Ekranların heyecanla takip edilen fenomen yemek yarışması MasterChef'te jüri üyeliği yapan Somer Sivrioğlu kariyeri ile dikkat çekiyor. Ekranların aranan yüzü haline gelen ünlü şef, hem rol aldığı reklam filmlerinde hem restoranlarıyla hem de jüri üyeliği yaptığı programıyla dikkat çekiyor. Herkesin özendiği bir kariyere sahip olan Somer Sivrioğlu'nun hayat hikayesi merak ediliyor. Peki MasterChef Somer Sivrioğlu kimdir, aslen nereli? İşte hayatı ve biyografisine dair merak edilenler...
HERKES MASTERCHEF SOMER ŞEFİN ŞAŞIRTAN KARİYERİNE ÖZENİYOR! MADOLYONUN ARKA YÜZÜNDE İSE BAMBAŞKA BİR HİKAYE VAR!
Somer Sivrioğlu 1971 yılında dünyaya gelmiştir. Türk şef, restoran işletmecisi ve sunucu olan Somer Sivrioğklu, İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Bilkent Üniversitesi Turizm ve Otelcilik bölümünden mezun olan ünlü isim daha sonra yurtdışında master yapmıştır.
1995 yılında master için Avustralya’ya giden ünlü şef, yüksek lisans yaparken şeflik kariyerine adım atmıştır. İlk olarak restoranlarda yöneticilik yaptıktan sonra menüsünde Türk lezzetlerinin olduğu kendi restoranını Sidney’de açmıştır.
2015 yılında David Dale ile birlikte yazdığı Anadolu: Türk Mutfağında Bir Macera adlı kitabı yayımlanmıştır. 2018 yılından beri MasterChef Türkiye isimli programda jüri üyeliği yapmaktadır.
'ÇOCUKLUĞUMA BÖYLE DAVRANILMAMALIYDI'
Çocukluğunu, anne-baba ayrılığı sonrasında babasının eşi tarafından kendisine yaşatılanları, Türkiye- Avustralya arası gidiş gelişlerinde hissettiği köksüzlüğü, idealleri olan bir gençken batış hikayesini, yeniden ayağa kalkışını, evliliğini, baba olmanın ona yaşattıklarını, ayrılığını ve son dönemde yaşadığı aşkı anlattığı hikayeleriyle dikkat çeken Somer Sivrioğlu’nun bu yanını birçok kişi bilmiyor.
Anne ve babası ayrılmış olan Somer Sivrioğlu, Gökhan Çınar’ın ‘Bir çocukluk fotoğrafı hatırla desem, gözünün önünde nasıl bir kare canlanır?’ sorusuna verdiği cevapla dikkat çekmişti.
Somer Sivrioğlu’nun o cevabı sosyal medyada yeniden gündem oldu. Sivrioğlu, ‘Benim annemle babam ben 5 yaşındayken ayrıldı. Özellikle babamın evindeki kavgalar benim hoşuma giderdi.
Çünkü sevmezdim üvey annemi, bana iyi davranmazdı. Duygusal şiddet fiziksel şiddet vardı. Çocukluğuma böyle davranılmamalıydı’ sözleriyle yeniden yürekleri sızlattı.