Frost & Sullivan tarafından OSS Derneği için hazırlanan rapor, binek otomobil ve hafif ticari araçlardan oluşan hafif araç parkı kapsamında Türkiye satış sonrası pazarının mevcut büyüklüğünü, büyüme dinamiklerini, ürün gruplarına göre pazar yapısını, servis ve dağıtım kanallarındaki değişimi, elektrikli araç dönüşümünü, e-ticaretin etkisini ve pazarı şekillendiren temel trendleri kapsamlı biçimde ortaya koydu. Raporu değerlendiren sektör yetkililerinden Ali Özçete, “OSS Derneği olarak, Türkiye otomotiv satış sonrası pazarına ilişkin veri temelli çalışmaları sektörümüzün gelişimi açısından son derece değerli görüyoruz. Daha önce satış sonrası yenileme pazarının büyüklüğünü ortaya koyan çalışmamızla sektörümüz adına önemli bir eşiği aşmıştık. Bugün ise güncel analizimiz, pazarın yalnızca büyümediğini, aynı zamanda nitelik değiştirdiğini de açık biçimde gösteriyor. Türkiye’de hafif araç parkı 22,8 milyon adedi aşarken, araçların yüzde 74’ünün 5 yaşın üzerinde olması satış sonrası ürün ve hizmetlere yönelik güçlü talebin süreceğine işaret ediyor. Bununla birlikte elektrikli araçlar, ADAS sistemleri, dijitalleşme, e-ticaret ve yüksek teknolojili parçalar, sektörümüzün önündeki yeni büyüme alanlarını tanımlıyor” dedi.
Satış sonrası gelirindeki artış araç parkını solladı
Rapora göre, Türkiye’de binek otomobil ve hafif ticari araçlardan oluşan toplam hafif araç parkı 2025 itibarıyla 22 milyon 826 bin 24 adede ulaştı. Aynı dönemde satış sonrası pazarının hafif araçlar kapsamındaki geliri ise 7 milyar 567 milyon dolar olarak gerçekleşti. Orta ve ağır ticari araçlar da eklendiğinde bu rakam 10.2 milyar dolara ulaştı. Böylece satış sonrası gelir, 2023-2025 döneminde araç parkındaki büyümeden daha hızlı artış gösterdi. 2023 yılında 6 milyar 466 milyon dolar seviyesinde olan satış sonrası gelir, 2025 yılında 7 milyar 567 milyon dolara yükselirken, aynı dönemde satış sonrası gelirde yıllık bileşik büyüme oranı yüzde 8,2 oldu. Araç parkı ise aynı dönemde yüzde 6,3 yıllık bileşik büyüme ile 20 milyon 211 bin 6 adetten 22 milyon 826 bin 24 adede ulaştı. Raporda, Türkiye satış sonrası pazarının artık yalnızca araç parkındaki büyüme ile değil, araç teknolojilerindeki karmaşıklık, elektrikli araçların yaygınlaşması, ADAS (sürücünün güvenliğini artıran ve kazaları önlemeye yardımcı olan kamera, radar, ultrasonik sensör ve yazılımlardan oluşan sistemler), yüksek değerli parça ve sistemlerin artan payı, dijital kanalların güçlenmesi ve değişen tüketici davranışlarıyla şekillendiğine dikkat çekildi. Bu kapsamda Türkiye otomotiv satış sonrası pazarının yeni büyüme döneminde, klasik bakım ve onarım ihtiyacının yanında, teknoloji odaklı parça ve servis çözümlerinin de belirleyici hale geldiği vurgulandı.

Türkiye satış sonrası pazarı yeni bir büyüme evresine girdi
Türkiye otomotiv sektörü, üretim, ihracat, iç pazar, yan sanayi ve satış sonrası hizmetleriyle ekonominin en stratejik alanlarından biri olmayı sürdürüyor. Ana sanayinin tamamlayıcısı konumundaki otomotiv satış sonrası sektörü ise, artan araç parkı, yükselen ortalama araç yaşı, büyüyen ikinci el pazarı, değişen mobilite alışkanlıkları ve araç teknolojilerindeki dönüşümle birlikte daha kritik bir yapıya kavuşuyor. Frost & Sullivan tarafından OSS Derneği için hazırlanan güncel analiz, Türkiye satış sonrası pazarının hem güçlü talep potansiyeline hem de yeni dönem risklerine işaret ediyor. Rapora göre, Türkiye’de otomotiv satış sonrası pazarı, geniş ve yaşlanan araç parkı sayesinde yapısal olarak güçlü bir talep potansiyeli taşımaya devam ederken; oyuncuların bu potansiyeli yakalayabilmesi için kâr marjları, işletme sermayesi, nitelikli iş gücü, stok yönetimi, e-ticaret, elektrikli araç servis kabiliyeti ve teknoloji yatırımları gibi alanlarda daha çevik hareket etmesi gerekiyor. Raporda, satış sonrası pazarını etkileyen başlıca trendler arasında rekor hafif araç satışları, büyüyen ve yaşlanan araç parkı, kâr marjı baskısı, sıkılaşan ticari koşullar, nitelikli teknisyen sorunu, e-ticaret büyümesi, elektrikli araç adaptasyonu, araç parkındaki marka çeşitliliği ve Asya menşeli parça teminindeki artış öne çıkıyor.
Araç parkı büyüyor, yaşlanıyor
Türkiye’de hafif araç parkının büyümeye devam etmesi, satış sonrası pazarının en önemli yapısal desteklerinden biri olmaya devam ediyor. Rapora göre, 2025 itibarıyla Türkiye’de binek otomobil ve hafif ticari araçlardan oluşan hafif araç parkı 22 milyon 826 bin 24 adede ulaştı. 2023 yılında 20 milyon 211 bin 6 adet olan hafif araç parkı, 2025’e kadar yüzde 6,3 yıllık bileşik büyüme kaydetti. Araç parkındaki büyümenin yanında, araçların yaş yapısı da satış sonrası talebi doğrudan etkiliyor. Türkiye’de hafif araç parkının ortalama yaşı 2022 yılında 13,9 iken, 2025 yılında 14,3’e yükseldi. Rapora göre Türkiye’deki hafif araçların yüzde 74’ü 5 yaşın üzerinde bulunuyor. Araç parkının yüzde 26’sı 0-5 yaş, yüzde 17’si 6-10 yaş, yüzde 19’u 11-15 yaş, yüzde 13’ü 16-20 yaş, yüzde 25’i ise 21 yaş ve üzeri araçlardan oluşuyor. Bu tablo, özellikle garanti dışı araçların bakım ve onarım ihtiyacına hizmet veren bağımsız satış sonrası kanalı açısından güçlü bir talep potansiyeline işaret ediyor. Araç yaşının yükselmesi, bakım,onarım, aşınma-yıpranma kaynaklı parça değişimi ve hasar onarım ihtiyacını artırırken; ekonomik koşullar nedeniyle tüketicilerin daha uygun maliyetli onarım alternatiflerine yönelmesi de bağımsız servis ve yedek parça kanalının önemini artırıyor.
Hafif araç satışları 2025’te 1,4 milyon adede yaklaştı
Rapora göre Türkiye’de hafif araç satışları, son yıllarda güçlü bir büyüme performansı sergiledi. 2023 yılında 1 milyon 232 bin 635 adet olan hafif araç satışları, 2025 yılında 1 milyon 368 bin 400 adede ulaştı. Böylece 2023-2025 döneminde hafif araç satışlarında yüzde 5,4 yıllık bileşik büyüme kaydedildi. Yeni araç satışlarındaki artış, orta ve uzun vadede satış sonrası pazarına yeni bir araç havuzu kazandırırken, mevcut parkın yaşlı yapısı kısa vadede bakım ve onarım talebini desteklemeyi sürdürüyor. Raporda, yeni araç satışlarındaki yüksek seviyeye rağmen Türkiye satış sonrası pazarının temel dinamiğinin yalnızca yeni araçlardan değil, büyük ölçüde yaşlanan araç parkı, artan kilometre kullanımı ve hasar onarım ihtiyacından beslendiği ifade ediliyor.
Araç başına yıllık kilometre artıyor
Türkiye’de araç kullanım yoğunluğu da satış sonrası pazarının büyümesini destekleyen bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Rapora göre, araç başına ortalama yıllık kilometre 2023 yılında 14 bin 72 kilometre iken, 2025 yılında 14 bin 590 kilometreye yükseldi. Bu artış, lastik, fren, filtre, yağ, süspansiyon, rulman ve soğutma sistemi gibi temel yedek parça kategorilerinde aşınma kaynaklı değişim ihtiyacını artırıyor. Binek otomobillerde yıllık ortalama kilometre kullanımının 2020 sonrasında toparlanma eğilimine girdiği, pikap/van ve minibüslerde ise kullanımın dalgalı seyretmesine rağmen 2030’a kadar büyüme beklendiği belirtiliyor. Özellikle e-ticaret, son kilometre teslimatları, şehir içi mobilite, filo kullanımı ve ikinci el araçların aktif kullanımı, parça değişim döngülerini doğrudan etkiliyor. OSS Derneğinin güncel raporuna göre, Türkiye otomotiv satış sonrası pazarının binek otomobil ve hafif ticari araçlardan oluşan hafif araçlar kapsamındaki büyüklüğü 2025 yılında 7 milyar 567 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2023 yılında 6 milyar 466 milyon dolar seviyesinde olan pazar büyüklüğü, 2025’e kadar yıllık bileşik yüzde 8,2 büyüme kaydetti.