Ana içeriğe geç

Korteks’te satış sözleşmesine öfke: ‘Üç beş yok, burada hepimiz biriz’

Grevdeki Korteks işçileri, kendilerine sorulmadan imzalanan yüzde 13’lük sözleşmeyi kabul etmeyerek sendikacıları protesto etti ve istifaya çağırdı. Peki işçiler bundan sonra nasıl bir yol izlemeli?

Korteks’te satış sözleşmesine öfke: ‘Üç beş yok, burada hepimiz biriz’
Evrensel
16

Teksif şube başkanı önceki gün Korteks Fabrikası önünde, işçilerin imzalanan sözleşmeye tepki göstermelerine ‘çakal yavruları’ diyerek hakaret etmiş ve ardından işçilerin örgütlü tepkisi karşısında fabrika binasına sığınmıştı. Daha sonra polis nezaretinde işçilerin karşısına tekrar çıktığında ise bu sözleri için özür dilediği sırada ‘Üç beş kişi için’ böyle dediğini savunmuştu. Tam da o anda kalabalık işçi grubunun arkasında bir ses yükseldi. Tüm gece boyunca işçilerin kararlılığını, öfkesini ve dayanışmasını o kısacık sözlerde hissetmek mümkündü. İşçi avazı çıktığı kadar bağırdı: “Üç beş yok, burada hepimiz biriz”.

Grev ve ardından gelen satış sözleşmesi sürecinde Korteks’te yaşananları yukarıda söylediklerimiz ışığında anlatmak daha kolay olacaktır. 12 aydır zamsız çalışma, 6.5 aydır devam eden toplu sözleşme görüşmelerinde patronun düşük zam teklifleri, her ay 3-5 gün sarkan maaşlar ve daha nicesi… Korteks işçilerinin grevine giden süreçte tüm bunlar tepkiye yol açarken işçiler aynı zamanda birliklerini de inşa etmek üzere yola koyulmuşlardı. Aynı dönemlere denk gelen yine Zorlu Holdinge bağlı Vestel ve Zorluteks Fabrikalarında sözleşmeler imzalanırken ve yine Teksif’in yetkili olduğu Polyteks’te de sözleşme imzalanırken neden Korteks’te greve gidilmişti? Bu sorunun cevabı da yine başlıkta yer alan iki kelimedir.

Sendikal bürokrasinin egemen olduğu, hele ki Teksif gibi sadece kendi iş kolunda değil Türkiye sendikalar tarihinde bürokratik sendikacılığının bu kadar kök saldığı bir sendikada greve giden süreç ve satış sözleşmesinin imzalandığı gece yaşananlar, ortaya çıkan işçi iradesi Korteks işçileri için şimdiden en önemli deneyimlerden biri oldu. Bu kadar ‘güzellemenin’ ardından Evrensel okurları neden sonuç bu şekilde gelişti diye sorabilirler. Zira Korteks’te işçilerin ilk yüzüstü bırakıldığı sözleşme süreci de bu değil. 2002’de de buna benzer bir süreç yaşanmış, düşük ücretlere karşı mücadele eden işçiler, başka sendikaya geçmek isteyince patron tarafından işten çıkarılmıştı. Aradan geçen 24 yılda ‘Tarih tekerrür ediyor’ demekten ziyade kalıcı birlikleri, bölümlerinden başlayarak kurduğu örgütleri olmayan işçiler için hafıza biriktirmek, hatalardan ders almak ve geleceğe sağlam adımlarla basmak biraz daha zorlaşıyor demek gerekir.

