Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanan eşe süresiz nafaka verilmesine ilişkin düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etti. Avukat Elif Eskin, iptal kararını olumsuz bir gelişme olarak değerlendirdi.
AYM, Antalya 12. Aile Mahkemesinin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde hüküm altına alınan yoksulluk nafakasının “süresiz olması”na ilişkin düzenlemenin iptali için yaptığı başvuruyu görüştü. Edinilen bilgiye göre Yüksek Mahkeme, ilgili düzenlemenin oy çokluğuyla iptaline, iptal hükmünün 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi. Kararın gerekçesi ise daha sonra yazılacak. Türk Medeni Kanunu’nun “yoksulluk nafakası” başlıklı 175. maddesi, “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.” hükmünü içeriyor. Antalya 12. Aile Mahkemesi de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “...süresiz olarak...” ibaresinin iptaline karar verilmesi talebiyle başvurmuştu.
‘OLUMSUZ BİR GELİŞME’
Avukat Elif Eskin de kararı Aydınlık’a değerlendirerek şunları söyledi:
“Açıkçası Anayasa Mahkemesinin iptal kararını olumsuz bir gelişme olarak yorumluyorum. Öncelikle ‘süresiz’ adı yanıltıcı, çünkü aslında süresiz değil. ‘Belirsiz süreli’ demek daha doğru. Koşulları oluştuğunda nafaka kaldırılabiliyor ya da miktarı azaltılıp artırılabiliyor. İkincisi yasada kadın-erkek ayrımı yok. Boşanmakla yoksulluğa düşecek taraf diğer koşulları da mevcutsa nafaka talep edebiliyor. Kadınlar üretimde yeterince yer alamadıkları için daha ziyade nafaka alacaklısı konumundalar.
2012 YILINDAKİ KARAR
“Anayasa Mahkemesinin 2012 yılında aynı konuda bir kararı var. O tarihte yapılan başvuruyu sosyal devlet ilkesine atıfta bulunarak reddediyor. ‘Sosyal hukuk devleti, kişi ve toplum yararı arasında denge kuran, toplumsal dayanışmayı üst düzeyde gerçekleştiren, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak eşitliği, sosyal adaleti sağlayan ve toplumsal dengeleri gözeten devlettir. Evlilik birliğinde eşler arasında geçerli olan dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğünün, evlilik birliğinin sona ermesinden sonra da kısmen devamı niteliğinde olan yoksulluk nafakasının özünde, ahlâki değerler ve sosyal dayanışma düşüncesi yer almaktadır.’ gerekçesiyle verilen bu karar son derece yerinde idi kanaatimce.
‘GEREKÇEYİ BEKLEYİP GÖRECEĞİZ’
“Şu anda yasalar nezdinde kadın-erkek eşitliği tam olarak sağlanmış olmasına rağmen ekonomik anlamda kadının tam eşitliğinden bahsetmek hala mümkün değil. Kadınların üretimde yer almasının önündeki engelleri kaldırıp gerekli teşvikleri yapmadan nafaka düzenlemesiyle ilgili yapılacak değişiklikler kadınlar için ciddi mağduriyet yaratacak, kadın yoksulluğunu artıracak, toplumsal barışı zedeleyecektir düşüncesindeyim. Tabi gerekçeli kararı görmeden kesin olarak konuşmak doğru olmaz. Ama aksi yöndeki ilk kararın üzerinden geçen bu 14 yıl içinde ne değişti, sosyal adalet sağlandı da mı bu görüş değişikliği oldu diye düşünüyor insan. Gerekçeyi bekleyip göreceğiz.”

YENİ DÜZENLEME HAZIRLIĞI
Adalet Bakanı Akın Gürlek, kararın ardından yaptığı açıklamada, Meclis’e yeni bir yasa çalışması sunacaklarını belirterek şunları kaydetti:
“Vatandaşlarımızdan gelen yoğun talepler ve sahadaki uygulamalar doğrultusunda, bu konu zaten hazırlıklarına titizlikle katkı sunduğumuz Yargı Paketi’nin en temel konu başlıklarından birini oluşturmaktaydı. AYM’nin tanıdığı yasal süreci de dikkate alarak; bir tarafı ömür boyu adil olmayan bir yükümlülük altında mağdur etmeyen, hakkaniyete uygun yeni yasal düzenlemeyi yüce Meclisimizin takdirine sunacağız.”