı ve sevgi gösteren herkes bilsin ki, ben organlarımı bağışlarken onların da katkıda bulunacağını bilerek, onlara güvenerek bağışlıyorum. Yaşıma kimse aldanmasın, organlarım güçlü ve sağlam. Özellikle gözlerimi ve kalbimi alan yaşadı” demişti.
SANAT CAMİASI YASA BOĞULDU
Usta sanatçının vefat haberini alan meslektaşları duygusal paylaşımlarla Kadir İnanır’a veda etti.
Soner Arıca: Üç günde 2 kayıp yaşayan şarkıcı Soner Arıca, annesi Altun Arıca’nın ardından dayısı Kadir İnanır’ın vefatıyla sarsıldı. Sosyal medya hesabından duygusal bir paylaşım yapan ünlü isim, “Bir gün buraya fotoğrafını bu sebepten ekleyeceğim hiç aklıma gelmezdi. Küçük bir zaman dilimine denk gelen büyük acılarla, karmakarışık duygular içindeyim. Çok üzgünüm” dedi.
Ahmet Mekin: Kişiliğiyle, duruşuyla çok değerli bir oyuncuydu; işine son derece disiplinle bağlıydı. Türkiye’nin sevgilisiydi. Herkes gibi ben de çok üzüldüm.
Kıvanç Tatlıtuğ: İçimde çocukluğumdan bir parçayı uğurluyormuşum gibi bir his var. İyi ki bu topraklardan geçtin.
Tarkan: Sayısız filmleriyle kalplerimizde yaşamaya devam edecek ve kuşkusuz yeri hiç dolmayacak.
Gül Sunal: Kemal’in çok sevdiği, çok güvendiği bir dostuydu. Kemal’in ardından çocuklarıma abilik yaptı. Bunu yapan Kemal’in tek arkadaşı Kadir İnanır’dı diyebilirim. Özü sözü bir, güvenilir, çok mütevazı bir insandı.
Menderes Samancılar: Hepimizi yaralı bıraktı gitti. Sanki vurulmuşuz ve bir yerde düşmüşüz de bir tarafımız tutmuyor gibi.
Melek Baykal: Bir devir kapandı.
Nuri Alço: Birlikte geçen koca bir ömür, biriktirdiğimiz sayısız hatıra öksüz kaldı.
Demet Akalın: Güle güle koca çınar.
Sibel Can: Kalbimde tarifsiz bir hüzün var. Kadir İnanır, Türkiye demekti. Selvi Boylum Al Yazmalım’daki o son bakışı hiçbir zaman unutulmayacak.
Veda Yurtsever: Benim için en özel yanı, bir Fatsalı’ya yakışan sözleriydi; taşın altına koyduğu eliyle hatırlayacağım.
Selçuk Yöntem: O güzel gülüş, o karizma… Türk sinemasının unutulmaz yüzlerinden biri daha aramızdan ayrıldı.
Aybüke Pusat: Seninle çok uzun yol yürüdük. Teşekkür ederim.
Nazan Öncel: Türkiye’nin kıymetli Kadir İnanır’ı, biz seni çok sevdik. İçimdeki bayrak yarıya indi.
Gülben Ergen: Benim değerli büyüğüm. Marziye’nin kıymetlisi. Bana kattıklarınız, tüm öğretileriniz için sizi hep minnetle ve saygıyla anacağım.
Ali Sunal: Hoşça kal yakışıklım. Sana olan hayranlığım hiç bitmeyecek.
Kerem Alışık: Öyle güzel gülerdi ki; gülüşünden sevda akardı. O güldü, sinema güldü. Karanlık bir sinema salonuna giren parlak bir yıldız gibiydi her devirde. Gülüşünü ayrı, kendisini ayrı sevdik.
Ayşegül Aldinç: Kadir İnanır; efsanevi adı, etkin varlığı, kendinden sonra gelenlere örnek oluşu ve toplumsal olaylara bakış açısı ve ortaya koyduğu tavrıyla unutulmayacak. Bir de gülüşü…