Mersin-Silifke Ziraat Odası Başkanı Kemal Gezer, Silifke’de yılın ilk altı ayında bölge çiftçilerinin yaşadığı sorunları anlattı. Limonda ithalat duyumları aldıklarını ifade eden Gezer, şeftalide ise ihracat pazarlarının yetersiz kaldığını söyledi. Gezer, bir çok üründe yaşadıkları pazar ve maliyet sıkıntısına karşı alınması gereken acil önlemleri sıraladı.
Silfke Ziraat Odası Başkanı, Gezer, “Silifke’miz, bereketli toprakları, çalışkan insanı ve mikro-klima özelliğiyle ülkemizin en önemli tarım merkezlerinden biridir. Bizler, ‘üretmekten başka çaresi olmayan’ bir millet olarak, toprağımızı işlemeye, soframıza ve ülkemizin ekonomisine katkı sunmaya devam ediyoruz. Ancak, geride bıraktığımız aylar itibarıyla 2026 yılı, Silifkeli çiftçilerimiz için tarihin en zorlu ve en fazla fedakârlık gerektiren üretim sezonlarından biri olarak kayıtlara geçmektedir.” diye konuştu.
BİRDEN FAZLA OLUMSUZLUK YAŞANDI
Bu yıl, sadece tek bir faktörle değil, birden fazla olumsuzluğun eş zamanlı yaşandığını belirten Gezer, yaşadıkları sorunları şöyle özetledi:
“Yıl içerisinde bölgemizde yaşanan ani iklim olayları ve doğal afetler, ürünlerimizin hem kalitesini hem de rekoltesini ciddi oranda düşürmüştür. İklim krizinin faturasını en ağır şekilde tarladaki üretici ödemektedir.
“Gübre, mazot, tohum, Bitki Koruma Ürünleri (BKÜ) ve tarımsal sulama elektrik fiyatlarındaki fahiş artışlar, üretim maliyetlerini katlamıştır. Buna bir de giderek artan ve bulunmakta zorlanılan işçilik maliyetleri eklenince, üretim yapmak adeta ‘maddi dayanıklılık testine’ dönüşmüştür.”
PİYASADA PLANSIZLIK VAR
Gezer, ilçede yetiştirilen ürünlerin büyük çoğunluğunda fiyatların maliyetleri karşılamadığını belirterek, ürün ürün yaşadıkları sorunları sıraladı:
“Dünyaca ünlü, coğrafi işaretli Silifke çileğimizde bu yıl iklimsel nedenlerden ötürü yeterli tonaj yakalanamamıştır. Düşük verimin üzerine; yüksek gübre, mazot maliyetleri eklenince, çilek üreticimizin bu yılı büyük bir zararla kapatacağı açıkça görülmektedir.
“Çilekteki tablonun bir benzeri kayısı üreticilerimiz için de geçerlidir. Girdi maliyetleri altından kalkılamaz boyuttayken, ürünün piyasa fiyatı üreticiyi hüsrana uğratmıştır.
“Domateste sezon başında oluşan fiyatlar üreticimizin yüzünü güldürmüş ve umutlandırmış olsa da piyasadaki plansızlık ve talep daralması nedeniyle fiyatlar bugün itibarıyla dip seviyelere inmiştir. Tarladan çıkış fiyatı ile tüketiciye ulaşan fiyat arasındaki uçurum bir türlü kapanmamaktadır.
İHRACAT KANALLARI ÇALIŞMIYOR
“Bölgemizde yaşanan aşırı yağışlar buğdayda ciddi verim kayıplarına yol açmıştır. Kırsal kesimlerdeki üreticilerimiz ise artan yaban domuzu zararı nedeniyle tarlalarına ekim yapamaz hale gelmiştir. Tüm bu fiziksel zorlukların üzerine, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı buğday ve arpa alım fiyatlarının enflasyon oranının çok altında kalması, hububat üreticilerimizi ekonomik olarak çok ciddi bir darboğaza sürüklemiştir.
“İhracat kanallarının yeterince çalışmaması ve dış pazar eksikliği nedeniyle nektarin ve şeftali fiyatları adeta dip seviyeleri görmüştür. Toplama ve işçilik maliyetini dahi karşılamayan bu fiyatlar yüzünden birçok üreticimizin ürünü maalesef dalında kalmıştır.”