Türk sineması ve tiyatrosunun en güçlü seslerinden biri olan Tuncel Kurtiz'in aramızdan ayrılışının üzerinden tam 13 yıl geçti. Geride onlarca unutulmaz karakter, yüzlerce sahne ve milyonların hafızasına kazınan replikler bırakan usta sanatçı, sanatındaki başarısı ve duruşuyla hala aynı derin saygıyla hatırlanıyor.
Oyuncu Nail Kırmızıgül ise merhum usta oyuncunun mezarını ziyaret etti. Kırmızıgül, gördükleri karşısında şaşkınlığını dile getiren bir video paylaştı. Kurtiz'in mezarına yazılan yazılar, bağlanan çaputlara dikkat çeken Kırmızıgül yaptığı açıklamada, "Gördüğüm manzara beni biraz üzdü. Çaput bağlamışlar, taşların üzerine yazılar yazmışlar. Tuncel Kurtiz hayatı boyunca aydınlık, çağdaş ve sekülerdi. Eminim öldükten sonra mezarına bunları yapacağınızı bilseydi vasiyetine bunu da eklerdi. 'Yapmayın' derdi. Seküler türbesine dönüştürmüşler." ifadelerini kullandı.
PEKİ GERÇEK NE?
27 Eylül 2013'te İstanbul'daki evinde geçirdiği düşme sonucu oluşan kafa travmasına bağlı beyin kanaması nedeniyle 77 yaşında hayata gözlerini yuman Tuncel Kurtiz için ilk veda töreni İstanbul Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlendi. Usta oyuncu, buradaki törenin ardından vasiyeti doğrultusunda Kaz Dağları'nın eteklerinde yer alan Balıkesir'in Edremit ilçesine bağlı Çamlıbel Köyü'nde son yolculuğuna uğurlandı.
Yaklaşık 10 bin kişinin katılımıyla adeta insan seline dönen cenazede Kenan İmirzalıoğlu, Halit Ergenç, Kıvanç Tatlıtuğ, Cansu Dere, Okan Yalabık ve Yiğit Özşener gibi sanat dünyasından pek çok isim usta oyuncunun tabutuna omuz verdi. Sevenlerinin alkışları ve "Seni unutmayacağız" sloganları eşliğinde duygu dolu anlar yaşandı.
GÖSTERİŞTEN UZAK SADE BİR VASİYET
Tuncel Kurtiz'in mezarının gösterişli bir anıt mezara dönüştürülmemiş olması bir ihmalden değil, tamamen kendisinin vasiyetinden kaynaklanıyor. Hayatı boyunca doğayla iç içe ve gösterişten uzak bir yaşamı benimseyen sanatçı, ölümünden sonra da aynı sadeliğin korunmasını istemişti. Yakın çevresinin aktardığı bilgilere göre usta oyuncu; başucunda sadece tek bir taşın yer aldığı, çiçeklerle çevrili ve denizi gören mütevazı bir kabir arzulamıştı. Ailesi de sanatçının bu arzusuna sadık kalarak vasiyetini aynen yerine getirdi.