Bunların çoğu zaten ünlü soyadına sahip ailelerde dünyaya gelmiş kişiler. Anne ya da babaları, hatta bazılarının büyükanne ve büyükbabaları ünlü olduğundan onlar da pırıltılı dünyanın içine doğdular.
Çoğu başka seçenek bile aramadan ünlü ailelerin mesleklerine yöneldi.Bu durumda da kariyer kapıları önlerinde hızlıca açıldı... Belki başkalarının büyük çaba harcayarak erişebileceği basamakları onlar ünlü aileleri sayesinde hızlıca tırmandı.
Bunun örneklerini sinema, TV ve moda dünyasında sık sık görmek mümkün zaten. Kuşaklar vee isimler değişse de bazı soyadları baki kalıyor.
Ama son günlerde çok konuşulan öyle biri var ki...
Çok izlenen bir dizide oynuyor, kariyerine başlarken ona ayrıcalık sağlayan ünlü bir aileden gelmiyor. Yine de azmi ve çabasıyla genç sayılacak yaşında zirveye ulaştı.
TORPİL DEĞİL ALIN TERİ
Öyküsünü "Torpil değil emek ve alın teri" diye özetleyebileceğimiz bu oyuncu Olivia Cooke. Şu sıralarda çok konuşulan House of Dragon adlı dizide rol alıyor Cooke.
32 yaşındaki Cooke, gösteri dünyasıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan bir ailede dünyaya geldi. Annesi bir satış temsilcisi, babası ise polis memuru.
İngiltere'nin Manchester kentine yakın Oldham adlı kasabada doğup büyüyen Olivia Cooke, rol aldığı House of Dragon adlı dizi sayesinde Hollywood'da adını duyurdu.
Hatta ailesindeki ilk ve tek ünlü olma unvanını da eline geçirdi.
BAŞLARDA OKULA BİLE KABUL EDİLMEDİ
Aslına bakılırsa Olivia Cooke'nin bu noktaya gelmesi de çok kolay olmadı anlattığına göre..
Çünkü TV ve sinema dünyasında kendisi gibi çalışan sınıftan bir aileye mensup olanların sayısı azdı ve önceleri kendini dışlanmış bile hissetti.
Üstelik sektörde ona destek olacak, belki yolunun açılmasını sağlayacak bağlantıları da yoktu. Hatta tam tersine başlarda önüne bir sürü engel çıktı.
Henüz 21 yaşındayken Londra'da taşındı. Çünkü hayali oyuncu olmaktı. Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi'ne başvurdu ama kabul edilmedi.
'BÜYÜK HAVUZDAKİ KÜÇÜK BALIKSIN'
Zaten o dönemde ajansı da ona Londra gibi büyük bir havuzdaki küçük balık olacağını söylemişti. Ama yılmadı Olivia Cooke.
Hayallerinin peşinden adım adım gitti.
İlk olarak 2012'de BBC'de Blackout adlı dizide kamera karşısına geçti. Sonrasında yeteneğiyle dikkat çekmeye başladı.
Üstelik çalışma azmi onun ülkesinden çıkıp Hollywood'a uzanmasını da sağlaDı. Bates Motel ile ABD TV dizilerine geçiş yaptı.
Bunun ardından bavulunu topladı ve New York'a taşındı. Orada bazı filmlerde küçük roller üstlendi.
STEVEN SPIELBERG KADERİNİ DEĞİŞTİRDİ
Ama Olivia Cooke'nin hayatını değiştiren, usta yönetmen Steven Spielberg'in dikkatini çekmesi oldu. Ready Player One'da başrole seçildi.
Artık çocukluk hayallerinin önünde hiçbir şey duramazdı.
Sonraki yükselişi de hızlı oldu Cooke'nin. 2019'da Oscar ödüllü Sound of Metal'de çalıştı.
Geçen yıl da The Girlfriend adı çok izlenen diziye seçildi.
Şu anda rol aldığı House of Dragon ise Olivia Cooke'nin görünürlüğünü artırdı, üstelik kariyerinde de önemli bir dönüm noktası oldu.
�
'DOĞDUĞUM YERDE KALSAYDIM NE OLURDU, MERAK EDİYORUM'
Genç oyuncu eğe hayallerinin peşinden gitmeyip Manchester'da kalsaydı nasıl bir hayatı olabileceğini de durup düşünüyor zaman zaman.
Verdiği bir röportajda bu konuda şunları söyledi genç oyuncu: " "Sadece tahmin ediyorum ve geçmişe bakarak söylüyorum, ama eğer burada, işçi sınıfından bir kuzeyli oyuncu olarak kalsaydım, bu kariyer yoluna sahip olur muydum diye merak ediyorum."
Olivia Cooke, son dönemde House of Dragon dizisiyle gündemde.