Farelerde Yapılan Testlerde Etkileyici Sonuçlar Gözlemlendi
Molecular Therapy dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, yaşlı farelere uygulanan tek doz bir gen terapisi enjeksiyonu yaşam süresini yüzde 20'den fazla uzattı. Üstelik bu tedavi sadece yaşam süresini artırmakla kalmadı; yaşlanmaya bağlı organ bozulmalarını da önemli ölçüde yavaşlattı. Araştırmacılar, bunun yaşlı hayvanlarda hem ömrü hem de sağlıklı yaşam süresini uzatabildiği gösterilen ilk FGF21 temelli gen terapisi çalışması olduğunu belirtiyor.
Profesör Fatima Bosch liderliğindeki ekip, çalışmada FGF21 adı verilen metabolik hormonu üretmek üzere tasarlanmış bir gen terapisi kullandı. Araştırmacılar, adeno-ilişkili viral vektör (AAV) adı verilen ve gen terapilerinde yaygın olarak kullanılan bir taşıyıcı yardımıyla FGF21 genini farelerin iskelet kaslarına aktardı. Tek bir kas içi enjeksiyonun ardından kas hücreleri sürekli olarak FGF21 üretmeye başladı. Kana karışan bu protein ise tüm vücutta etkilerini gösterdi.
27 ay süren araştırmanın sonuçları oldukça dikkat çekici. Tedavi uygulanan farelerin yaşam beklentisinin kontrol grubuna kıyasla yüzde 20,54 oranında arttığı görüldü. Bunun yanında farelerin vücut ağırlıkları ve yağ birikimleri daha sağlıklı seviyelere gerilerken, insülin duyarlılığı ve glikoz metabolizması da iyileşti. Araştırmacılar ayrıca enerji harcamasında artış gözlemlediklerini belirtiyor.
Sadece Ömrü Uzatmıyor, Sağlığı da İyileştiriyor
Tedavinin etkileri yalnızca metabolizma ile sınırlı kalmadı. Yağ dokusunda iltihaplanmanın azaldığı ve mitokondriyal faaliyetlerin güçlendiği tespit edilirken, karaciğerde yaşlanmaya bağlı bazı bozulmaların önüne geçildiği görüldü. Böbreklerde hasar göstergeleri azalırken, kalpte ise fibrozis ve amiloidoz gibi yaşlanma ile ilişkilendirilen sorunların büyük ölçüde engellendiği kaydedildi. Araştırma ayrıca farelerin fiziksel performanslarını daha uzun süre koruduğunu ve koordinasyon, güç ve dayanıklılık gibi alanlarda daha iyi sonuçlar verdiğini ortaya koydu.
Belki de en dikkat çekici bulgulardan biri beyinde görüldü. Araştırmacılar, tedavi edilen yaşlı farelerin hafıza ve öğrenme performanslarında belirgin iyileşmeler tespit etti. Hatta bazı testlerde elde edilen sonuçların genç farelerin performansına yaklaştığı belirtiliyor.
Ekip tarafından yapılan genetik ve hücresel analizler, bu etkinin arkasındaki mekanizmalara da ışık tuttu. Bulgular, FGF21 gen terapisinin hücrelerin enerji üretim merkezleri olan mitokondrilerin işlevlerini güçlendirdiğini gösteriyor. Bunun yanında hücrelerin protein üretim ve geri dönüşüm süreçlerinde yaşla birlikte ortaya çıkan bozulmaların da önemli ölçüde düzeldiği görüldü. Karaciğerin toksinleri temizleme kapasitesinin artması da tedavinin öne çıkan etkileri arasında yer aldı.
İnsanlar Üzerindeki Klinik Deneyler Bu Yıl Başlayabilir
Bu çalışma aslında araştırma ekibinin yaklaşık on yıldır yürüttüğü araştırmanın son halkası niteliğinde. Aynı ekip daha önce FGF21 tabanlı gen terapisinin farelerde obeziteyi, insülin direncini ve tip 2 diyabeti tersine çevirebildiğini göstermişti. Geçtiğimiz yıl yayımlanan bir başka araştırmada ise aynı yaklaşımın, metabolik bozukluklarla ilişkili ciddi bir karaciğer hastalığı olan MASH'ın belirtilerini kalıcı şekilde azaltabildiği ortaya konmuştu.
Bu sonuçlar klinik uygulamaya da kapı aralamış durumda. ABD merkezli biyoteknoloji şirketi Kriya Therapeutics, FGF21 tabanlı bu gen terapisini KRIYA-497 adıyla geliştirmeyi sürdürüyor. Şirket şu anda tedaviyi özellikle MASH hastalarında test etmeyi planlıyor ve insan klinik deneylerinin 2026 yılında başlaması bekleniyor.
Öte yandan uzmanlar, bu sonuçların henüz fare deneylerinden elde edildiğini ve insanlarda aynı etkinin görülüp görülmeyeceğinin bilinmediğini hatırlatıyor. Yaşlanma biyolojisi fareler ve insanlar arasında önemli farklılıklar gösterebildiği için, klinik deneylerden gelecek sonuçlar belirleyici olacak. Yine de tek seferlik bir gen terapisi enjeksiyonunun yaşlanmanın etkilerini azaltabilmesi ve yaşam süresini anlamlı ölçüde uzatabilmesi, bu alanın geleceği açısından oldukça umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.