Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, gelecek hafta Azerbaycan ve Ermenistan’ı ziyaret ederek Güney Kafkasya’daki bu iki eski hasımla AB’nin stratejik angajmanını daha da geliştirmeyi hedefliyor. Konuya vakıf Erivan ve Bakü kaynakları, bilgiyi Euronews’e doğruladı.
AB yürütmesinin başındaki isim 1 Temmuz’da Bakü’yü ziyaret edecek ve burada Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile ülkenin Avrupa’ya yönelik artan enerji tedariki –AB-Azerbaycan ilişkilerinin ana sütunu– ile AB ekonomileri için artık hayati önem taşıyan bölgesel altyapı projelerinde işbirliğini ele alacak.
Bu, von der Leyen’in 2022’den bu yana Bakü’ye ilk ziyareti olacak. O dönemde, Avrupa Rus enerjisinden uzaklaşırken acil alternatif gaz kaynaklarına ihtiyaç duyduğu için AB ile Azerbaycan stratejik enerji ortaklığı anlaşması imzalamıştı.
Aynı zamanda bu, Karabağ yüzünden on yıllar süren savaşın ardından, Moskova’nın nüfuz alanında sayılan bir bölgede yer alan Ermenistan ve Azerbaycan’ın barışma konusunda uzlaşmaya varmasından bu yana yapılan ilk ziyaret.
Ziyaret, Mart ayında Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa’nın Bakü’de Aliyev’le yaptığı görüşmelerin ardından, AB’nin bölgeyle yürüttüğü stratejik siyasi diyaloğun devamı niteliğinde. Costa, o görüşmelerde Brüksel ile Bakü’nün savunma, güvenlik ve dijital gelişmeler alanlarında daha yakın işbirliği için, mevcut enerji ve kritik altyapı bağlarını aşan yeni bir çerçeve üzerinde çalıştığını söylemişti.
Costa Mart ayında yaptığı açıklamada, “Bu, geleceğe dair ortak vizyonumuza güçlü bir mesaj veriyor” diyerek, “enerji güvenliğinin AB’nin Azerbaycan’la işbirliğinin temel taşlarından biri olduğunu” vurgulamış ve Azerbaycan’ın AB’nin gaz, petrol ve yeşil enerji tedarik kaynaklarını çeşitlendirme çabalarının merkezinde yer aldığının altını çizmişti.
Halihazırda 16 Avrupa ülkesi Azerbaycan gazı alıyor; bunların 10’u AB üyesi. Mayıs ayında Bakü’yü ziyaret eden İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin de vurguladığı gibi, İtalya Azerbaycan enerji kaynaklarının en büyük AB alıcısı konumunda.
Orta Koridor: Avrupa’nın yeni ticari önceliği
Bağlantı altyapısı da artık AB-Azerbaycan işbirliğinin bir diğer kilit alanı. Orta Koridor’un geliştirilmesi, İran kaynaklı kesintilerin ardından Güney Kafkasya üzerinden Avrupa ile Asya arasında yeni ve alternatif taşıma hatları kurulması açısından stratejik bir fırsat olarak görülüyor.
Von der Leyen’e her iki ziyarette de eşlik etmesi beklenen Komşuluk ve Genişlemeden Sorumlu AB Komiseri Marta Kos, bu hafta AB’nin yeni Bağlantı Gündemi Platformu’nu başlattı. Bu platform aracılığıyla AB, hükümetler, finans kuruluşları ve özel yatırımcıların katkılarıyla Orta Koridor projelerine katılacak. Şu ana dek AB fonları 80 milyon avroyu aşarken, ulaşım, enerji ve dijital altyapı yatırımları için 2 milyar avronun üzerinde bir hedef konmuş durumda.
Kos, X’te paylaştığı bir videoda yeni AB bağlantısallık girişimini anlatarak, Avrupa’nın ticaret yolları ve enerjisini daha güvenli hale getirmesinin, artık güven vermeyen geleneksel güzergahlardan uzaklaşmasının kritik olduğunu ve Avrupa’nın kendi payına düşeni yapma zamanının geldiğini söyledi.
“İran’daki son savaş başlamadan önceki ve sonraki uçuş haritalarına bakın. Neredeyse tüm uçaklar Kafkasya üzerinden geçmeye başladı. Ticaretimizi, enerji ve dijital bağlantılarımızı güvence altına alabileceğimiz güzergah, işte burası, Orta Koridor” diyen Kos, Orta Koridor’un Avrupa ile Asya’yı Türkiye ve Güney Kafkasya üzerinden bağladığını anlattı.
Genişlemeden sorumlu AB komiseri, güzergah boyunca yürütülen ticaretin, yaşanan darboğazlar ve engellere rağmen bugün 2022’ye kıyasla dört katına çıktığını, buna karşın yük gemilerinin Avrupa’ya ulaşmasının, örneğin Romanya’ya varmasının hâlâ 45 günü bulabildiğini kaydetti.
“Hedefimiz ne mi? Bunu sadece 15 güne indirmek. Bu, yüklerin deniz yoluyla Avrupa’ya taşınmasından belirgin biçimde daha hızlı. Nasıl mı? Yolları, demiryollarını, limanları iyileştirerek ve sınır kapılarındaki gecikmeleri azaltarak” diyen Kos, AB’nin hedeflerini özetledi.
“Bu, işletmelerimizin maliyetlerini düşürmeye ve AB’de yaşayan insanlar için ürünlerin ucuzlamasına yardımcı olacak. Ekonomimizi büyütmemizi sağlayacak” diye konuştu genişleme komiseri.
