Matriks Haber’in Haziran 2026 toplantısı ile 2026 ve 2027 sonuna ilişkin faiz ve enflasyon beklentilerini içeren anketi sonuçlandı. Ekonomistler, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) bu ay politika faizini değiştirmeyerek yüzde 37,00 seviyesinde sabit bırakmasını bekliyor.
Matriks Haber’in anketinde 7’si yabancı 27’si yerli 34 aracı kurum ve banka tahminine yer verildi. Haziran 2026 toplantısı için tahmin veren 33 ekonomistin 27’si haftalık repo faizinin sabit bırakılacağı tahmininde bulundu. 6 ekonomist ise politika faizinin 300 baz puan artırılarak yüzde 40,00 seviyesine yükseltileceğini öngördü.
Böylece politika faizine ilişkin medyan tahmin yüzde 37,00 olurken, ortalama tahmin yüzde 37,55 seviyesinde gerçekleşti. En yüksek beklenti yüzde 40,00, en düşük beklenti ise yüzde 37,00 oldu.
Ankete göre, borç alma ve borç verme faizlerinin de değiştirilmeyeceği ve yüzde 35,50-yüzde 40,00 bandında bırakılacağı tahmin edildi.
Gelecek dönem beklentileri
Ankette yılın kalanındaki dört toplantı için medyan beklenti, üç toplantıda faiz indirimi yapılacağı yönünde oluştu. 10 katılımcının yanıt verdiği “Yılın kalanında kaç faiz indirimi bekliyorsunuz?” sorusuna ekonomistlerden 3’ü üç toplantıda, 2’si dört toplantıda, 2’si iki toplantıda, 1’i bir toplantıda indirime gidileceğini tahmin etti. 2 ekonomist ise yılın kalanında herhangi bir faiz indirimi beklemediğini aktardı.
2026 yıl sonu gösterge faiz beklentilerinde yukarı yönlü revizyona gidildiği görüldü. Bir önceki anket döneminde yüzde 34,00 seviyesinde bulunan yıl sonu beklentisi yüzde 34,75’e yükseldi. 19 ekonomistin katıldığı ankette tahmin aralığı da yüzde 29,00-37,00 bandından yüzde 32,00-yüzde 37,00 aralığına yükseldi.
“2026 yılında beklediğiniz faiz adımlarında yön değişikliği oldu mu?” sorusuna yanıt veren 8 ekonomistin 4’ü “hayır”, 4’ü ise “evet” cevabını iletti.
2027 sonu faiz öngörüsü de yüzde 27,00’den yüzde 29,00 seviyesine çıktı. Ekonomistlerin gelecek yıla ilişkin beklenti aralığının ise yüzde 22,00-27,50 bandından yüzde 24,00 ila yüzde 30,00 bandına yükseldiği görüldü.
Merkez Bankası, son iki toplantısında da faizi beklentilere paralel olarak yüzde 37,00 seviyesinde sabit tutmuş, gecelik vadede borç verme ve borçlanma faiz oranını da değiştirmemişti.
Ocak ayında 150 baz puanlık piyasa beklentisinin altında bir adımla 100 baz puan indirim kararı alınmış ve faiz yüzde 38,00’den yüzde 37,00’ye indirilmişti.
Banka, geçen yıl nisan toplantısında gerçekleştirdiği 350 baz puanlık faiz artırımı dışında, 5 toplantıda faiz indirim kararı almış ve toplamda faizi 1.050 baz puan düşürmüştü. 2025 yılı başında yüzde 45,00 olan haftalık repo faizi yüzde 38,00’e çekilmişti.
TCMB, 11 Haziran toplantısının ardından yılın kalanında 23 Temmuz 2026, 10 Eylül 2026, 22 Ekim 2026 ve 10 Aralık 2026 tarihlerinde olmak üzere toplam 5 PPK toplantısı daha gerçekleştirecek. 2027 yılının ilk yarısı için belirlenen toplantı tarihleri ise 21 Ocak 2027, 18 Mart 2027, 22 Nisan 2027 ve 10 Haziran 2027 oldu.
