Ana içeriğe geç

Mustafa Altınkaya’nın taşlaması gündem oldu: NATO yüzümüze kara

Geleneksel halk ozanlığı kültürünü günümüze taşıyan Mustafa Altınkaya, NATO Zirvesi’ni hicvetti. Altınkaya’nın “NATO Başımıza Bela” adlı taşlaması sosyal medyada yüz binlerce kişiye ulaştı. Bağlamasıyla seslendirdiği eserde Altınkaya; emperyalist sisteme sert eleştiriler yöneltti.

Mustafa Altınkaya’nın taşlaması gündem oldu: NATO yüzümüze kara
Aydınlık
16

Taşlamasında yabancı misafirlerin gelişleri sırasında yapılan hazırlıkları eleştiren Altınkaya, “Macron koşacak diye dip köşe sildiler” ve “Fakirlerin evi damı baştan boyandı / Garipler de perde arkasına saklandı” dizeleriyle duruma tepki gösterdi.

‘HELAL DİYECEK DİL BULAMADIM’

Eserin en çok dikkat çeken bölümlerinden biri, NATO için kurgulanan sembolik cenaze namazı oldu. Kurumu “Boynumuza tasma / Yüzümüze kara” olarak niteleyen Altınkaya, dizelerinde “Yürüyün NATO’nun cenaze namazına / Uyun Beştepe’de hazır olan imama” çağrısı yaptı. Ozan, cenazede helallik istendiği anı ise “Cihanda helal diyecek dil bulamadım” diyerek hicvetti.

‘ECNEBİLERİN AYAĞI ALTINDA ÇAMUR OLMAYIZ’

Eserin geniş yankı uyandırmasının ardından gazetemize konuşan Mustafa Altınkaya, taşlamanın ortaya çıkış hikâyesini anlattı. Gündelik siyasete girmemeye özen gösterdiğini belirten Altınkaya, memleketin bağımsızlığı söz konusu olduğunda âşıklık geleneğinin gereği olarak sessiz kalamayacağını ifade etti.

Normal şartlarda birleştirici türkülerle topluma moral vermeyi vazife edindiğini söyleyen Altınkaya, emperyalizme karşı duruşun tarihsel bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:

“Türkiye’nin bağımsızlığı, ecnebilerin ayağının altında çamur olmamak gibi bazı kırmızı çizgiler var. Bu bizim halk ozanları, âşıklar geleneğimizin en köklü esaslarından birisidir. Pir Sultanlardan, Mahzuni Şeriflerden gelen bu çizgiye sahip çıkma eğilimi hep mevcuttur. Bugün toplumun ezici çoğunluğu emperyalizme, Amerika’ya ve İsrail’e karşıdır.”

‘HEM İKTİDAR HEM BELEDİYE AKIL TUTULMASI YAŞADI’

Ankara’daki NATO Zirvesi hazırlıklarının trajikomik bir hâl aldığını belirten Altınkaya, eserindeki eleştirilere açıklık getirdi. Yalnızca hükümeti değil, yerel yönetimi de sert bir dille eleştiren sanatçı, “Garip gurebanın oturduğu evlerin önünü NATO muşambasıyla kapatmak, belediyenin yıllardır doldurmadığı çukuru, yapmadığı yolu sırf NATO Zirvesi için yapması, Macron koşacak diye ekstra güvenlik önlemleri alınması trajikomik bir hâl aldı. Bu eleştiri sadece hükümete olmamalı, buna belediye de dâhil. Yıllardır Ankara’nın çukur, yol ve mazgal sorununu yeni mi keşfettiniz? İlla bir NATO Zirvesi mi gerekiyordu? Hem muhalefetin hem hükümetin bir akıl tutulması yaşadığını, milletimizi küçük düşürdüğünü gördüm. Artık canıma tak etti.” değerlendirmesinde bulundu.

‘MEDYA ŞİRAZEYİ KAYDIRDI’

Medyanın zirve sürecindeki tutumuna da tepki gösteren Altınkaya, “Trump ne hediye getirecek, uçak mı verecek, tank mı verecek diye medyanın aciz bir dilenci moduyla beklemesi artık şirazeyi kaydırdı ve bende de illallah ettirdi.” ifadelerini kullandı.

‘MAHZUNİ OLSA NE YAZARDI DEDİM’

Eserin üretim sürecini anlatan Altınkaya, yaşananlar karşısında Mahzuni Şerif veya Abdullah Papur gibi isimlerin ne tepki vereceğini düşündüğünü belirtti. Altınkaya, “Kendi kendime ‘Kalem var, kâğıt var, saz var. Ne eksik? Söyleyecek bir yürek eksik.’ deyip yazmaya başladım. Malzeme çok olduğu için yazmak çok kolay oldu. O kızgınlığımı dökmek için havalandırdım. Sosyal medyada paylaşınca da halkımız anında sahiplendi” dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler