Ana içeriğe geç

Enerjisini kendi üreten sanayiciyi 'saat' çarptı

Lisanssız elektrik üretiminde aylık mahsuplaşmadan saatlik mahsuplaşmaya geçilmesi, öz tüketim amacıyla GES yatırımı yapan sanayicilerin maliyet hesaplarını kökten değiştirdi. Yapılan analizlere göre, yeni sistemle birlikte yatırımların geri dönüş süreleri 3-5 yıldan 7-8 yıla uzarken, tüketim ile üretim saatleri uyuşmayan sanayi tesislerinde fatura yükü artıyor

Enerjisini kendi üreten sanayiciyi 'saat' çarptı
Ekonomim.com
16

MERVE YİĞİTCAN

Türkiye’de sanayi tesislerinin, "Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması"na (SKDM) uyum sağlamak ve enerji maliyetlerini düşürmek amacıyla yöneldiği lisanssız elektrik üretimi yatırımlarında, 1 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla yeni bir dönem başladı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından hayata geçirilen düzenlemeyle, lisanssız elektrik üretiminde uzun süredir uygulanan ‘aylık mahsuplaşma’ sistemi yerini ‘saatlik mahsuplaşma’ modeline bıraktı. Yeni uygulamayı değerlendiren sanayicilere göre, bu radikal değişiklik özellikle vardiya sistemleri ve tüketim profilleri güneşin dik geldiği saatlerle uyuşmayan işletmelerde ciddi bir maliyet baskısı oluşturacak.

60 dakikalık zaman dilimi

Eski aylık mahsuplaşma sisteminde sanayiciler, ay boyunca gündüz ürettikleri fazla elektriği şebekeye verip, gece veya üretimin düştüğü zaman dilimlerinde tüketerek ay sonunda netleşebiliyordu. Bu sayede şebeke, endüstriyel tesisler için adeta ücretsiz ve sınırsız bir batarya işlevi görüyordu. Yeni yürürlüğe giren saatlik modelde ise her 60 dakikalık zaman dilimi kendi içinde hesaplanıyor. Fabrikanın kapalı olduğu pazar günleri ya da öğle saatlerinde üretilen yüksek miktardaki fazla enerji, o saatteki tüketimden fazla ise şebekeye ‘bedelsiz katkı’ olarak aktarılıyor ve tesisin akşam veya gece yaptığı tüketime sayılamıyor. Sanayici, akşam saatlerindeki enerjiyi şebekeden yeniden satın almak zorunda kalıyor.

Depolama acil ihtiyaç oldu

Sektörel analizlere göre, 350 bin dolar yatırım maliyeti olan 1 MWp kurulu güce sahip standart bir GES projesinde, eski aylık yönetmelikte 2,95 yıl olan net amortisman süresi, yeni saatlik eş tüketim modelinde 3,69 yıla çıkıyor. Ancak en büyük risk, üretim ve tüketim saatleri uyuşmayan işletmelerde yaşanıyor. Tüketiminin yüzde 90'ını akşam ve gece vardiyalarında gerçekleştiren yoğun sanayi tesislerinde, öz tüketim oranları yüzde 81'lerden yüzde 17,9'a kadar düşüyor. Bu durum, gece çalışan bir işletmenin 1 MWp'lik yatırımının geri dönüş süresini 6,80 yıla kadar uzatıyor. Sektör temsilcileri, bu tablonun önüne geçebilmek ve gündüz üretilen fazla enerjiyi koruyabilmek için ‘endüstriyel batarya ve enerji depolama sistemleri’ yatırımlarının artık bir lüks değil, zorunluluk haline geleceğine dikkat çekiyor.

GES'ler Anadolu'ya yayıldı

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Üyesi ve Girişimci İş Adamları Vakfı (GİV) Başkanı Ali Bakaner, arazi GES yatırımlarının Anadolu’ya yayılması için geçmişte büyük mücadele verdiklerini hatırlattı. Eski dönemde GES kurulumu için fabrika ile aynı bölgede olma şartı arandığını belirten Bakaner, "O dönem bakanlığa giderek, 'İstanbul, Ankara gibi sanayileşmiş yerlerde tarım dışı arazi bulmak çok zor ve pahalı. Bize müsaade edin, Anadolu’nun tarıma elverişli olmayan kırsal kesimlerinde bu yatırımları yapalım ve mahsuplaşalım' dedik. Bakanlığın bu talebi kabul etmesiyle sanayicimiz Van’dan Yozgat’a kadar Anadolu’nun dört bir yanında, birçoğu borçlanarak ve finansman kullanarak arazi GES yatırımlarına girişti" dedi.