“Aynı zamanda onlarca yıllık çatışmanın ardından bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerde yaşanan iyileşmeyi destekleyecek, doğudaki komşularımızın ekonomilerini güçlendirecek. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da kömür ve çeliğin bizim için yaptığı şey de tam olarak buydu” sözleriyle devam etti.
Kos, “Bu, Avrupa Komisyonu’nun önceliği: ticaret, enerji ve dijital bağlantılarımızı güvenilir güzergahlar üzerinden güvence altına almak” diyerek sözlerini tamamladı ve böylece AB liderliğinin Bakü ziyaretinin zeminini çizdi.
Aliyev, Mart ayında Costa’ya, İran’daki savaşın yol açtığı küresel transit sistemlerindeki aksamalar nedeniyle Güney Kafkasya’nın ekonomik ve transit potansiyelinin arttığını, Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan Orta Koridor’un geliştirilmesi için yeni fırsatların doğduğunu söylemişti.
Meloni ise Mayıs ayındaki Bakü ziyaretinde, Azerbaycan’ın Avrupa ile Asya arasında bir enerji merkezi olarak rolünü güçlendirmesini istediğini, İtalya’nın da “Avrupa pazarına ayrıcalıklı kapı” işlevi görebileceğini dile getirmişti.
Kapasitenin artırılması, Azerbaycan gazını Türkiye, Yunanistan ve Arnavutluk üzerinden İtalya’nın güneyine taşıyan Güney Gaz Koridoru’nun son ayağı Trans-Adriyatik Boru Hattı’nın genişletilmesini gerektiriyor.
Yeni bölgesel gündemin zemininde barış
Bu yeni girişimler, neredeyse kırk yıl süren trajik bir çatışmanın ardından Azerbaycan ile Ermenistan’ın tarihi barış anlaşmasını imzalaması sayesinde mümkün oldu. İki ülke şimdi uluslarının ve bölgenin ortak ekonomik geleceğini şekillendirmeye tam anlamıyla odaklanmış durumda.
Komisyon başkanının her iki ülkeye yapacağı ziyaret, yalnızca siyasi bir mesaj taşımakla kalmıyor; AB’nin artık bu devletlerle çatışma değil barış zemininde, geleceğe dönük ortak ekonomik projeler için ilişki kurduğunun da sembolik bir göstergesi.
Von der Leyen, AB’nin kısa süre önce Ermenistan için bir destek paketi açıkladığı ve Paşinyan’ın son seçimlerde net biçimde Batı yanlısı bir yetki kazanmasının ardından, stratejik AB-Ermenistan ilişkilerini daha da geliştirmek amacıyla Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile görüşmeler yapmak üzere Erivan’a da gidecek.
Avrupa Komisyonu, 7 Haziran’daki kritik seçimlerden birkaç gün önce Paşinyan’a açık destek vermiş ve Erivan’ın temkinli Batı ve AB yanlısı yöneliminin ardından Rusya’nın başlattığı yaptırım saldırısına karşı koymak amacıyla bir destek paketi açıklamıştı.
Paşinyan, seçim kampanyasının son günlerinde Ermenistan’ın Rusya’ya yaklaşımını dikkatle dengeleyerek, ülkesinin olası AB üyelik başvurusunun şu aşamada “teorik” olduğunu söylemişti.
Komisyon, o dönemde Moskova’nın başlattığı ekonomik baskı sonrasında Ermenistan’ın tarım ve gıda ticaretini desteklemeye dönük mali yardım ve pratik önlemleri içeren bir paket açıkladı. Rusya, çeşitli Ermeni meyve, sebze, çiçek ve balık ürünlerinin yanı sıra şarap, konyak ve maden suyunun ithalatını kısıtlamış, ayrıca Ermenistan’a kritik önemdeki Rus petrol ve gaz tedarikini kesmekle tehdit etmişti.
Von der Leyen’in ziyareti, Avrupa Komisyonu’nun geçen cuma yaptığı ve “Rusya’nın ticaret kısıtlamalarının ülkenin özel sektörü üzerindeki etkisini hafifletmeye yardımcı olmak amacıyla Ermenistan’a 34 milyon avro ödendiğini” duyurduğu yeni açıklamanın hemen ardından gerçekleşecek.
Avrupa Komisyonu açıklamasında, “AB, Ermenistan’a ve halkına verdiği destek sözünü hızla yerine getiriyor” ifadesini kullandı.
Açıklamada, “Ticaret kısıtlamalarından etkilenen tarım-gıda ürünleri, çiçek üretimi ve diğer ihracat odaklı sektörlere, ticaret girişimleri, iş eşleştirme etkinlikleri ve hedefli pazar erişimi programları aracılığıyla ilave destek sağlanacaktır” denildi.
Komisyon, AB-Ermenistan Ekonomik Dayanıklılık Ortak Çalışma Grubu’nun, söz konusu önlemlerin uygulanmasını yönlendirmek ve izlemek üzere düzenli olarak toplanmaya devam ettiğini de belirtti.
Kos daha önce yaptığı açıklamada, “AB, egemen, demokratik ve bağımsız bir ülke olan Ermenistan’ın yanında dimdik durmaktadır” demiş ve AB paketinin “Ermeni işletmelerinin bölgesel ve Avrupa pazarlarıyla ticaret yapması için yeni fırsatlar açarken, acil ekonomik sorunların giderilmesine yardımcı olacağını” söylemişti.
“Bu, işleyen Avrupa dayanışmasıdır” diye vurgulamıştı.