Bilimsel sosyalizmin kurucuları ve hayat boyu mücadele arkadaşları Karl Marx ile Friedrich Engels arasındaki dikkat çekici görüş ayrılıklarından biri yeni bir çalışma ile gündeme geldi. İki filozof ve devrimci düşünür matematik alanında uzun yıllar farklı düşüncelere sahip oldu ve birbirlerini ikna etmek için de sık sık mektuplaştılar. Yunanistan’daki Panteion Üniversitesi Siyasal Ekonomi Profesörü Theodore Mariolis’in World Marxist Review’da yayımlanan çalışmasına göre, Marx matematikteki “sonsuz küçükler” fikrine zamanla karşı çıkarken, Engels ise bu yöntemi matematiğin ve insan aklının önemli bir başarısı olarak değerlendirdi. Marx ayrıca kapitalist üretim tarzının hareket ve işleyiş yasalarını bu kez matematik temelinde ifade edebilmek amacıyla son döneminde yoğun şekilde türevler üzerinde çalıştı. Çağına ve sonrasına damga vuran düşünür, matematik notlarında özgün bir türev yöntemi de geliştirdi. Marx mektuplarında bu çalışmayı, soyut ve sıklıkla belirsiz matematiksel ifadelerin ardındaki somut mantığı ortaya koyma çabası olarak tanımladı.
BAKIŞ AÇISI ZAMANLA DEĞİŞTİ
Marx ve Engels'in birlikte ele aldığı “sonsuz küçükler”, matematikte sıfır olmayan ancak düşünülebilecek her sıradan büyüklükten daha küçük kabul edilen nicelikleri ifade etmekte. Sonsuz küçükler, değişimin ve hareketin hesaplanmasında kullanılan türev hesabının tarihsel gelişiminde de önemli rol oynadı. Yeni araştırmaya göre Marx, ilk matematik çalışmalarında Fransız matematikçi Sauri’nin kitabından etkilenerek sonsuz küçükler yaklaşımına olumlu yaklaştı. Daha sonra Boucharlat’nın çalışmalarıyla ilgilenen Marx, açıkça tanımlanamayan bu sonsuz küçük niceliklerin gerçek büyüklükler olduğu yönündeki düşünceyi “chimera”, yani hayal ve kuruntu olarak nitelendirdi. Çalışmaya göre Engels ise tersi yönde sonsuz küçükler yaklaşımını “zafer” olarak değerlendirdi. Karşılıklı yazılan mektuplardaki ifadelere göre yaşamları süresince birlikte mücadele veren iki isim uzun zaman boyunca bu konuda şakalaşmaların da yer aldığı bir ikna çabasına girdiler.
YENİ HESAPLAMA YÖNTEMİ
Derginin özel sayısındaki araştırmalara göre Marx matematiğe öncelikle ekonomi politik çalışmalarında karşılaştığı hesap sorunlarını çözmek, sonrasında ise fiyat hareketleri ve ekonomik krizler gibi kapitalizmin dinamiklerini matematiksel olarak incelemek için yöneldi. Engels ise matematiği doğadaki hareketin, dönüşümün ve askeri süreçlerin anlaşılması için gerekli görerek Marx’ın çalışmalarını yakından takip etti. Çalışmayı hazırlayan Profesör Theodore Mariolis'e göre Marx'ın cebiri kullanarak oluşturduğu türev çözümlemeleri, yüksek dereceli türevleri de aşamalı biçimde belirlemeye yarayan güçlü bir hesaplama yöntemi içeriyor. Marx’ın “ön türev” ve “kesin türev” olarak adlandırdığı aşamalar, aynı işlemin yeniden uygulanması yoluyla daha ileri derecedeki değişim oranlarının hesaplanmasına imkan veriyor. Çalışma ayrıca Marx'ın yaklaşımının, türevin mantığını daha açık ve öğretilebilir hale getirdiğini ifade ediyor. Mariolis’e göre Marx’ın yöntemi, özellikle matematik eğitiminde oldukça soyut bulunan limit kavramı üzerinde yürütülen güncel tartışmalar açısından da büyük önem taşıyor.
GUMBEL'İN HAKKI TESLİM EDİLDİ
Marx ile Engels arasındaki matematik ayrımını inceleyen yeni araştırma, elyazmalarının yayın tarihindeki önemli bir eksikliği de gündeme taşıdı. Çalışmaya göre Alman matematikçi Emil J. Gumbel, Marx’ın matematik notlarını 1920’lerin ortasında düzenlemeye başlayan ilk kişi olarak öne çıkıyor. Buna rağmen Gumbel’in adı, Marx’ın matematik elyazmalarının 1933 ve 1968 tarihli Sovyet baskılarında yer almadı. Çalışma, döneminin büyük matematikçilerinden kabul edilen ve Almanya'da Nazilerin yükselişine karşı cesur bir mücadele sergileyen Gumbel'in de hakkını teslim ediyor.
[email protected]
Kaynak: Web Özel