Havaların ısınmasıyla doğada gözle görülmeyen bir hareketlilik başlarken, havadaki polen yoğunluğu da artış gösterdi.
Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ömer Çelikal, özellikle ilkbahar ve yaz aylarının başında polenlerin havada yoğun şekilde bulunduğunu belirterek, bu durumun alerjik rinit başta olmak üzere çeşitli solunum yolu rahatsızlıklarını tetikleyebileceğini söyledi.
Alerjik bünyeye sahip kişilerde burun akıntısı, hapşırma, gözlerde sulanma ve kaşıntı gibi şikâyetlerin arttığına dikkat çeken Çelikal, polen yoğunluğunun yüksek olduğu sabah saatlerinde dışarıda uzun süre kalınmaması gerektiğini ifade etti.
Çelikal, "İlkbahar ve yaz aylarının gelişiyle bağaçlar, çimenler ve çiçekler polenlerini doğaya salmaya başladı. Bu durum, alerjik bünyeye sahip vatandaşlarımız için oldukça zorlu bir dönemin kapısını aralıyor. Özellikle içinde bulunduğumuz bu aylarda, havada asılı kalan polen miktarı maksimum seviyeye ulaşıyor. Solunum yoluyla vücuda giren bu zerrecikler, bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesine neden olarak alerjik rinit (saman nezlesi) ve benzeri ciddi solunum yolu rahatsızlıklarını doğrudan tetikliyor" açıklaması yaptı.
"BELİRTİLERİ HAFİFE ALMAYIN: GRİP DEĞİL, ALERJİ OLABİLİR"
Alerjinin sıradan bir soğuk algınlığıyla karıştırılmaması gerektiğinin altını çizen Çelikal, en sık rastlanan semptomları şu şekilde sıraladı:
"Polen maruziyeti sonrası hastalarımızda; art arda gelen hapşırma krizleri, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, gözlerde kızarıklık, sulanma ve şiddetli kaşıntı gibi şikayetler baş gösterir. Hatta bazı vakalarda bu durum boğazda gıcıklanma ve kuru öksürüğe kadar ilerleyebilir. Vatandaşlarımız bu belirtileri 'havalardan dolayı üşüttüm' diyerek geçiştirmemeli. Eğer her yıl aynı dönemde bu şikayetleri yaşıyorsanız, karşınızdaki düşman büyük ihtimalle polenlerdir."
Polenlerden tamamen kaçmanın imkansız olduğunu ancak maruziyeti en aza indirerek yaşam kalitesinin artırılabileceğini belirten Dr. Çelikal, yurttaşlara şu hayati tavsiyelerde bulundu:
SABAH SAATLERİNE DİKKAT
"Polen yoğunluğu özellikle sabahın erken saatlerinde ve rüzgarlı havalarda en yüksek seviyeye ulaşır. Alerjik bünyesi olan vatandaşlarımızın, zorunlu olmadıkça sabah saatlerinde açık havada uzun süre kalmamalarını, yürüyüş ve egzersiz gibi aktivitelerini öğleden sonraya veya akşam saatlerine ertelemelerini öneriyorum."
KIYAFETLERİNİZİ DEĞİŞTİRİN VE DUŞ ALIN
"Dışarı çıktığımızda saçlarımız, kıyafetlerimiz ve tenimiz adeta bir polen mıknatısına dönüşür. Bu nedenle eve dönüldüğünde ilk iş olarak kıyafetlerin değiştirilmesi ve mutlaka duş alınması gerekir. Bu sayede gün boyu üzerimize yapışan polenleri yaşam alanımızdan uzaklaştırmış oluruz. Ayrıca dışarıda giyilen kıyafetleri yatak odasında çıkarmamak da uykuda alerji krizlerini önlemek adına basit ama etkili bir yöntemdir."
EVİNİZİ DOĞRU SAATTE HAVALANDIRIN
"Gün içinde evleri havalandırırken saat seçimine dikkat edilmeli. Pencerelerin polen yoğunluğunun azaldığı akşam saatlerinde açılması daha güvenlidir. Araç kullanan alerji hastalarımızın ise yolculuk esnasında camları kapalı tutmalarını ve araç klimalarının polen filtrelerini düzenli olarak değiştirmelerini tavsiye ediyorum."
"KULAKTAN DOLMA İLAÇLAR KULLANMAYIN, MUTLAKA UZMANA BAŞVURUN"
Son olarak, komşu tavsiyesiyle veya rastgele eczaneden alınan alerji ilaçlarının faydadan çok zarar getirebileceğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Ömer Çelikal, sözlerini şöyle tamamladı:
"Alerji, kişinin yaşam kalitesini ciddi derecede düşüren, uyku düzenini bozan ve iş/okul başarısını olumsuz etkileyen bir sağlık sorunudur. Şikayetlerin arttığı, günlük hayatı çekilmez hale getirdiği durumlarda vatandaşlarımız vakit kaybetmeden bir Kulak Burun Boğaz (KBB) veya Alerji uzmanına başvurmalıdır. Kişiye özel planlanacak doğru bir ilaç tedavisi veya burun spreyleri ile bu dönemi çok daha rahat ve konforlu atlatmak mümkündür."