Artı Gerçek- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin ardından Birleşik Arap Emirlikleri merkezli The National News'a değerlendirmelerde bulundu.
Haberde Fidan'ın, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile ateşkesin "bittiği" yönündeki açıklamasına rağmen, İran ile varılan ateşkesin korunabileceğine inandığı aktarıldı.
ABD-İRAN GERİLİMİ: İLETİŞİMSİZLİKTEN KAYNAKLANDIĞINI DÜŞÜNÜYORUM
Hürmüz Boğazı'na ilişkin, "Boğaz'dan geçişin nasıl uygulanacağı konusunda iki taraf arasında bir iletişim eksikliği ve yanlış anlaşılma olduğunu düşünüyorum" diyen Fidan, dün İranlı mevkidaşı ile yaptığı telefon görüşmesinin, kendisine "Sorunun kökenine dair daha derin bir anlayış" kazandırdığını belirtti.
Fidan, çözümün gerilimi düşürmek olduğunu söylediği aktardı. Fidan, "Her iki taraf da gerçekten ateşkesi korumak ve barış anlaşmasıyla ilerlemek istiyor. Yine de her zaman bir kaza ihtimali mevcuttur; iletişimsizlikler, provokasyonlar ve misillemeler sebebiyle çok dikkatli olmak zorundayız" diye konuştu.
'İSRAİL DIŞARIDAN BİR DÜŞMANA İHTİYAÇ DUYUYOR'
Bakan Fidan, İsrail'de seçimler yaklaşırken Başbakan Binyamin Netanyahu ve destekçilerinin "Dışarıdan bir düşmana ihtiyaç duyduğunu" dile getirdi ve İsrail'in izlediği politikanın tüm bölge için bir risk oluşturduğu uyarısında bulundu. Fidan, "Netanyahu hükümetinin politikaları sadece bizim için bir sorun değil. Onun politikaları ve hükümeti İsrail için bir yük, bölge için bir yük, uluslararası güvenlik için ise bir yük ve tehdittir" ifadelerini kullandı.
'AÇIKÇA BİR ÇATIŞMAYA GİRMEK İÇİN BİR NEDEN YOK'
Son dönemdeki söylemlerin Türkiye ile İsrail arasında açıkça bir çatışmaya yol açıp açmayacağı sorusu üzerine Fidan, "Açıkça bir çatışmaya girmek için bir neden yok" yanıtını verdi ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Bir barış ve sağduyu lideri olduğu ve hiçbir tuzağa çekilemeyeceği" yönündeki değerlendirmesini yineledi.
'İSRAİL, ŞAM'DAKİ YENİ HÜKÜMETİ İSTİKRARSIZLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR'
Haberde, Fidan'ın "Avrupa liderlerinin İsrail’in oluşturduğu tehlikeyi fark etmeye başladıklarını ancak bu sorunla başa çıkma yollarını henüz bulamadıklarını belirttiği, Suriye'de kaydedilen ilerlemeyi istikrarsızlaştırma girişimlerinin bu durumu değiştirebileceği uyarısında bulunduğu" aktarıldı.
Fidan, "İsrail'in istikrarlı, iyi, güçlü, gelişen ve kalkınan bir Suriye görmek isteyip istemediğinden emin değiliz" diye konuştu. İsrail'in Şam'daki yeni hükümeti istikrarsızlaştırmaya çalışıp çalışmadığının sorulması üzerine Fidan, "İsrail hükümetinin bölge ülkelerine yönelik geçmiş ve mevcut davranış kalıplarına baktığınızda, evet" ifadelerini kullandı.
'FİLİSTİNLİLERİN DAHA FAZLA İNSANİ YARDIM ALMASI İÇİN ULUSLARARASI TOPLUMUN DAHA FAZLA BASKI YAPMASINA İHTİYACIMIZ VAR'
Fidan, Barış Kurulu'nun "Soykırımı durdurmada etkili olduğunu" ancak vaat edilen yardımları henüz ulaştıramadığını belirterek, "Planın vaat ettiği sonuçları görme, özellikle insanların yeterli yardım, barınak ve ilaç aldığını görme noktasında, planın bu kısmının henüz tamamen başarılı olmadığını düşünüyorum" değerlendirmesini yaptı. Körfez'deki savaştan dolayı dikkatin başka yöne kaydığını dile getiren Fidan, "İsrail'e Filistinlilerin daha fazla uluslararası insani yardım almasına izin vermesi için uluslararası toplumun daha fazla baskı yapmasına ihtiyacımız var" dedi.
IRAK'TAKİ YENİ YÖNETİM
Irak'taki yeni yönetime ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, ülkenin yeni Başbakanı konusunda temkinli bir iyimserlik içinde olduğunu ancak orada gerçek bir ilerleme sağlanabilmesi için İran'ın ülke üzerindeki nüfuzunun ele alınması gerektiğini belirtti.
Fidan aynı durumun İran'ın bölgedeki vekilleri olan Hizbullah ve Hamas ile mücadele için de geçerli olduğunu ifade etti.
Fidan şu değerlendirmede bulundu:
"Her ulusun egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün tamamen tanındığı bir duruma geri dönmemiz gerekiyor. İran uzun süredir bu ülkelerde vekiller bulundurarak önleyici bir güvenlik politikası yürüttüğünü iddia ediyor, tıpkı İsraillilerin güvenliklerinin bir parçası olarak bölgenin geri kalanını işgal etmesi gibi.
Bölgedeki her tarafın güvenliğini, siyasi egemenliğini ve toprak bütünlüğünü garanti altına alacak yeni bir güvenlik anlayışına ulaşırsak, bu yeni anlayışla İran'a 'Bakın, kendi köşelerimize çekilebiliriz' diyebilmeliyiz. İnanıyorum ki İran tüm bu gerçekleri anlayacak olgunluktadır.
Bu nedenle, umarız ABD ile İran arasında bir barış anlaşmasına varılırsa, o zaman gerçekten sağlıklı tartışmalara başlayabiliriz. Bu dönemde sorunlarımızı tanımlarken ve iletirken bunlara çözüm bulurken açık, şeffaf ve samimi olmalıyız." (POLİTİKA SERVİSİ)