Uluslararası antifaşist, antiemperyalist ve demokratik gençlik kampı bu yıl 31 Temmuz - 9 Ağustos tarihleri arasında Avusturya'nın Attersee gölü kıyısında gerçekleştiriliyor. Kampa yalnızca Almanya'dan değil; ABD, Yunanistan, Tunus, Türkiye, Ekvador, İspanya ve Meksika gibi daha pek çok ülkeden gençler katılıyor.
Almanya'dan Uluslararası Gençlik Derneği (IJV) ve DİDF-Gençlik'in yanı sıra çok sayıda kurum ve grup da bu buluşmaya çağrı yapıyor. Junge BAU, yerel ve bölgesel sendika gençlik kolları, Genel Öğrenci Komiteleri (AStA), öğrenci ve okul grevi inisiyatifleri, çevre grupları ile Sol Gençlik (Linksjugend), SDS, Die Falken ve BUND-Jugend gibi dernekler bu çağrıcılar arasında yer alıyor.
Kampal ilgili yapılan açıklamada, bunca farklı ülkeden gencin ve kurumun bu slogan etrafında buluşmasının tesadüf olmadığı vurgulanarak; “Çünkü dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar hepsi benzer sorunları, gelecek kaygılarını ve umutsuzlukları paylaşıyor. Düşen ücretler, artan kiralar, cep yakan fiyatlar veya yüksek okul harçları herkesin ortak derdi. Sosyal haklara, eğitime ve sağlığa yönelik saldırıları hep birlikte enselerinde hissediyorlar. Gençlik bugün sayısız savaşın sürdüğü bir dünyaya gözlerini açıyor. ABD'nin İran ve Lübnan'a yönelik son saldırıları, İsrail'in iki buçuk yılı aşkın süredir Filistin halkına uyguladığı soykırım ya da Rusya'nın Ukrayna'ya açtığı savaş bunlardan sadece birkaçı. Bir yandan demokratik haklarımız tırpanlanırken, diğer yandan birçok ülkede gerici güçler zemin kazanıyor. Ancak buna boyun eğmeyen ve kararlılıkla karşı duran gençlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Sadece Almanya'da iki kez 50 bin genci sokağa döken okul grevlerinde değil; Gazze'deki soykırıma karşı küresel eylemlerde, Nepal, Madagaskar veya Bangladeş'teki gibi kendi hükümetlerine karşı isyan eden gençlik hareketlerinde ve daha pek çok alanda bu direnişi görüyoruz. Savaşa, sömürüye, yoksulluğa ve geleceksizliğe karşı yükselen sesler artık daha gür çıkıyor; hareketler gün geçtikçe daha da güçleniyor” denildi.
“Güçleri birleştirmek ve deneyimleri paylaşmak”
Uluslararası kampın kendi ülkelerinde mücadele veren insanları bir araya getirdiği, birbirleriyle bağ kurduğunu ve yaşadıkları sorunların asıl kaynağını hep birlikte gözler önüne serildiği ifade edilen açıklamada; “Ana panellerde ve seminerlerde bu saldırılar ve altında yatan sebepler derinlemesine tartışılarak, bugün dünya çapında gençlik mücadelelerini ortaklaştıran unsurlar masaya yatırılıyor. İtalya'daki Filistin hareketi hakkında bilgi verecek konuklar, Almanya ve dünyadaki okul grevlerinden edinilen tecrübeler, ABD emperyalizminin saldırılarına dair Latin Amerika'dan aktarılan perspektifler ve Brezilya'dan faşist hükümete karşı verilen mücadele gibi birçok farklı deneyim, bu tartışmalara çok değerli katkılar sunup ortak bir değerlendirme zemini yaratacak” ifadelerine yer verildi.
Aynı zamanda kampat saldırıların hedefi olan insanlarla dayanışma büyütülürken, birlik ve beraberlik ruhunun da lafta kalmayıp bizzat yaşanacağının altı çizilen açıklamada; “Bu yıl dünyanın dört bir yanından bine yakın gencin kampa katılmasının beklenmesi, her şeyden önce gençliğin artık bu saldırılara sessiz kalmayacağının en net göstergesi. Çünkü bu kamp bize şunu kanıtlıyor: Bizi birleştiren sadece aynı dertlerden muzdarip olmamız değil, yan yana verdiğimiz bu ortak mücadeledir” ifadelerine yer verildi.
