CHP'de adaylık borsası Muhittin Böcek'in etkin pişmanlık itiraflarıyla bir kez daha gözler önüne serildi.
Daha önce Manisa'ya 950 bin Euro götürdüğünü, oğluyla da Veli Ağbaba’ya 1 milyon Euro gönderdiğini anlatan Böcek, bu kez İstanbul'da otel köşelerinde Ekrem İmamoğlu ile dönen kirli pazarlıkları itiraf etti. Böcek, "İmamoğlu’nun adaylıklar için güvence verdiğini duydum. Kendisiyle İstanbul’da görüştüm. Aday gösterilmem için benden 15 milyon Euro para istedi. Paranın 5 milyon Euro'luk kısmını kayıt dışı ‘havala’ sisteminden ödedim" dedi. Öte yandan CHP'li Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal'ın da İmamoğlu'na yüklü miktarda ödeme yapıp Necati Özkan'la anlaştığı öğrenildi.
CHP'li Muhittin Böcek, CHP'deki rüşvet ve yolsuzluk çarkıyla ilgili gündemi sarsacak bomba ifade verdi.
2024 yerel seçimleri öncesinde adaylık için CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla Manisa'ya 950 bin Euro götürdüğünü, oğluyla da CHP Genel Merkezi'nde Veli Ağbaba'ya 1 milyon Euro gönderdiğini anlatan Böcek bu kez Ekrem İmamoğlu'nun adaylığı karşısında kendisinden 15 milyon euro istediğini anlattı.
Böcek, 5 milyon Euro'yu "havala" yöntemiyle İmamoğlu'na ödediğini itiraf etti. Havala yöntemiyle Kapalıçarşı'da yapılan ödemenin detaylarını tek tek anlatan Böcek, İmamoğlu hakkında zehir zemberek konuştu.
AĞBABA VE ÖZEL ROTASI
Antalya Büyükşehir Belediyesi'ndeki yolsuzluk soruşturmasında tutuklu yargılanan Muhittin Böcek, avukatları aracılığıyla başvurduğu Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nda yeni bir ifade daha verdi.
Daha önce verdiği ifadesinde Özgür Özel'in talebi doğrultusunda, adaylık için oğlu Gökhan Böcek ile CHP Genel Merkezi'nde Veli Ağbaba'ya 1 milyon Euro gönderdiğini, yine Özgür Özel'in yönlendirmesiyle 15 Ocak 2024'te Manisa'da bir çanta içerisindeki 950 bin Euro'yu Ferdi Zeyrek'e verdiğini anlatan Böcek, Ekrem İmamoğlu'nun kurduğu sisteme adaylık karşılığında rüşvet ödediğini itiraf etti.
Muhittin Böcek'in adaylık için verdiği rüşvetlerde kuryeliği şoförü ve damadı olan Yasin Yellice'nin yaptığını yazmıştı.
Böcek de İmamoğlu'na verdiği rüşvet için Yellice'yi tanık gösterdi.
İMAMOĞLU OTELDE BENDEN 15 MİLYON EURO İSTEDİ
Takvim.com.tr'nin ulaştığı ifadede Böcek, "Muratpaşa Belediye Başkanı'nın Ekrem İmamoğlu ile görüştüğünü, belediye başkan adaylıklarının belirlenmesi konusunda kendisine birtakım güvenceler verdiğini, bunun karşılığında yüklü miktarda harcama yapacağını ve ödeme gerçekleştireceğini öğrendim. 30 Kasım 2023'te adaylığım açıklanmadan önce İstanbul'da Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel'de Ekrem İmamoğlu ile yaklaşık bir saat görüştüm. Görüşmeye özel kalemim Yasin Yellice tanıklık etti. Tercihini benden yana kullanacağını ifade etti. Cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde, Antalya'nın hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli görevler üstleneceğini, benim de buna hazırlıklı olmam ve destek vermem gerektiğini söyledi. Seçim kampanyası için maddi kaynağa ihtiyaç olduğunu söyleyerek benden yaklaşık 15 milyon Euro civarı maddi kaynak desteği istedi. Ben de elimden geldiğince ve zaman içerisinde bunu karşılayacağımı söyledi" dedi.
HER TAŞIN ALTINDA NECATİ ÖZKAN!
İmamoğlu'nun Antalya için kurduğu adaylık borsasında Necati Özkan da yolunu buldu.
Muhittin Böcek, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal'ın Ekrem İmamoğlu ile görüştükten sonra seçim kampanyası için Necait Özkan'la anlaştığını söyledi.
İŞTE RÜŞVETİN KARESİ
Böcek, İstanbul'da Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel'de İmamoğlu ile yaptığı bir saat süren görüşmeye özel kalemi Yasin Yellice'nin de tanıklık ettiğini söyleyerek "Hatta görüşmenin ardından otelin balkonunda birlikte fotoğraf çektirmiştik. Fotoğraf sosyal medyada da paylaşıldı" dedi.
KAPALIÇARŞI'YA GÖNDERDİ
Böcek, "Bir kısım şahsi paramla birlikte seçim bütçemin bir kısmının kendisinde olduğu bir dostumdan 5 milyon Euro paraya ihtiyacım olduğunu söyledim. Bu parayla İstanbul'da bir ödeme yapacağımı bildirdim. Aradan birkaç gün geçtikten sonra kendisiyle buluştuğumda kendisi bana yanında bulunan 100 TL paranın fotoğrafını çekti, ayrıca da üzerinde bir isim ve telefon numarası yazılı kâğıdı zarf içerisinde verdi. Zarfa koyduğu banknotla birlikte kâğıdı, ödeme yapmak istediğim kişiye vermemi, onların da bununla parayı İstanbul Kapalıçarşı'da tahsil edebileceğini söyledi. Anladığım kadarıyla bu 'havala' adı verilen bir sistemdir" dedi.
TUTUKLANINCA İKİNCİ ÖDEMEYİ ALAMADI
Böcek, Ekrem İmamoğlu'yla ikinci görüşmesini 17 Aralık 2023'te İstanbul'da seçim ofisi olarak kullandığı bir binada yaptığını söyleyerek "Baş başa yaptığımız bu ikinci görüşmede yanımdaki banknot ve telefon yazılı kâğıdı kendisine teslim ettim. Talep edilen paranın kalanını da daha sonra zaman içerisinde halledeceğimi söyledim. Taahhüt ettiğim paranın kalanını tutuklandığı için gerçekleştirmedim" dedi.
"EKREM'E VERDİĞİM PARANIN HANGİ DÖVİZCİDEN TAHSİL EDİLDİĞİNİ BİLMİYORUM"
Böcek şu ifadeleri kullandı:
Bu ödeme yöntemiyle oğlum Gökhan Böcek, yine aynı dostumun seçim reklam giderlerimizi de ödemesine aracılık etmiştir. Ekrem'e verdiğim paranın hangi dövizciden tahsil edileceğini bilmem mümkün değildir. Bir şifre olan bu banknotla dövizciden tahsil edilen bir ödeme sistemidir ve zaten gizlilik içeren bir sistemdir.
İMAMOĞLU DİKTASI: TEK MERKEZDEN YÖNETMEK İSTEDİ
Muhittin Böcek, ifadesinin devamında Ekrem İmamoğlu'na yönelik sert eleştirilerde bulundu.
İmamoğlu'nun belediye başkanlığı görevini ikinci plana atarak "erken bir cumhurbaşkanlığı hazırlığı" sürecine girdiğini ve tüm kararları tek merkezden yönetme arzusuyla hareket ettiğini söyledi.
Böcek, bu durumun CHP Genel Merkezi'ni ve Özgür Özel'i de etkisi altına aldığını, siyasetin doğal işleyişine zarar verdiğini belirterek İmamoğlu'nu bombaladı.
Böcek "Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hedefinin ve tüm kararları tek merkezden yönetme arzusunun, siyasi yaklaşımında baskın hâle geldiğini düşünmekteyim. Kontrolsüz ve öngörüsüz şekilde yürütülen bu süreç, başta Antalya olmak üzere birçok CHP belediyesini olumsuz etkilemiş; siyasi huzursuzlukların artmasına ve kamu hizmetlerinin geri planda kalmasına neden olmuştur" dedi.
"TOPLUMSAL AKTÖRLERİ SÜRECİN PARÇASI YAPTI"
Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hedefi doğrultusunda ekonomik, sosyal medya ve benzeri birçok çalışma yürüttüğünü, belediyeler, milletvekilleri, iş insanları, gazeteciler ve çeşitli toplumsal aktörleri bu süreçlerin bir parçası hâline getirdiğini anlatan Böcek "Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun birkaç gün önce yaptığı 'Belediyeler, genel merkezlerin ve liderlerin taleplerini karşılayacak yerler değildir' şeklindeki açıklaması da bu tartışmaların özünü ortaya koymaktadır. İki yıldır belediye başkanlığı yapan biri olarak elbette belediyelerimizde mevzuattan kaynaklanan veya uygulamada ortaya çıkan eksiklikler ve hatalar olabilir. Ancak CHP belediyeciliğinin halk nezdinde yakaladığı güçlü desteğin bugün zayıflamasının sebeplerinden biri de, siyasi hedeflerin belediyecilik faaliyetlerinin önüne geçirilmesidir" dedi.
