Mahir Doğan
DİSK Dev Turizm-İş Örgütlenme Uzmanı
Turizmin başkenti sayılan Antalya’da otel çalışanlarının yanında görünmeyen sayıları yoğun bir emekçi kitlesi var. Tur firmalarında çalışan servis-tur şoförleri.
Tur firmaları otellere havaalanı VIP hizmeti veren belli firmalardan oluşuyor. Bu tur firmaları otel müşterilerini havalimanından alarak otellere taşıyor ya da otellerin düzenlediği çeşitli gezileri organize ediyorlar. Bu sektörde çalışan şoförlerle görüştüğümüzde ortaya devasa bir emek sömürüsü çıkıyor. Ödenmeyen ücretler, kötü barınma koşulları, fazla çalışma saatleri…
Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte turizm transferinde çalışan şoförlerin yüzde 80’i doğu illerinden geliyor. Özellikle firmaların kiraladığı bu şoförler; hafta tatili ve yemek ücreti verilmeden, fazla mesai dahil hiçbir hakları ödenmeden çalıştırılıyor. Günlük en az 15 saat araç kullanmak zorunda kalan şoförler, kazançlarının bir kısmını da zorunlu yemek ihtiyaçlarına harcıyor. Turizm bölgelerinde kapalı pazar yerlerinde ve ağaç gölgesi olan yerlerde arabalarda uyumak zorunda bırakılıyorlar. Temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyorlar. Kalacak yer veren firmalarda 20 kişilik tek tuvalet ve banyonun olduğu hijyenin sıfır olduğu cezaevi gibi işçi koğuşlarında kalmak zorunda bırakılıyorlar.
Tur firmaları kendi bünyesindeki şoförleri fazla çalıştırmadan haklarını verip çalıştırırken, kiraladıkları araçların şoförlerini aşırı çalıştırıyor. Yetersiz uykuyla trafiğe çıkan şoförler ölümcül kazalara neden oluyor. Yapılan seferler Ulaştırma Bakanlığının U-ETDS sistemine bildirilmesine rağmen, şoförlerin çalışma sürelerine ilişkin hiçbir önlem alınmıyor.
Görüştüğümüz bir işçi koşulları şöyle anlatıyor: “Haftanın yedi günü hiç izin kullanmadan, 24 saat aktif çalışıyoruz; çünkü yolcunun ne zaman geleceği belli olmuyor. Arabada yatıyor, tuvaletlerde yıkanıyor, çamaşırlarımızı yine arabada kurutuyoruz. Bir gün bile işe gitmesek maaşımızdan kesiyorlar. Bize ‘Çabuk gidip gelin’ diyorlar ama radara yakalandığımızda cezayı yine bize ödetiyorlar.”