Nisan ayı sonlarında Komisyon, AB’nin yasa yapım kalitesini nasıl artıracağına, şeffaflığı ve paydaş katılımını nasıl güçlendireceğine, AB mevzuatını köklü biçimde sadeleştireceğine ve olası “gold plating”i yönetip hatta kimi durumlarda AB kurallarının üye devlet düzeyinde aktarılmasından kaçınmaya nasıl çalışacağına dair kısa bir belge olan “Daha Basit, Daha Net ve Daha İyi Uygulanan Bir AB Kural Kitabı” başlıklı bir bildiri sundu.
AB ve tek tek üye devletler, Avrupa ekonomisinin rekabet gücünü korumak için yasa yapım süreçlerini nasıl dönüştürmeli?AB ve tek tek üye devletler, Avrupa ekonomisinin rekabet gücünü korumak için yasa yapım süreçlerini nasıl dönüştürmeli?
Belge, AB’nin yasa yapımında gereken bazı değişiklikleri yakalasa da, öngörülen eylem listesi daha iddialı ve geleceğe dönük olabilir. Özellikle de Komisyon’un verimlilik, kurumların yapay zekâya hazırlığı ve benzeri konularda kapsamlı iç tartışmalar yürüttüğü bugünlerde.
Consumer Choice Center Europe’un “Daha akıllı düzenleme – AB ve tek tek üye devletler, Avrupa ekonomisinin rekabet gücünü korumak için yasa yapım süreçlerini nasıl dönüştürmeli?” başlıklı son raporu, tam da bu Bildirimi değerlendiriyor, mevcut yasama ve istişare süreçlerindeki yapısal kusurları ortaya koyuyor ve hem AB kurumları hem de üye devlet hükümetleri için uygulanabilir, teknoloji odaklı öneriler sunuyor.
Olumlu adımlar: Teknolojik çözümler
Olumlu bir yenilik olarak Komisyon, açıklayıcı memorandumlardaki tüm usuli istisnaları şeffaf biçimde kayda geçmeyi ve raporlamayı taahhüt etti.
Bu sayede, yasa yapıcılar ve vatandaşların, usuli istisnaların (örneğin Daha İyi Düzenleme Kılavuzlarındaki tüm adımların izlenmemesi gibi) ne sıklıkla ve neden uygulandığı konusunda bilgilendirilmesi umuluyor.
Belge ayrıca, “Have Your Say” portalında istişare özetleri yayımlandığında paydaşların doğrudan bilgilendirileceğini vadediyor; kulağa çok basit gelse de, bugüne kadar uygulanmayan bir uygulamaydı.
AB ve tek tek üye devletler, Avrupa ekonomisinin rekabet gücünü korumak için yasa yapım süreçlerini nasıl dönüştürmeli?AB ve tek tek üye devletler, Avrupa ekonomisinin rekabet gücünü korumak için yasa yapım süreçlerini nasıl dönüştürmeli?
Son olarak Komisyon, teknolojik ilerlemelerden yararlanmayı ve AB mevzuatını yönetmek, uygulama kurallarını takip etmek, düzenleyici örtüşmeleri ve karmaşıklıkları tespit etmek için yeni bir bilişim aracı devreye sokmayı planlıyor.
Bu hedef, AB’nin kurumsal yapısının karmaşıklığı ve farklı çıkarların yol açtığı köklü sorunların birçoğuna çözüm bulunmasına yardımcı olabileceği için, öncelikli hedeflerden biri haline getirilmelidir.
Ele alınmamış sorunlar
Komisyon’un daha iyi düzenleme konusundaki önceki Kanıt Çağrısı, paydaş katılım prosedürleri nedeniyle geniş çaplı eleştirilere maruz kalmıştı. Çeşitli paydaşlar, daha tarafsız tasarlanmış kamu istişareleri, katılım için gerçekçi takvimler ve benzeri taleplerde bulundu.
Ancak devam niteliğindeki belge, kamu istişarelerinin tasarımına değinmedi ve tatil dönemlerini “mümkün olduğunda” süre hesabına katmamayı üstünkörü vaat ederken, standart 12 haftalık süreyi 6 haftaya indirme hakkını elinde tuttu.
AB ve tek tek üye devletler, Avrupa ekonomisinin rekabet gücünü korumak için yasa yapım süreçlerini nasıl dönüştürmeli?AB ve tek tek üye devletler, Avrupa ekonomisinin rekabet gücünü korumak için yasa yapım süreçlerini nasıl dönüştürmeli?
Komisyon’un kendi çalışmalarına ilişkin öz değerlendirmesi ve somut iyileştirme önerileri sınırlı kalıyor.
