"Türkleri dikkatle izlemeniz gerektiğini söylemiştim. Nerden geldiklerini ve nereye gittiklerini çok iyi biliyorlar" dedi adam. Çok kısa sürede savunma sanayiinde teknolojik patlama yaşadığımızı söyledi. "Çin ve Türkiye gibi bunu başaran uluslarla karşı karşıyayız" diye ekledi.
Hızını alamadı, "Avrupa olarak bize en çok zarar veren şey de bu; Türklerin sahip olduğu çevikliğe biz on yıllardır sahip değiliz" dedi.
"Liderlerimizce küçümsenen güçlerin şu an içinde bulunduğumuz dünyada bizi geçmiş olduğu gerçeğiniz anlamak istemiyoruz" diye devam etti. Selçuk Bayraktar'ın yaptıklarını anlattı.
Finalde bombayı patlattı; "Biz hala planlar yaparken Türkler ürettiklerini satıyor iyi mi? Bizim sahip olmadığımız yetenekleri başka ülkelere kazandırıyorlar. Yani söylemek gerekirse, onlardan resmen gerideyiz." Bu sözlerin sahibi adam Fransız donanmasında bir subay ve pilottu. Adı Pierre Henry Chuet'ti. Askeri haber ve analiz sitesi Forum Militare de ona eşlik ediyor ve "Türkiye Batılı silahları geride bırakan bir füze cephaneliğini tanıtarak teknolojik üstünlüğün artık büyük güçlerin tekelinde olmadığını gösterdi. Avrupa hala ABD ve NATO'ya bağımlı kalırken, Türkler stratejik özerklik yönünde kendi yolunda ilerliyor. Üstelik ihracat yapıyorlar." diye manşetler atıyor.
Fransız donanmasındaki subay pilotun Türkiye'nin yıllarca Batılı liderler tarafından küçümsendiğine yönelik sözleri doğruydu. Takmıyorlardı. Bizimkilerin randevu taleplerini geri çeviriyorlardı. Haftalarca kapılarda bekletiyorlardı. Karşılarına aldıklarında da eziyorlardı. Bu da normaldi. Çünkü o dönem ezik liderlerle yönetiliyorduk. Dış politikamız tamamen "Aman Batı ne der? Sakın ha onları kızdırmayalım" diye uyaran monşerlerle yönetiliyordu. Gazete sayfalarımızda bile eski yeni tüm diplomatlarımız hemen her gün röportaj veriyor, hükümetleri uyarıyor, "Sakın ha Batı'yı üzecek yanlışlar yapmayın" diye manşetlerde bağırıyorlardı. Anlı şanlı ezik yazarlarımız da onlara koro halinde eşlik ediyordu. Rahmetli Kamran İnan gibi nadir siyasetçilerimiz de "Bu korku ve eziklik niye, yeter" diye sesini yükseltse de duyan olmuyordu. Onu bile yerden yere vuruyorlardı ittihatçı Batı aşığı kalemşörler.
Şimdi o kalemşörlerin hemen tamamı muhalefet borazanı olup savunma sanayiimizi yerden yere vurdular. Dünyanın konuştuğu ve "İnsansızhava araçlarıimparatorluğukurdular" diyerek SİHA'larımıza övgü yağdırdığı dönemde dahi, ürettiklerimizi itibarsızlaştırmak için yırtmadıkları yer kalmadı. ABD ve Avrupa basında askerler, stratejistler, siyasiler, köşe yazarları savunma sanayiimizi göklere çıkarırken bizim yerli ezikleri bunları görseler bile duymadılar. Dinlemediler. Çıkıp özür dileyeceklerine, veryansına devam ettiler. Bunlar böyle yüzsüz. Devletin karşısına paralel güç olarak çıkanları bile alkışladılar.
Onlarla Ahbap oldular. Sınırsız destek verdiler. O Ahbapların kirli çamaşırları döküldüğünde bile özür dilemeyecek kadar kösele surat takıldılar.
"Ben ahbabıma kuruş vermedim, geçmişte yaptıklarını biliyordum çünkü. Yakınlarıma da verdiremedim" diyecek, milyonlara "Verin" diye bağıracak kadar yüzsüzdüler çünkü. Bu eziklerin özlemi Eski Türkiye'de liderlerimizin nasıl ezildiğini Fransız donanmasında görev yapanlar bile biliyor, bu ittihatçı zavallılarımız kör-sağır takılıyor hala. ABD Başkanı Trump bile "Avrupalıliderler Erdoğan'aulaşamıyor. Çünküo çetin ceviz.
Avrupalılar Beni arayıp görüşme ayarlamamı istiyorlar" diyor. Evet artık onlar kapılarda bekliyor, küçümseniyor ve bizle görüşebilmek için ABD Başkanına bile "Aracı ol" diye yalvarıyor.
Avrupa Konseyi'nin bu yıl başında yayınlanan raporunda "Türkiye küresel vebölgesel düzeydeetkisini artırıyor" denerek dünyada 3. Kutup olduğumuza yönelik yapılan değerlendirmeler boşuna değil. O yüzden rahatsızlar. Erdoğansız eski Türkiye hayaliyle yanıp tutuşuyor ve Türkiye'de o yüzden topyekün muhalefeti can-hıraş destekliyorlar. Kapılarında bekleyen ezik Türkiye günlerini görmek en büyük arzuları. Tabii ki gönülden muhalefeti destekleyecekler. Tabii ki birbirini yiyen, bölen vizyonsuz-projesizöngörüsüz ve dünyadan bihaber muhalefetten medet umup, sanki yeni bir anlayış doğuyormuş gibi göklere çıkaracaklar.
Onlara medyalarıyla siyasileriyle övgüler yağdırıp algı çalışmasının gönüllü neferleri olacaklar. Avrupa bugün tüm dünyada aşağılanıyor ve ezikleri oynuyor. Masalarda artık yok. Dışlanıyorlar, itiliyorlar, kakılıyorlar. O yüzden batılı eziklerin içimizdeki ezikler aşkına borazana dönmesini normal karşılıyorum. Sesleri bazen çok çıkıyor. Şaşırmıyorum. Çünkü boş teneke çok ses çıkarır.