Hürmüz Boğazı'nda aylarca demirde kalan yüzlerce petrol tankerinin yeniden seyre çıkabilmesi için gövdelerinde biriken midye, istiridye, yosun ve diğer deniz canlılarının temizlenmesi gerekiyor.
Denizcilik sektöründe "biyolojik kirlenme" olarak adlandırılan bu birikintiler, gemilerin yakıt verimliliğini düşürürken operasyonel performanslarını da olumsuz etkiliyor.
CNN International'da yer alan bir habere göre, uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan savaşın ardından petrol akışının normale dönmesinin önündeki engellerden birinin de bu temizlik süreci olacağını söyledi.
Yüzlerce kişilik kapsamlı operasyon gerekli
Petrol süper tankerleri yaklaşık 300 metre uzunluğa ve 45 metre genişliğe ulaşıyor. Her bir geminin yaklaşık 150 bin metrekarelik gövde yüzeyinin temizlenmesi için beş ila altı kişilik dalgıç ekiplerinin dört ila beş saat çalışması gerekiyor. Boğaz çevresinde bekleyen yaklaşık 600 gemi dikkate alındığında, temizlik operasyonunun önemli bir iş gücü ve zaman gerektirdiği belirtiliyor.
Temizlik işlemlerinde el kazıyıcıları, basınçlı yıkama sistemleri, elektrikli zımpara makineleri ve hidrolik temizleme ekipmanları kullanılıyor. Dalgıç ekipleri, biyolojik kirlenmeyi temizlerken gemilerin özel koruyucu kaplamalarına zarar vermemek zorunda bulunuyor. Hasar gören kaplamalar, çevre düzenlemeleri ve sigorta yükümlülükleri açısından ek riskler oluşturabiliyor.
Pervaneler ise temizlik sürecinin en zorlu bölümlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bazı durumlarda pervanelerin sökülüp temizlenmesi ve yeniden monte edilmesi gerekiyor.
Temizlik ek maliyet getirecek
Uluslararası gemi işletmecileri örgütü BIMCO'nun çevre sorumlusu Aron Sørensen, dip temizleme hizmetlerine yönelik talebin artmasıyla birlikte ekiplerin gemi başına beş haneli dolar tutarlarının üzerinde ücret talep ettiğini belirtti.
Uzmanlar, biyolojik kirlenmenin gemilerin yakıt tüketimini artırdığını ve uzun mesafeli petrol taşımacılığının maliyetini yükselttiğini ifade ediyor. Lloyd's Piyasa Birliği Denizcilik ve Havacılık Bölümü Başkanı Neil Roberts, bir geminin işletme giderlerinin yaklaşık yüzde 50'sinin yakıttan kaynaklandığını söyledi.
Biyolojik kirlenme yalnızca verimlilik sorunu yaratmıyor. Midye ve benzeri canlılar emme valflerine yerleşerek gemilerin soğutma sistemlerini etkileyebiliyor. Ayrıca denizcilik düzenlemeleri, istilacı türlerin farklı ekosistemlere taşınmasını önlemek amacıyla gemilerin limanlara ulaşmadan önce biyolojik kirlenmeden arındırılmasını zorunlu kılıyor.
Başka problemler de meydana geldi
Uzmanlara göre dip temizliği, petrol taşımacılığının yeniden başlaması için gereken süreçlerden yalnızca biri. Gemilerin seyre çıkabilmesi için ayrıca mayın temizleme faaliyetlerinin tamamlanması, geçiş izinlerinin alınması ve sigorta ile finansman süreçlerinin sonuçlandırılması gerekiyor.
Bu nedenle sektör temsilcileri, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının petrol akışının kısa sürede tamamen normale döneceği anlamına gelmediğini belirtiyor.