Tahran’da yıllardır durağan seyreden konut piyasası, ABD ve İsrail bombardımanlarının 40 gündür devam etmesine rağmen yeniden hareketlendi. İranlılar, hızla artan enflasyon karşısında birikimlerini korumak için altının yanı sıra gayrimenkule yönelmeye başladı.
Resmî veriler henüz açıklanmasa da başkentteki emlakçılar birliği, savaşın şubat ayı sonunda başlamasından bu yana konut fiyatları ve kiraların yüzde 80 arttığını tahmin ediyor. Bu artış hızının enflasyonu geride bıraktığı belirtiliyor.
İngiliz Financial Times gazetesinde bugün yayımlanan habere göre emlakçılar ve alıcılar, son yıllarda reel olarak değer kaybeden konuta yönelik ilginin ekonomik güven duygusundan çok kaygılardan kaynaklandığını söylüyor. Yaklaşık 10 milyon nüfuslu metropolde işlem hacimleri ise hâlâ sınırlı seviyelerde seyrediyor.
ENFLASYON YÜZDE 84
Bu hafta açıklanan hükümet verilerine göre yıllık enflasyon yüzde 84 civarında. Bu oran, son yılların en yüksek seviyelerinden biri olarak öne çıkıyor. İran’da geleneksel olarak güvenli liman görülen altın fiyatlarının da bu yıl tarihî zirvelerden sert şekilde gerilemesi, yatırımcıların alternatif değer koruma araçlarına yönelmesinde etkili oldu.
Tahran’da faaliyet gösteren bir emlakçı, “Savaştan önce 30 milyar tümen değerinde olan bir daire bu hafta 58 milyar tümene satıldı. Savaş, daha yüksek fiyatlardan başka bir şey getirmedi” dedi. İran’da halk arasında kullanılan tümen, 10 riyale denk geliyor.
Aynı emlakçı, piyasadaki dengesizliği şöyle anlattı:
“Satıcılar fiyatların daha da artmasını bekleyerek satıştan kaçınıyor. Alıcılar ise enflasyon paralarının değerini eritmeden önce rial cinsinden nakitlerini varlığa çevirmek istiyor. Piyasa tam bir karmaşa içinde.”
HAZAR DENİZİ KIYISINDA HIZLI ARTIŞ
Tahran çevresindeki kırsal bölgeler ile savaş sırasında çatışmalardan kaçanların sığındığı Hazar Denizi kıyısındaki tatil beldelerinde de sert fiyat artışları kaydedildi.
İran’da konut alımlarını finanse edecek gelişmiş bir mortgage sistemi bulunmadığı için emlak piyasası büyük ölçüde nakit alımlara dayanıyor. Birçok alıcı, konut bedelinin tamamını birkaç ay içinde ya da bazı durumlarda tek seferde ödemek zorunda kalıyor.
Ülke ekonomisi uzun süredir çift haneli enflasyon, parasal dengesizlikler, kırılgan bankacılık sistemi ve kökleşmiş yolsuzluk sorunlarıyla karşı karşıya.
İran’ın siyasi ekonomisi üzerine çalışan reformist analist Saeed Laylaz, savaşın ekonomik etkilerinin henüz tam olarak görülmediğini belirterek, “Bu etkiler önümüzdeki aylarda daha görünür hâle gelecek” ifadelerini kullandı.
PARANIN DEĞERİ ERİYOR
Hanehalkı, kronik enflasyon ve hızla değer kaybeden para birimi karşısında tasarruflarını korumaya çalışıyor. Riyal, açık piyasada son bir yılda dolar karşısında yaklaşık yüzde 53 değer kaybetti.
Gıda fiyatlarındaki artış ise özellikle düşük gelirli kesimleri zorluyor. Resmî verilere göre bitkisel yağ fiyatları yıllık bazda yüzde 354, yumurta yüzde 343, tavuk yüzde 287 ve ithal pirinç yüzde 223 arttı. Süt ürünlerindeki artış ise yüzde 139’a kadar çıktı.
Tahran’ın orta sınıf bir mahallesinde yaşayan 58 yaşındaki bir ev kadını, “Tahran’da ev alma fikri artık bir hayal oldu” dedi. Aynı kişi, “Hâlâ gıda alabiliyorsak kendimizi şanslı saymalıyız. Konut satın almak artık sonsuza dek erişilemez görünüyor” diye konuştu.
ALTIN VE DÖVİZ ÖNE ÇIKMIŞTI
Spekülatif balon geçmişine sahip İran konut piyasası, ekonomideki zorluklar ve yatırımcıların altın ya da döviz varlıklarına yönelmesi nedeniyle son beş yılda büyük ölçüde durgun kalmıştı. Savaş öncesine ait son resmî veriler, ülke genelinde konut fiyatlarının yıllık yaklaşık yüzde 35 arttığını gösteriyordu. Bu oran, enflasyonun gerisinde kalmıştı.
Ancak herkes gayrimenkul, otomobil, altın ya da dövizin enflasyona karşı etkili bir koruma sağlayacağına inanmıyor. İş danışmanı Siamak Ghassemi, Instagram’da takipçileriyle paylaştığı bir videoda, hanehalkının bu yıl hangi yatırım aracına yönelirse yönelsin enflasyonu geride bırakmasının zor olduğunu söyledi.