2026 yılına ilişkin enflasyon raporu sunum tarihleri ise 13 Ağustos 2026 ve 12 Kasım 2026 olarak belirlenmişti.
Enflasyon tahminleri
Ekonomistlerin 2026 sonu TÜFE beklentisi yüzde 29,00 seviyesine çıktı. Yıl sonu tahminlerinde en yüksek beklentiye sahip ekonomist yüzde 30,00 olurken, en düşük tahminde bulunan ekonomist ise yüzde 24,00 oldu. Nisan ayındaki anket döneminde yıl sonu tahmini yüzde 28,00 artış yönünde oluşmuştu.
2027 yıl sonunda enflasyon tahminleri yüzde 21,50 seviyesinde korundu. Aynı dönem için tahmin aralığı yüzde 20,00 ila yüzde 26,00 bandında gerçekleşti.
Ekonomist beklenti ve değerlendirmeleri
Fiba Yatırım Araştırma Müdürü Dr. Tuğberk Çitilci, TCMB’nin haziran toplantısında politika faizini sabit tutarak pas geçmesini beklediklerine değindi ve “Açıklama metninde, yurt dışında artan jeopolitik riskler ve devam eden savaşların küresel ekonomik görünüm üzerindeki etkilerine vurgu yapılabileceğini değerlendiriyoruz. Özellikle enerji fiyatlarında gözlenen yükseliş eğiliminin enflasyon görünümü açısından oluşturduğu risklerin ön plana çıkarılması muhtemeldir.” diye konuştu.
Tuğberk Çitilci, Matriks Haber’e yaptığı değerlendirmede, Merkez Bankası’nın sıkı para politikası duruşunu koruyacağına yönelik şahin mesajlarını sürdürmesini beklediklerini vurguladı ve enflasyonda kalıcı bir iyileşme sağlanana kadar mevcut politika duruşunun korunacağı yönündeki ifadelerin açıklama metninde yer almasının olası göründüğünü söyledi.
Mevcut koşullar altında, yurt dışındaki jeopolitik gelişmelerde öngörülemeyen ilave olumsuz senaryoların ortaya çıkmaması halinde, Merkez Bankası’nın yılın geri kalanında faiz artırımına gitmesini beklemediklerinin altını çizen Çitilci, bununla birlikte, küresel risklerin azalması ve enflasyon görünümünde iyileşmenin sürmesi durumunda, Merkez Bankası’nın ilk fırsatta 100-150 baz puanlık bir faiz indirimi gerçekleştirebileceği görüşünü kaydetti. Bu kapsamda, sonbahar aylarının olası faiz indirimi sürecinin başlangıcı açısından en güçlü dönem olarak öne çıktığını da sözlerine ekledi.
Spinn Danışmanlık Kurucusu Ekonomist Özlem Derici Şengül, TCMB’nin bu ayki toplantısında 300 baz puanlık faiz artırımı ile politika faizinin yüzde 40,00 seviyesine yükseltilmesini beklediğini söyledi.
Özlem Derici Şengül, ayrıca haftalık repo ihalelerinin geri döneceği tahmininde bulunarak, “Yıl sonunda da faizi yüzde 34,00, dolar/TL kurunu ise 52,00 seviyesinde öngörüyorum.” diye konuştu.
GCM Yatırım Araştırma Departmanı, 11 Haziran 2026 tarihli TCMB Para Politikası Kurulu toplantısında, 1 hafta vadeli repo faizi başta olmak üzere borç alma ve borç verme faizlerinde herhangi bir değişiklik yapılmasını beklemediklerini kaydederek, “Enerji ve gıda fiyatlarındaki oynaklığın oluşturduğu enflasyon görünümü ile jeopolitik risklerin makroekonomik aktivite üzerindeki etkileri birlikte değerlendirildiğinde, Merkez Bankası’nın mevcut sıkı para politikası duruşunu koruyarak iletişimini karar metni üzerinden sürdürmesini öngörüyoruz.” görüşünü dile getirdi.