Daha İyi Düzenleme İlkelerine uyulmamasına ilişkin tarihsel örnekler, yalnızca ilke belirlemenin yeterli olmadığını gösteriyor; bu ilkelerin kurumlar genelinde uygulanmasının yakından izlenmesi ve yaptırımla desteklenmesi, dolayısıyla kurumsal kültürün fiilen değiştirilmesi gerekiyor.
Avrupa Ombudsmanı nezdinde de tartışma konusu olan acil prosedürün kendisi ise hâlâ oldukça geniş tanımlanmış durumda.
Komisyon’un tanımında dört tetikleyici bulunuyor: 1) krizler veya şoklar, 2) hareketsiz kalmanın ağır sonuçları, 3) hukuki son tarihler ve 4) “acil eylem ihtiyacı yaratan siyasi bağlam”.
İlk iki kriter meşru olmakla birlikte, son ikisi neredeyse her türlü usul kısaltmasını gerekçelendirebilecek kadar geniş ve bu nedenle temkinle yaklaşılması, ileride de gözden geçirilmesi gerekiyor.
AB ve tek tek üye devletler, Avrupa ekonomisinin rekabet gücünü korumak için yasa yapım süreçlerini nasıl dönüştürmeli?AB ve tek tek üye devletler, Avrupa ekonomisinin rekabet gücünü korumak için yasa yapım süreçlerini nasıl dönüştürmeli?
Komisyon ve AB üye devletleri için öneriler
Consumer Choice Center Europe’un raporu, Avrupa Komisyonu’na yönelik somut öneriler ortaya koyuyor. Bu öneriler, yasa yapımının iyileştirilmesine, kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine ve AB kurallarının daha basit ve anlaşılır olmasını sağlamak için teknolojiden yararlanılmasına odaklanıyor. Son olarak da Brüksel balonundaki herkesin bu sürece dahil olmasını, en azından bugünkünden daha fazla sahiplenmesini hedefliyor.
AB ve tek tek üye devletler, Avrupa ekonomisinin rekabet gücünü korumak için yasa yapım süreçlerini nasıl dönüştürmeli?AB ve tek tek üye devletler, Avrupa ekonomisinin rekabet gücünü korumak için yasa yapım süreçlerini nasıl dönüştürmeli?
Rapor, giderek artan ölçüde AB’nin yasama temposuna ayak uydurmakta zorlanan ve bunun sonucunda AB politika yapımına sınırlı katılım gösterebilen tek tek üye devletler için de öneriler içeriyor. Komisyon’un başkentlere ek personel göndermeyi değerlendirdiği konuşulsa da, başkentlerdeki idareler çoğu zaman zaten personel yetersizliği içinde; tepki vermekte zorlanıyor, bırakın kendi gündem maddelerini proaktif biçimde ortaya koymayı.
AB ve tek tek üye devletler, Avrupa ekonomisinin rekabet gücünü korumak için yasa yapım süreçlerini nasıl dönüştürmeli?AB ve tek tek üye devletler, Avrupa ekonomisinin rekabet gücünü korumak için yasa yapım süreçlerini nasıl dönüştürmeli?
Neden buna ihtiyaç var?
Mario Draghi kısa süre önce, AB’nin küresel rekabet gücünü koruyabilmesi için pragmatik bir federasyona dönüşmesi gerektiğini söyledi.
Ancak bu tür bir bütünleşme, üye devletler ve dış paydaşlar kendilerini gerçekten sürece dahil olmuş hissetmedikleri, AB kurumlarına ve yasa yapımına güçlü bir güven duymadıkları ve Avrupalı işletmeler, Avrupa’da ve Avrupa için faaliyet göstermeyi “mecburiyetten” değil bilinçli bir tercih olarak görmedikleri sürece direnişle karşılaşacaktır.
Avrupa’daki yasa yapım sürecini iyileştirmek, bu hedefe ulaşmak için hayati önem taşıyor ve siyasi görüşleri ne olursa olsun, Avrupa toplumunun tüm üyeleri tarafından ciddiyetle ele alınmalı.
Sürece yalnızca hız açısından değil, kalite bakımından da uyum sağlayıp iyileştirilmemesi, kaçınılmaz olarak iç gerilimleri daha da artıracak, siyasi popülizmi besleyecek ve AB karşıtı duyguları güçlendirecektir.
Bu haber ilk olarakEU Tech Loop(kaynak İngilizce)sitesinde yayımlandı ve bir içerik paylaşım anlaşması kapsamında Euronews’te yeniden yayımlandı.
9391325d95c1d2d56bcc225a54a80eb1