2026 Korteks grevinin satışla bitmesinin ardından işçilerdeki duygu durumunu en iyi özetleyecek cümle şu olabilir: “İhanete uğradık!” Elbette Teksif genel başkanının grev alanını boşaltmak için işçileri “Patronla bir çay içmeye gidiyoruz” diye kandırarak sözleşme masasına oturması, işçilerin asla “Kabul etmeyiz” dediği sözleşmeyi -hatta grev öncesi masadakinden daha geride bir sözleşme- imzalayıp işçilere görünmeden Ankara’ya dönmesi, büyük bir ihanet. Ancak aynı ihaneti, 24 yıl sonra tekrar yaşamak ise maalesef işçi hareketinin bugünkü zayıflığının, geçmişten bugüne mücadele içerisinde biriktirerek gelemeyişinin de bir sonucu. İlk başta Korteks işçilerinin bugünkü mücadelesinde övdüğümüz birliğinin eksikliğini de burada belirtebiliriz. Burada eksik dediğimiz şeylerdeki niyetimiz işçilerin önüne görev koymaktan ziyade hem kendi fabrika tarihinden hem de sınıf hareketinin tarihinden geçmiş deneyimleri bugünde tartışarak bir nebze olsun yardımcı olmaya çalışmak. O zaman ilk yapılmasını gereken geçmişten ve bugünden ders çıkarmak.

Nasıl bir birlik?

Korteks işçilerinin ilk çıkardığı sonuç kuşkusuz ki şu olacaktır; kendi kararlarını kendisi alıp kendisi uygulayan, uygulamayı sendikacılara bırakmayan bir birlik. Zira, bugüne kadar 7’li sistemden maaş sorunlarına, zamanında yaşanan mola kısıtlamalarından ve başka nicelerine işçilerin sorunlarını çözmek için mücadele etmeyenler masada işçilerin taleplerini karşılayacak bir sözleşmeye imza atar mı? Her ne kadar işçiler aç ve susuz dahi kalsak greve devam ederiz kararlılığı gösterse de grev alanında işçileri sıcakta bırakan, ilk gün tuvalet dahi getirmeyecek kadar işçileri düşünmeyen sendikacılar masada işçilerin taleplerini karşılayacak bir sözleşmeye imza atar mı? Grev alanındaki konuşmasında sözlerine ilk önce patronların yaşadığını iddia ettikleri krizden ve ‘Onların yaşadığı zorluktan’ bahseden bir sendika genel başkanı masada işçilerin taleplerini karşılayacak bir sözleşmeye imza atar mı? Korteks’le aynı anda devam eden Polyteks’te Korteks grevinden iki gün önce yüzde 13’e imza atan bir sendika, Korteks’te de sonuna kadar mücadele eder mi? Bu sorular çoğalabilir tabi ki ama Korteks işçisi bunların cevaplarını çoktan verdi. Mesele sadece Korteks’te olan bitenler olmadığı gibi, düğümün ilk çözüleceği yerlerde hem işçilerin kendi fabrikalarından başlayarak doğru sorulara doğru cevaplar vermesi hem de yanı başındaki sınıf kardeşleriyle de birleşmek zorunda olduğunu da kavraması. Kısacası kim mücadele ediyorsa, kimin derdi varsa masada ve karar alma mekanizmasında da onların yer aldığı ve en alt bölümlerden başlayarak kendi komitelerini kuran bir birlik.

Nasıl ve hangi talepler etrafından bir mücadele?

Hem 2002 yılında yaşananlar hem Bursa işçi hareketinden aşina olunan sendikal bürokrasi ve patron iş birliğinin en net saldırılarında olan ‘İşten çıkarmalar ile işçilerin iradesini kırma’ girişimleri de Korteks işçisini bekleyen tehlikelerden. Onun için bir işçinin işten atılması demek, tüm işçilerin iradesine yönelik saldırı demek olarak ele almak mücadelenin kazanıma gitmesi için ilk önemli sınavlardan olacaktır. Sözleşme masasında hem patronun işçileri sefalete mahkum etmesi, hem sendikanın işçi iradesini yok sayarak imzayı atması aynı zamanda uyanık olmayı, kendi gücünden başka kimseye güvenmemesi gerektiği konusunda da önemli bir ders oldu. Onun için patrona karşı talep edilecek ‘Sendika seçme özgürlüğüne müdahale edilmemesi’ de yine önümüzdeki 1.5 yıl için Korteks işçisinin kaderini belirleyecek başka önemli bir talep olarak ortaya çıkacaktır.

Kaynağa Git

İlgili Haberler