Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, bu yıl sonunda görev süresinin sona ermesinden önce Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik son bir denemede bulunmak amacıyla Ortadoğu ziyareti kapsamında Kıbrıs’a geldi. Rumların ‘plan getirecek’ spekülasyonlarının aksine Guterres, Kıbrıs müzakerelerini başlatmak için devam eden BM sürecine sadece ‘destek vermeyi’ amaçlıyor. BM lideri, 16 yıl aradan sonra Ada’ya gelen ilk Genel Sekreter oldu.
İKİ GÜN YOĞUN MÜZAKERE
Suriye ziyaretinin ardından dün akşam Lefkoşa’ya gelen Guterres, Kıbrıs’taki resmi temaslarına bugün başlayacak. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Rum lider Nikos Hristodulidis’le önce ayrı ayrı görüşecek, yarın da iki liderle BM denetimindeki ara bölgede 3’lü bir toplantı gerçekleştirecek. Genel Sekreter, Türk ve Rum liderlerle iki günlük temasları çerçevesinde Lefkoşa’da BM denetimindeki ara bölgede yer alan, 1974 ve öncesi Rum ve Türk kayıpları arayan Kayıp Şahıslar Komitesi’nin antropoloji laboratuvarını da ziyaret edecek.
UÇAĞA BİNMEDEN FİDAN’I ARADI
Guterres, Kıbrıs’a hareketinden önce Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’la bir telefon görüşmesi yaptı. Guterres’in ziyareti öncesinde Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin, cuma günü Ankara’da Fidan’la buluşmuştu. Holguin dün Ankara’dan Lefkoşa’ya geçerek Erhürman ve Hristodulidis’le bir araya geldi, temaslarıyla ilgili bilgi verdi.
‘YENİ PLAN’ İDDİALARI HAVADA KALDI
Holguin, Guterres’in Kıbrıs’a, taraflar arasında müzakerelerin yeniden başlayabilmesi ihtimaline yönelik çabaları desteklemek ve süreçte ilerleme sağlanmasına katkıda bulunmak amacıyla geldiğini belirtti, ‘yeni plan’ iddialarını reddetti. Guterres, taraflar arasında güven artırıcı önlemler konusunda olumlu adımlar atılırsa, garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin de katılımıyla 5’li bir gayri resmi Kıbrıs zirvesi düzenlemeyi planlıyor. Kıbrıs’a en son 16 yıl önce 2010’da eski Genel Sekreter Ban ki-Moon gelmişti.
TÜRKİYE İKİ DEVLET İÇİN KARARLI
Kıbrıs’ta BM müzakereleri, Rum-Yunan ikilisinin federasyon temelinde, 2017’de bıraktıkları noktadan devam eden bir süreç talebi nedeniyle kilitlenmiş durumda. Türkiye ve KKTC, Rumların masadan kaçtığı 2017 İsviçre zirvesinin ardından Kıbrıs’ta çözümün ancak Kıbrıs Türklerinin Rumlarla eşit egemenliğinin tanınması ve iki devlet esasında gerçekleşebileceği tezini savunuyor.