Yetenekleri keşfetmek ve geliştirmek
Kampat günlük seminer ve atölye çalışmalarında savaş, ırkçılık, kadına yönelik baskılar, çevre tahribatı gibi pek çok hayati konuda fikir alışverişinde bulunulacağı vurgulanan açıklamada şunlar söylendi; “Fabian Goldmann, Yasemin Acar, Nadja Habibi gibi isimlerin de aralarında bulunduğu konukların ufuk açıcı değerlendirmelerini dinleme fırsatı bulacağız. Çalışma gruplarında ise yepyeni beceriler edinip mevcut yeteneklerimizi geliştireceğiz.
Örneğin gazete, film, sosyal medya ve fotoğrafçılık gibi gazetecilik atölyelerinde; egemen medya hedef şaşırtıp toplumu kutuplaştıran propagandalar yayarken, gençliğin çıkarlarını savunan bir basının ve medyanın ne kadar hayati olduğu üzerinde durulacak. İnsanlara gerçekten ulaşabilmek için bir makalenin veya sosyal medya videosunun nasıl kurgulanması ve neleri içermesi gerektiği hep birlikte öğrenilecek. Tiyatro, sanat, grafiti, dans, dövüş sanatları, canlı müzik ve müzik prodüksiyonu gibi atölyelerde ise kültür ve sporun bir arada yaşanması, birleştirici ve örgütleyici bir unsur olarak merkeze alınacak. Birlikte üretmek dayanışmamızı perçinlerken, burada öğrenilenler kamptan sonra da yaşamaya devam edecek. Müzik geceleri düzenleyerek, bulunulan şehirlerde tiyatro, dövüş sanatları veya dans grupları kurarak ya da Almanya'nın dört bir yanındaki yerel festivallere katkı sunarak bu birikim daha geniş kitlelere aktarılacak. Üstelik müzik prodüksiyon atölyesinden her seferinde, katılımcıların bütün bir yıl boyunca diline dolanan en az bir "kamp şarkısı" çıkması da adettendir.”
Topluluğu ve beraberliği güçlendirmek
Boş zamanlarda kamp sonrasında da pek çok yerde başarıyla sürdürülen spor turnuvaları, çeşitli oyunlar ve kültürel akşam programları sayesinde gençlerine arasında bağların daha da güçleneceği belirtilen açıklamada; “Her akşam atölyelerden çıkan sonuçların sergilendiği, hep bir ağızdan işçi marşlarının söylendiği, dünyanın dört bir yanından farklı dansların öğrenildiği ve "Kontrast" gibi ekiplerin güçlü müzikal performanslarıyla sahne aldığı dopdolu programları hep birlikte hazırlıyoruz. Doğa yürüyüşleri ve gezilerde ise sadece birlikte vakit geçirmeyi değil, tarihle yüzleşmeyi de ön planda tutuyoruz. Örneğin geçtiğimiz yıllarda Viyana'daki Karl-Marx-Hof hakkında yerinde çok şey öğrenen katılımcılar, bu yıl da Mauthausen Toplama Kampı Anıtı'nı ziyaret etmeyi planlıyor. Tüm bunlar ve kampın kolektif bir ruhla organize edilmesi; yani yemekleri birlikte pişirmek, temizliği birlikte yapmak ve kampın tüm işleyişini beraber omuzlamak aramızdaki birliği daha da sağlamlaştırıyor. Bu 10 gün boyunca aslında birçoğumuzun hayalini kurduğu o dünyayı bizzat yaşatıyoruz. Sömürünün, savaşın, yıkımın ve ayrışmanın yerini; dayanışmanın, ortaklığın ve sıkı bir beraberliğin aldığı bir dünyayı.” Denildi.
Uluslararası demokratik, antifaşist ve antiemperyalist yaz kampının kesinlikle kaçırılmaması gereken bir buluşma olduğuna işaret edilen açıklamada. Kampa katılmak isteyen herkesin yerel IJV ve DİDF-Gençlik şubeleriyle iletişime geçebileceği ya da bu adres üzerinden kayıt yaptırabileceği bildirildi.