Ankara'da yaşayan bir adam, eşinin çocuk sahibi olmak istemediğini evlenmeden önce kendisinden sakladığı ve kendisinden habersiz şekilde doğum kontrol hapı kullandığı iddiasıyla boşanma davası açtı.
Yerel mahkeme, kocanın öne sürdüğü bu iddiaları hiçbir somut delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle boşanma talebini reddetti.
Karara yapılan itirazlar sonrasında istinaf mahkemesi ve Yargıtay da yerel mahkemenin verdiği hükmü hukuka uygun buldu.
Kadınların eğitim ve istihdamda geri bırakılması, boşanma sonrası nafaka ihtiyacını doğuruyor
KOCANIN 'PSİKOLOJİK SORUNLU' İDDİALARI
Davacı konumunda bulunan koca, mahkemeye sunduğu dava dilekçesinde eşine yönelik ağır ithamlarda bulundu.
Karısının evlilikten doğan ortak konutu terk ettiğini savunan koca, kadının ciddi psikolojik sorunları yer aldığını ileri sürdü.
Evlilik hayatı boyunca en küçük bir tartışmada bile kadının kendisine zarar vermeye çalıştığını savunan davacı erkek, birlikte otomobille seyahat ettikleri esnada eşinin aniden direksiyona müdahale ederek kaza yaptırmaya çalıştığını iddia etti.
KADINDAN ŞİDDET SAVUNMASI
Karısının çocuk sahibi olmak istemediğini evlilik öncesinde kendisiyle paylaşmadığını ve bilgisi dışında gebelik önleyici haplar kullandığını belirten koca, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ifade etti.
Davalı kadın ise eşiyle arasında hiçbir sorun bulunmadığını, bu davanın tamamen kocasının ailesinin baskısı ve yönlendirmesiyle açıldığını belirterek reddini istedi.
Eşinin ailesinin evliliklerine sürekli müdahale ettiğini açıklayan kadın, kocasından fiziksel şiddet gördüğünü, cep telefonunun zorla elinden alındığını ve yaşanan son tartışmanın ardından gece vakti tek başına babaevine bırakıldığını dile getirdi.
Hasta eşine bakmadı, mirastan men edildi: Son kararı mahkeme verdi
MAHKEME, KOCANIN ŞAHİTLERİNİ YETERSİZ BULDU
Dosyayı detaylıca inceleyen Ankara 24. Aile Mahkemesi, davacı kocanın boşanma talebine gerekçe gösterdiği iddiaları ispatlayamadığı yönünde karar verdi.
Mahkeme, erkek tarafından getirilen tanıkların iddiaları doğrulayacak nitelikte görgüye dayalı somut bilgiler vermediğini saptadı.
Buna karşılık kadın tarafından dinletilen tanıkların anlatımlarının, erkeğin eşine şiddet uyguladığı yönündeki savunmaları doğrudan desteklediği görüldü.
Evlilik birliğinin bozulmasına yol açan olumsuz davranışların tamamen erkekten kaynaklandığını vurgulayan mahkeme, kadına yüklenebilecek herhangi bir kusurun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetti.
ÜST MAHKEMELER, RET KARARINI OY BİRLİĞİYLE ONADI
Davacı erkeğin yerel mahkemenin kararına itiraz etmesi üzerine dosya Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'ne taşındı.
İlk derece mahkemesi tarafından tüm delillerin eksiksiz toplandığını belirten daire, hukukun uygulanmasında hiçbir isabetsizlik görmedi ve başvuruyu esastan reddetti.
Bu kararın da temyiz edilmesiyle son sözü söyleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve yasalara tamamen uygun bularak oy birliğiyle onadı ve davayı kesin olarak sonlandırdı.
Evlilikleri 1,5 ayda noktalandı: O hastalığını eşinden saklayan kadın tam kusurlu sayıldı