Ana içeriğe geç

Kargo yok, heyecan çok! Dünyanın konuştuğu yeni dijital bağımlılık

Güney Kore'de milyonlarca kişinin kullandığı "dopamin siteleri", gerçek ürün göndermeden sipariş heyecanı yaşatıyor. Uzmanlara göre beyni mutlu eden şey ürün değil, onu bekleme hissi. Peki bu akım Türkiye'ye gelirse ne olur?

Kargo yok, heyecan çok! Dünyanın konuştuğu yeni dijital bağımlılık
Türkiye Gazetesi
16

Güney Kore'de milyonlarca kişinin kullandığı "dopamin siteleri", gerçek ürün göndermeden sipariş heyecanı yaşatıyor. Uzmanlara göre beyni mutlu eden şey ürün değil, onu bekleme hissi. Peki bu akım Türkiye'ye gelirse ne olur?

İnternetten alışveriş yapanların en heyecanlı anı hangisi? Sepete ürün eklemek mi, "Siparişiniz alındı" mesajını görmek mi, yoksa haritada kuryenin yaklaştığını izlemek mi? Güney Kore'de ortaya çıkan dijital bir akım, aslında insanların en çok bu bekleme sürecinden keyif aldığı fikrinden yola çıkarak yeni bir bağımlılığın kapısını aralıyor.

Bu akımın adı "Dopamin siteleri" ya da yerel adıyla do-farming platformları... Bu platformlar kullanıcıya gerçek bir alışveriş deneyimi sunuyor. Ürün seçiliyor, sepete ekleniyor, ödeme ekranı geçiliyor, kurye haritada takip ediliyor, hatta "teslim edildi" bildirimi bile geliyor. Ancak kapıya hiçbir zaman paket gelmiyor. Çünkü ortada satın alınan gerçek bir ürün bulunmuyor.

ASIL BAĞIMLILIK ÜRÜN DEĞİL, BEKLEMEK

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Mader Bengisu Bilgen, bu sistemin beynin ödül mekanizmasını hedef aldığını söylüyor. "İnsanlar çoğu zaman ürünü aldığı için değil, ona yaklaştığını hissettiği için dopamin salgılıyor. Beyin ödüle ulaşırken daha yoğun tepki verebiliyor" diyen Bilgen, “Yani aslında mutlu eden yeni telefon, yeni ayakkabı ya da yeni kahve makinesi değil...” diye ekliyor.

TÜRKİYE'DE DE BENZERİNİ YAŞIYORUZ

Türkiye'de internetten alışveriş yapan milyonlarca kişi sipariş verdikten sonra defalarca uygulamayı açıp kargonun nerede olduğunu kontrol ediyor.

  • "Hazırlanıyor"
  • "Kargoya verildi"
  • "Dağıtıma çıktı"

Bu bildirimler çoğu zaman ürünün kendisi kadar heyecan veriyor. Hatta bazı kullanıcılar siparişten sonra kurye haritasını dakikalarca izliyor, kapı zili çalmadan önce pencereden aşağı bakıyor. Uzmanlara göre beyni harekete geçiren de tam olarak bu beklenti duygusu.

Toplumda dopamin çoğu zaman "mutluluk hormonu" olarak bilinse de psikologlara göre asıl görevi beklenti ve motivasyonu yönetmek. Bilgen, sanal sipariş deneyiminde beynin, ürün hiç gelmeyecek olsa bile ödül yaklaşıyormuş gibi tepki verebildiğini belirtiyor. Bu nedenle bazen alışverişten alınan haz, satın alınan üründen değil; ürün seçme, ödeme yapma ve kargoyu bekleme ritüelinden kaynaklanabiliyor.

İlginç olan ise uzmanların bu sistemi tamamen zararlı görmemesi. Bilgen'e göre dürtüsel alışveriş yapan veya kendini sürekli alışverişe engel olamayan bazı kişiler için bu uygulamalar, gerçek para harcamadan satın alma isteğini geçici olarak yatıştırabilir. Bu yönüyle sistem; nikotin bağımlılarının kullandığı nikotin sakızı gibi, davranışın zararını azaltmaya yönelik bir simülasyon olarak değerlendirilebilir.

Mader Bengisu Bilgen, beklenti üzerine kurulu dijital deneyimlerin sürekli tekrar edilmesinin beynin doğal ödül sistemini değiştirebileceği uyarısında bulunuyor. Bilgen, “Gerçek yaşamın verdiği tatmin azalırken kişi sürekli yeni bildirim, yeni sipariş ve yeni heyecan arayışına girebilir. Bugün Güney Kore'de başlayan bu ilginç akım, sosyal medya trendlerinin hızla yayıldığı düşünüldüğünde yarın Türkiye'de de karşımıza çıkabilir. Ve belki de yakın gelecekte insanlar, hiç gelmeyecek bir kargoyu beklemekten gerçekten mutlu olmaya başlayabilir” diyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler