Ana içeriğe geç

Rekor ihracat teknoloji odaklı büyüme ile desteklenecek

Motorlu taşıt üretiminde dünyada 12, Avrupa’da ise 5’inci sırada yer alan Türkiye, otomotiv endüstrisini dönüştürecek teknolojileri de kapsayacak şekilde gelişimini sürdürmeyi amaçlıyor. 2025'te 41,5 milyar dolarlık rekor ihracata imza atan sektör, bu yıl için 43 milyar dolar seviyesini hedefliyor.

Rekor ihracat teknoloji odaklı büyüme ile desteklenecek
Dünya Gazetesi
16

Hüseyin VATANSEVER

Otomotiv endüstrisi, küresel boyutta ilgiyle takip edilen, meydana ge­tirdiği yenilikler ve hayata geçir­diği uygulamalarla özel bir konu­ma sahip.

Demir-çelik gibi baş­ka sektörlerde de katma değer oluşmasını sağlayan bu endüst­ri, üretiminden kaynaklanan doğrudan ve dolaylı katma değer bir araya getirildiğinde, küresel GSYİH’ye yüzde 3’e varan kat­kı oluşturuyor. Ayrıca bir otomo­bilin yerli üretim olması ya da it­hal edilmiş olmasına bakılmaksı­zın, endüstrinin üretim zincirinin alt aşamalarında üst aşamalara kıyasla daha fazla katma değer yaratılma eğilimi bulunuyor.

Küresel pazarda Asya hakimiyetini koruyor

Uluslararası otomotiv endüstri­si yılda 2,9 trilyon dolara yaklaşan büyüklüğü ile tek bir ürün ele alın­dığında en geniş hacimli pazarlar­dan birini meydana getiriyor. AB, Japonya, Kore, Çin ve ABD küre­sel otomotiv endüstrisi imalatın­daki katma değerin yaklaşık yüz­de 80’ini gerçekleştiriyor.

2025 yılında küresel araç üretimi yak­laşık 96,4 milyon adede ulaşarak, bir önceki yıla göre yüzde 4,2 ar­tış kaydetti. Bu üretimin büyük ço­ğunluğunu, yaklaşık 71,3 milyon adetle binek otomobiller oluştur­du ve hafif ticari araç üretimi 20,9 milyon adet olurken ağır ticari araç ve otobüs üretimi 4,2 milyon adet civarında gerçekleşti.

Toplam üretimin yaklaşık yüz­de 61’ini imal eden Asya ülkeleri, 2025 yılında hâkimiyetini korudu. 2025 yılı toplam taşıt üretiminde 34,5 milyon adet ile Çin ilk sırayı alırken, 10,2 milyon adet ile ABD ikinci sıraya yerleşti. Üçüncü sıra­da yer alan Japonya’da üretim 8,4 milyon adet olurken, Hindistan 6,4 milyon adet ile dördüncü sıra­da yer aldı. Otomotiv sektörünün önemli oyuncularından Alman­ya 4,1 milyon adede yaklaşan üre­timiyle küresel sıralamada 5’inci sırada yer alırken, AB ülkelerinin toplam taşıt üretimi 11,5 milyon adede yaklaştı.

Türkiye otomotiv endüstrisin­de gerçekleştirdiği üretim ve ih­racat ile önde gelen ülkeler ara­sında yer alıyor. 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 11,6 büyü­me kaydeden Türk otomotiv en­düstrisi, 41,5 milyar dolar ihracat hacmine ulaştı. Cumhuriyet tari­hinin en yüksek otomotiv endüst­risi ihracatı olduğu belirtilen bu değerin yüzde 72,5’i standartla­rın yüksek olduğu AB ülkelerinde gerçekleştirildi.

Bu pazarda Almanya, 2025 yı­lında da 6,6 milyar dolarlık ihra­cat hacmiyle sektörün en büyük pazarı olmaya devam etti. Ulu­dağ Otomotiv Endüstrisi İhra­catçıları Birliği tarafından yapı­lan açıklamada ise 2026 yılı için otomotiv ihracatı hedefi, 43 mil­yar dolar seviyesi olarak açıklan­dı.

Avrupa’nın ana pazar konumu­nu devam ettirmesi beklenirken ABD, Orta Doğu, Afrika, Orta As­ya ve Latin Amerika’da alterna­tif pazarlar olarak değerlendiri­lecek. Türkiye’nin yerli üretimiy­le batarya teknolojileri ve yazılım odaklı mobilite çözümlerinde de büyük oyuncular arasında yer al­ma vizyonu bulunuyor Diğer ta­raftan Yeşil Mutabakat uyum sü­reçleri, karbon nötr üretim hedef­leri ve elektrikli araçlar evrenine uyum sağlamak da endüstrinin dönüşüm odağında yer alıyor.

Hafif ticari araçlarda Türkiye, Avrupa'da lider konumda

Türkiye’nin otomotiv endüst­risi Avrupa pazarındaki güçlü ko­numunu da pekiştirirken, motorlu taşıt üretiminde dünyada 12’nci, Avrupa’da ise 5’inci sırada yer al­dı. Hafif ticari araç üretiminde dünyada 9’uncu sıraya yükselen Türkiye, aynı kategoride Avru­pa’da lider konuma ulaştı. Otomo­tiv ihracatında ise 87’nci fasılda yer alan ürünler (Motorlu kara ta­şıtları; traktörler, bisikletler, mo­tosikletler ve diğer kara taşıtları; bunların aksam, parça ve aksesu­arları) kategorisinde Türkiye, kü­resel sıralamada 16, Avrupa’da ise 11’inci sırada yer alıyor.

Ürün grupları bazında ülke üretimi ele alındığında 16 milyar dolar ihracatla tedarik endüst­risi ilk sırada yer aldı. 13 milyar dolar ile binek otomobiller ikin­ciliği elde ederken, onu 7 milyar dolarla eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar, 3,3 milyar dolar­la otobüs-minibüs-midibüsler ve 1,9 milyar dolarla çekiciler izle­di. Mevcut tabloyu aynı zaman­da ana sanayi ile tedarik sanayii arasındaki yüksek entegrasyon ve esnek üretim kapasitesi ile Türkiye’nin global rekabet gücü­nü artırdığı şeklinde yorumlamak mümkün.

Endüstriyi dönüştürecek teknolojiler

Endüstrinin gündeminde elektrikli araçlar ya da yeni nesil enerji kaynakları üzerine inşa edilen araçlar yer alıyor. Bununla birlikte otonom sürüşle ilgili çalışmalar da devam ediyor.

Bu iki ana eğilim gerek enerji yönetim sistemleri gerekse otonom özelliklerin geliştirilmesiyle taşıtları daha yüksek miktarda teknoloji kullanılan araçlar haline getiriyor. Ayrıca kullanıcı deneyimini zenginleştiren dijital cihazların eklenmesi ve internet teknolojisinin taşıt içinde daha çok kullanılması, otomobil mimarisini de dönüştürüyor. Taşıt araçlarının büyük bir bölümünde artık daha çok sensor, işlemci ya da yarı iletken kullanılıyor.

Bütün bu eğilimler doğrultusunda yeni nesil araçların tüketici tarafında daha cazip karşılandığı görülüyor. Ayrıca en yüksek kalite standartlarına sahip AB ülkelerine üretim yapan Türkiye’nin otomotiv endüstrisinin, teknoloji yoğun talebi karşılamak yönünde gelişmesi bekleniyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler