Ana içeriğe geç

Tarladaki ölümcül tehlike: Aşırı sıcaklar nedeniyle ölüm tarım işçilerinde 35 kat fazla!

Küresel iklim krizinin ve kapitalist sömürünün en ağır faturasını tarım işçileri ödüyor. Araştırmalara göre, tarım işçilerinin aşırı sıcaklar nedeniyle hayatını kaybetme riski diğer sektörlere kıyasla 35 kat daha fazla.

Tarladaki ölümcül tehlike: Aşırı sıcaklar nedeniyle ölüm tarım işçilerinde 35 kat fazla!
Evrensel
16

Çanakkale - Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından bu yıl içerisinde yayımlanan ortak rapor aşırı sıcakların, tarım işçileri için en ciddi mesleki tehlikelerden birini oluşturduğunu, anlık veya uzun vadeli etkilerle ölümcül sonuçlara yol açabildiğini ortaya koyuyor.

İklim değişikliği günah keçisi

Bugün karşı karşıya olduğumuz ve giderek derinleşen küresel gıda krizinin tüm günahını yalnızca yükselen sıcaklıklara ve değişen yağış rejimlerine yüklemek, sorunun özünü perdeleyen bir yanılsamaya yol açıyor. İklim değişikliği bağıra çağıra gelen, on yıllardır bilinen bir gerçeklik. Her yıl düzenlenen BM İklim Değişikliği (COP) zirvelerinde altı kalın harflerle çizilen felaket senaryolarına ve alınan cılız kararlara rağmen karbon emisyonlarının artmaya devam etmesi, sorunun ekolojik değil, tamamen sistemsel olduğunu kanıtlamakta. Dünyada üretilen gıdanın ve kaynakların dağılımındaki devasa eşitsizlik, kârı insan ve doğa sağlığının önüne koyan kapitalist sömürü sisteminin doğrudan bir sonucu aslında. İklim değişikliği bu sistemin yarattığı bir sonuçken, gıda krizi de bu çarpık yapının tarım üzerindeki yansıması olarak ortaya çıkıyor.

Parça başı sömürü

BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Meteoroloji Örgütü'nün (WMO) ortak raporu da satır aralarında, iklim değişikliğinin en ağır faturasını küçük üretici köylülerin ve tarım işçilerinin ödediğini verilerle ortaya koyuyor. Bu nedenle, Türkiye'de ve dünyada tarım işçilerinin çalışma koşulları, kapitalist sömürü sisteminin acımasızlığının en net görüldüğü yer. İşçiler, tarımsal üretimde "parça başı ödeme" gibi yöntemlerle, güvenli ve sağlıklı sınırların çok ötesinde çalışmaya zorlanıyor. Aşırı sıcak ve nemli günlerde, daha fazla kazanabilmek ya da asgari bir yevmiyeyi doğrultabilmek uğruna işçiler su içmekten ve dinlenme molası vermekten kaçınıyor. ABD'de yapılan bir analize göre, tarım işçilerinin mesleki sıcaklık maruziyetinden ölme olasılığının diğer sektörlerdeki işçilere kıyasla 35 kat (yüzde 3400) daha fazla olduğu saptanmış. Bununla birlikte, 1991-2018 yıllarını kapsayan küresel bir çalışmada, sıcak mevsimlerde sıcaklığa bağlı gerçekleşen ölümlerin yüzde 37'sinin doğrudan insan kaynaklı (kapitalizm kaynaklı) iklim değişikliğine atfedildiği belirlenmiş.

Aşırı sıcakların görünmeyen kurbanları kadın tarım işçileri

Patron ve işçi arasındaki güç dengesizliği, tarladaki gölgelik alanlara, temiz içme suyuna ve tuvaletlere erişimi kısıtlıyor. Özellikle kadın tarım işçileri bu sistemden en ağır darbeyi alıyor. Tarlalarda hijyenik ve güvenli tuvalet tesislerinin bulunmaması veya cinsel taciz korkusu nedeniyle kadın işçiler su tüketimlerini bilinçli olarak sınırlıyor, gün boyu idrarlarını tutuyorlar. Bu insanlık dışı dayatma, aşırı sıcaklarla birleştiğinde kadınlarda ve diğer tarım işçilerinde ölümcül kronik böbrek hastalıklarına zemin hazırlıyor. Hamile ve emziren kadınlar aşırı sıcaklıklara karşı çok daha savunmasızlar; sıcaklığın 1 °C artması erken doğum ihtimalini yüzde 4 artırırken, bu risk bir sıcak hava dalgası sırasında yüzde 26'ya kadar çıkıyor.

Tarlada hayatta kalma mücadelesi

Aşırı sıcaklar tarım alanlarında çalışanlar üzerinde aşırı terleme, zayıflık, kas spazmları, baş dönmesi, mide bulantısı ve baş ağrısı gibi semptomlara yol açabiliyor. Bu belirtilere zamanında müdahale edilmezse durum hızla kötüleşerek şiddetli sıvı kaybına (dehidrasyon), bilinç kaybına, sıcak çarpmasına ve en nihayetinde ölüme ilerleyebiliyor.

Tarım sektöründeki küçük ölçekli üreticiler ve köylüler, sistemsel engeller yüzünden iklim değişikliğine karşı tamamen korumasız. Çiftçilerin çoğu, iklim şokları sonrasında hayatta kalabilmek için üretim araçlarını satmak veya öğün atlamak gibi yöntemlere başvurmak zorunda kalıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler