Christopher Nolan'ın merakla beklenen "Odysseus" filmi, Homeros'un ölümsüz destanını beyaz perdeye taşıyor ve dünya genelinde sinemalarda gösterime giriyor. Yunan öğretmen Filippos Mantzaris de filmi izlemeyi planlıyor. Ancak onun için "Odysseia," yalnızca bir sinema uyarlaması değil, yıllardır mesleğinin ayrılmaz bir parçası.
Her gün sınıflarda öğrencilerine İthaka kralının maceralarını anlatıyor ve çocuklara Eski Yunancanın güzelliğini ve değerini aktarmaya çalışıyor.
“Çocukların kendilerini onunla özdeşleştirebileceği harika bir edebiyat metni, belki kendi içlerinde Odysseus'u görebilirler, ama aynı zamanda kendi vatanlarını da. 'Odysseia,' hikâyesi burada, Yunanistan'da geçen bir eser. Çocukken, köyümde 'Odysseia'yı incelerken, her Nausika'nın kuyuda çamaşır yıkadığını okuduğumda, beni küçük bir çocukken yanına alıp aynı şekilde çamaşır yıkamaya götüren annemi görürdüm” diye anlatıyor öğretmen Filippos Mantzaris.
Öğrencilerden, Odysseus'un zekâsını fiziksel gücüyle karşılaştırmaları ve talipleri öldürmesinin adil olup olmadığını tartışmaları isteniyor.
Öğrencilerden Maria Zeimbekaki, "Bu hikâye bize çok şey öğretiyor. Vazgeçmememiz ve şiddet yerine aklımızı kullanmamız gerektiğini anlatıyor. Bence anlatılmaya devam etmeli," diyor.
Sınıfın dışında ise birçok çocuk "Odysseia" ile ilk kez tiyatro aracılığıyla tanışıyor. Çocuklar ve gençler için sahnelenen bir oyunda Odysseus'u canlandıran oyuncu Manos Pintsis, bu yapımın yalnızca eğlendirmekle kalmadığını, aynı zamanda genç izleyicileri Homeros'un dünyasıyla buluşturduğunu düşünüyor.
Oyun, Atina'nın yanı sıra Yunanistan'ın farklı bölgelerinden gelen aileler ve okul grupları tarafından da ilgiyle izleniyor.
Oyunda Odysseus'u canlandıran Manos Pintsis'e göre, çocuklara klasik eserleri sevdirmenin yolu onları zorlamak değil, hikâyeyi deneyimlemelerini sağlamak.
"Bir çocuğa, 'Sırf mecbur olduğun için bu hikâyeyi oku' diyemezsiniz. Çünkü ona bir şeyi dayattığınızda karşı çıkacaktır. Ama bütün bunları sahnede gözlerinin önünde gördüğünde, öğrenmeye giden çok değerli bir adım atmış olur. Çünkü bu kez kendi isteğiyle öğrenir," diyor Pintsis.
Oyunu dört yaşındaki oğluyla izleyen Nikos Varelas da klasik destanlarla erken yaşta tanışmanın önemine dikkat çekiyor.
"Biz erken başladık. Oğlum şimdi dört yaşında ama iki buçuk, üç yaşlarındayken hem 'İlyada'yı hem de 'Odysseia'yı çocuklara uyarlanmış hâlleriyle okuyorduk. Yunanlar ve ebeveynler olarak bunun bizim sorumluluğumuz olduğunu düşünüyorum."