Amortisman hesabı şaştı

Yatırımlar hız kazanmışken devreye alınan saatlik mahsuplaşma uygulamasının sanayiciyi zor durumda bıraktığını vurgulayan Bakaner, şöyle devam etti: "Biz iş insanları olarak bir yatırıma girmeden önce onun geri dönüşünü yani amortisman esnekliğini hesaplarız. Yatırım karlı mı değil mi ona bakarız. Sanayici o dönemki kurallara göre hesabını yaptı, borçlandı ve yatırımını gerçekleştirdi. Ancak maç devam ederken kuralın değişmesi, yatırımcılarımızın aleyhine oldu. Saatlik mahsuplaşmaya geçilmesiyle, her tesiste değişmekle birlikte, daha önce 3 ila 5 yıl arasında olan amortisman süreleri şu anda 7-8 yıla kadar çıkmış durumda."

Yanlış hesap Ankara’dan dönmeli

Yatırımların rasyonel olmaktan çıkması nedeniyle tesisini devretmek ya da kapatmak isteyen sanayicilerin ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Bakaner, mali yükün altından kalkılabilmesi için acil bir düzenleme yapılması gerektiğinin altını çizdi. Bakaner, "Borçlanarak yatırım yapmış bu sanayici tesisini nasıl kapatsın? Sanayicinin zarar etmemesi lazım, bu durumun mutlaka göz önünde bulundurulması gerekiyor. 'Yanlış hesap Bağdat'tan döner' derler; bu hesap da Ankara’dan dönmeli bence" çağrısında bulundu.

“Sanayicinin yatırım kararı aldığı dönemdeki hakları ile şu anki hakları tamamen değişti”

Saatlik mahsuplaşma ve yeni fiyatlandırma politikalarının sahada yarattığı mağduriyete ilişkin konuşan Mobilya Aksesuar Sanayicileri Derneği (MAKSDER) Başkanı Gökhan Kocabaş, sanayicinin yatırım kararı aldığı dönemdeki haklar ile şu anki hakların tamamen değiştirildiğini söyledi. Yatırımın geri dönüş hesaplarının altüst olduğunu vurgulayan Kocabaş, "Biz yatırım kararı aldığımız andaki şartlar neyse hesabımızı, kitabımızı, bütün yatırımın matematiğini ona göre yapıyoruz. Yatırım karar aldığımızda bu yatırımın amortismanı 4-4,5 yıllardayken şu anda bu sürenin çok daha uzamış olması, verilmiş olan sözlerle şu andaki sözlerin birbiriyle çelişmesine sebep oluyor. Zaten sanayicinin son dönemdeki süreçlerde yaşadıklarını biliyorsunuz; maliyetleri ciddi artıyor, finansman sıkıntısı var" diye konuştu.

Aylık mahsuplaşmadan saatlik mahsuplaşmaya geçilmesinin rekabetçiliğe darbe vurduğunu ifade eden Kocabaş, sistemi şu sözlerle eleştirdi: "Saatlik mahsuplaşmada bir saat dilimi içinde ne kadar tüketiyorsak, ne kadar üretiyorsak bunların farkını alıyorlar. Ama ben mesela tesisimi akşam çalıştırıyorsam, o akşam hava karardığı için ürettiğim elektrik olmadığından maalesef o enerji akşam kullanım fiyatından fatura ediliyor bana. Dolayısıyla burada da biz rekabetçiliğimizi kaybediyoruz. Yatırıma girerken hayallerimiz neydi ama gerçekler ne oldu noktasında ciddi anlamda bir teşvik mağduriyeti hissiyatı var hepimizde."

Yeni fiyatlandırma modelindeki enerji iletim bedeli uygulamalarının yarattığı sıkıntılara da değinen Kocabaş, "Bizim aleyhimize olan fiyatlandırmalardan bir tanesi enerji iletim bedeli. Mesela fabrikanın çalışmadığı dönemde GES’iniz enerji üretti. Bu enerji sisteme verildiği için size bir bedel çıkıyor. Bu nedenle mesela son Kurban Bayramı tatilinde bu bedeli ödemek istemeyenler 9 günlük süreçte sistemlerini kapattılar” diye konuştu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler