İran'ın Cuma günü Ürdün'de iki ABD askerini öldüren ve bir askeri personeli kaybettiren saldırısından önceki hafta içinde, İran ülkedeki ABD güçlerine karşı üç saldırı daha gerçekleştirmişti.
Operasyonel konuları görüşmek üzere isimlerinin açıklanmaması kaydıyla konuşan birkaç ABD'li yetkiliye göre, bu saldırılar düzinelerce ABD askerinin yaralanmasına ve birkaç helikopterin hasar görmesine neden oldu.
Ancak Pentagon, ne önceki saldırıları ne de bu saldırıların yol açtığı kayıp ve hasarları kamuoyuna açıkladı.
Bu olay, İran çatışması sırasında Pentagon'un öne sürdüğü operasyonel güvenlik ihtiyacı ile hükümetin halkı savaşın gidişatı hakkında bilgilendirme yükümlülüğü arasındaki gerilimin son örneği oldu.
Geçtiğimiz hafta İran'daki askeri tesislere düzenlenen hava saldırılarının ardından yapılan açıklamalarda ABD Merkez Komutanlığı, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilere yönelik saldırılarına misilleme yaptığını belirtmiş; Ürdün de dahil olmak üzere bölgedeki üslere düzenlenen İran saldırılarından hiç bahsetmemişti.
Yasal zorunluluk yok
Bir ABD'li askeri yetkili, Merkez Komutanlığı'nın, özellikle hızla görevlerine döndüklerinde yaralanan askeri personel hakkında bilgi yayınlamasının zorunlu olmadığını söyledi.
Dahası, bir başka ABD'li askeri yetkili de şu eklemede bulundu: Pentagon, İran'ın binlerce Amerikan askerinin konuşlandığı Ürdün ve Orta Doğu'daki diğer üslerde yürüttüğü ölümcül balistik füze ve dron saldırılarında hedefi tam on ikiden vurmasına yardımcı olabilecek bilgileri neden ifşa etsin?
ABD'li yetkililere göre Merkez Komutanlığı, aynı sebepten ötürü İran'da her gün kaç tesisi vurduğunu açıklamayı da durdurdu.
Son brifing mayıstaydı
Kırılgan ateşkesin çökmesinden bu yana geçen günlerde Pentagon, yaklaşık beş aydır süren savaşın ardından Amerikan askeri stratejisi hakkında çok az bilgi sağladı. Savaşla ilgili son büyük Pentagon brifingi mayıs ayının başındaydı.
Geçtiğimiz birkaç ay içinde Trump yönetimi, İran savaşının ABD'nin kritik ve maliyetli silah stoklarını nasıl tükettiğini ve İran'ın ciddi füze kabiliyetlerini nasıl koruyup yeniden inşa ettiğini açıklamadı.
Savaştaki Amerikan kayıpları konusu da benzer şekilde hassas. İki Kara Kuvvetleri askerinin Cuma günü hayatını kaybetmesiyle, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırıları başlatmasından bu yana ölen Amerikan askeri personelinin toplam sayısı 16'ya yükseldi.
Pentagon'un kayıp bildirim protokolleri, hayatını kaybeden askeri personelin kimliklerinin yalnızca ailelerine haber verilmesinin üzerinden 24 saat geçtikten sonra kamuoyuna açıklanmasını öngörüyor. Görev başında yaralanan askerlerin isimleri ise genellikle açıklanmıyor.
Merkez Komutanlığı Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Cuma günkü saldırıda yaralanan dört Amerikan askerinin Ürdün hastanelerine kaldırıldığını ve taburcu edildiğini bildirdi. Açıklamada, daha fazla Amerikan askerinin hafif yaralandığı ve göreve döndüğü belirtildi ancak sayı belirtilmedi.
Ve açıklamada, geçen hafta Ürdün'de düzenlenen önceki üç saldırıda yaralanan askeri personelden bahsedilmedi.
400'den fazla askeri personel yaralandı
NewsNation ile yaptığı kısa bir telefon görüşmesinde Başkan Trump, askerlerin "ülkemize hizmet ederken" hayatlarını kaybettiğini söyledi ve savaşın "İran'ın nükleer silah sahibi olmasına asla izin vermemek" şeklindeki birincil amacını yineledi.
Savunma Bakanı Pete Hegseth, cumartesi günü sosyal medyada yaptığı açıklamada, iki ABD askerinin kaybının Amerikan kararlılığını pekiştireceğini söyledi.
Merkez Komutanlığına göre, İran çatışmasında 400'den fazla ABD askeri personeli yaralandı. Pentagon, savaşın başından bu yana yaralanan ve görevine dönen toplam asker sayısını periyodik olarak bildiriyordu, ancak son haftalarda bu genel rakamı güncellemeyi durdurdu.
Önceki yönetimlerde Pentagon, yaralanan askeri personelle ilgili herhangi bir ayrıntıyı genellikle aileye bildirimler tamamlanana kadar ertelerdi. Biden yönetimi sırasında Pentagon, İran destekli milislerin Suriye ve Irak'taki ABD üslerine düzenlediği saldırılarda yaralanan asker sayılarını rutin olarak bildiriyordu.
© 2026 The New York Times Company