Loganair, ABD merkezli BETA Technologies tarafından geliştirilen ALIA CX300 modelinden beş adet satın almak için anlaşmaya vardığını duyurdu. Anlaşma kapsamında şirketin beş uçak daha satın alma opsiyonu da bulunuyor. Gerekli sertifikasyon sürecinin tamamlanması hâlinde bu uçakların 2029 yılından itibaren tarifeli yolcu ve kargo seferlerinde kullanılması planlanıyor. Eğer bu plan hayata geçirilirse Loganair, tarifeli uçuşlarında tamamen elektrikli uçak kullanan ilk Avrupalı havayolu şirketi olabilir.
20 ila 40 Dakika İçinde Şarj Oluyor
Elektrikli uçakların önündeki en büyük engellerden biri de altyapı ihtiyacı. Ancak ALIA CX300, dikey iniş-kalkış yapan eVTOL araçlarının aksine mevcut pistleri kullanabiliyor ve özel bir vertiport altyapısı gerektirmiyor. BETA Technologies tarafından geliştirilen hızlı şarj sistemi sayesinde uçağın bataryaları yaklaşık 20 ila 40 dakika içinde yeniden şarj edilebiliyor. Bu da özellikle gün içinde çok sayıda kısa uçuş gerçekleştiren bölgesel havayolları için önemli bir avantaj sunuyor.
Anlaşmadan Önce İskoçya'da 23 Deneme Uçuşu Yapıldı
Bu testlerin önemli bir bölümü, İskoçya'nın uzak adalarına posta ulaştıran Royal Mail seferleri üzerinde gerçekleştirildi. Böylece elektrikli uçağın yalnızca yolcu taşımacılığında değil, kritik lojistik görevlerde de kullanılabileceği gösterilmiş oldu. Yapılan ölçümlerde uçağın deniz mili başına ortalama 1,37 kWh enerji tükettiği açıklandı. Bu değer, bazı büyük elektrikli otomobillerden bile daha yüksek enerji verimliliğine işaret ediyor.
Loganair'e göre İskoçya'nın coğrafi yapısı da bu dönüşüm için oldukça uygun. Ülkede 90'dan fazla yerleşim bulunan ada yer alırken, birçok bölge kara veya demiryoluyla birbirine bağlanamıyor. Bu nedenle kısa mesafeli hava ulaşımı, lüks olmaktan ziyade temel bir ulaşım altyapısı görevi görüyor. Şirket, mevcut uçuş ağının büyük bölümünün 100 milin altında olması sayesinde bugünkü batarya teknolojisinin sunduğu menzilin ticari operasyonlar için yeterli olabileceğini düşünüyor.
En Büyük Motivasyon Çevre Değil, Maliyet
Elektrikli uçaklar sıfır egzoz emisyonu sayesinde çevreci bir alternatif olarak öne çıksa da Loganair'in bu yatırımındaki en önemli motivasyonun maliyet olduğu belirtiliyor. Şirket CEO'su Luke Farajallah, ilk testlerden elde edilen verilere göre ALIA CX300'ün işletme maliyetlerini yaklaşık yüzde 80 oranında azaltabileceğini söylüyor. Elbette bu tahmin, ancak uçaklar tarifeli seferlerde düzenli olarak kullanılmaya başladıktan sonra doğrulanabilecek.
Tabii bu anlaşmanın önünde hâlâ aşılması gereken birkaç engel bulunuyor. ALIA CX300'ün ticari kullanım için gerekli tüm sertifikaları alması gerekiyor. Ayrıca elektrikli havacılığın yaygınlaşabilmesi için havaalanlarında uygun şarj altyapısının kurulması da büyük önem taşıyor. BETA Technologies, bu şarj altyapısını oluşturmak için kısa süre önce Archer Aviation ve Macquarie Capital ile birlikte ACES adlı bir konsorsiyumu kurdu. Amaç 2029 yılına kadar gerekli şarj altyapısını da oluşturmak.
BETA Technologies'in attığu bu adım münferit bir olay değil. Sektör genelinde, özellikle kısa mesafeli uçuşlar için elektrikli uçaklar giderek daha cazip bir seçenek olarak görülüyor. Nitekim pek çok havacılık şirketi bu yönde önemli adımlar atıyor. Örneğin dünyanın en büyük uçak üreticilerinden Airbus, kısa süre önce LEIA adını verdiği yeni hibrit-elektrikli uçak projesini tanıttı. Bu tarz örneklerin sayısı giderek artacak gibi duruyor. Elektrikli havacılık henüz emekleme döneminde olsa da son gelişmeler, teknolojinin laboratuvar ortamından çıkıp gerçek ticari operasyonlara doğru ilerlediğini gösteriyor.