"İMAMOĞLU HE CHP'YE HEM DE ÜLKEMİZE ZARAR VERDİ"
Böcek şöyle devam etti:
İki yıldır belediye başkanlığı yapan biri olarak elbette belediyelerimizde mevzuattan kaynaklanan veya uygulamada ortaya çıkan eksiklikler ve hatalar olabilir. Ancak CHP belediyeciliğinin halk nezdinde yakaladığı güçlü desteğin bugün zayıflamasının sebeplerinden biri de siyasi hedeflerin belediyecilik faaliyetlerinin önüne geçirilmesidir. Bu durum hem CHP'ye hem de ülkemize zarar veren sonuçlar doğurmaktadır.
Ekrem İmamoğlu, geçmişte eleştirdiği bazı uygulamaların benzerlerini henüz o statüye ulaşmadan sergilemiştir. Belediye başkanı olmasına rağmen parti üzerinde belirleyici bir irade oluşturma çabası, tüm kararların son aşamada kendisine bağlanmasını istemesi ve demokratik teamüllere aykırı bir güç yoğunlaşması yaratması, siyasi açıdan sağlıklı olmayan bir tablo ortaya çıkarmıştır.
Bu değerlendirmeleri, kişisel hırsların bir kurumun tamamını nasıl belirsizlik, tedirginlik ve savunmasızlık içine sürükleyebileceğini göstermek adına bir sorumluluk olarak kamuoyunun takdirine sunuyorum.
PARTİ ÜSTÜ BİR GÜCE DÖNÜŞTÜ
Böcek ifadesinde Ekrem İmamoğlu'nun kendisi de bir belediye başkanı olmasına rağmen, zaman içerisinde tüm belediye başkanlarının belirlenmesinde etkili olan, parti üstü bir siyasi güce dönüştüğünü söyleyerek "Öyle ki, Parti Meclisi ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in dahi birçok konuda onun görüşü dışında hareket edemediği bir durum oluşmuştur. Bu durum, siyasetin doğal işleyişi açısından sağlıklı değildir ve sonuçları ortadadır. CHP gibi bir siyasi partinin yönlendirildiği bir siyasi atmosfer oluşturmuştur" dedi.
MUHİTTİN BÖCEK'İN İTİRAFLARI VE EKOSİSTEM'DE KAYIT DIŞI TAHSİLAT
Muhittin Böcek'in ifadesinde bahsettiği, Ekrem İmamoğlu'na ödeme yaparken kullandığı yöntem "Havala" olarak adlandırılıyor. Bu yöntem, banka kayıtlarına girmeden, gizlilik içinde büyük miktarda nakit transferi yapılmasını sağlayan geleneksel ve kayıtd ışı bir sistem. Havala, resmi bankacılık sistemini devre dışı bırakarak, sadece bir banknot ve bir telefon numarasıyla milyonlarca euronun iz bırakmadan el değiştirmesini sağlayan bir yöntem.
İŞTE ADIM ADIM İŞLEYİŞİ
❱ Banknot Bir "Şifre" Olur: Sistemde herhangi bir kâğıt para (örneğin 100 TL'lik bir banknot) "şifre" veya "anahtar" olarak belirlenir. Bu paranın üzerindeki seri numarası veya paranın kendisi bir güvenlik kodu işlevi görür.
❱ Fotoğraf ve İletişim Bilgisi: Parayı gönderecek olan kişi, bu banknotun fotoğrafını çeker ve parayı tahsil edecek olan kişiye iletmek üzere bir zarfa koyar. Zarfa ayrıca paranın tahsil edileceği kontak kişinin ismi ve telefon numarası yazılı bir kâğıt eklenir.
❱ Gizli Teslimat: Fiziksel banknot ve iletişim bilgilerinin olduğu zarf, ödeme yapılacak kişiye elden teslim edilir.
❱ Kayıt Dışı Tahsilat: Zarfı alan kişi, içindeki bilgilerle genellikle Kapalıçarşı gibi yerlerde bulunan ve bu sistemin parçası olan kayıt dışı dövizcilere gider.
❱ Şifreli Takas: Elindeki "şifre" banknotu ibraz eden kişi, parayı oradan nakit olarak teslim alır. Bu yöntemde paranın hangi dövizciden çıkacağı genellikle gönderen kişi tarafından bile bilinmez, sistem tamamen gizlilik esasına dayanır.