ABD'li yatırım bankası Goldman Sachs, haziran ayı enflasyon verilerini değerlendirdiği raporunda, manşet enflasyondaki gerilemeye rağmen çekirdek enflasyon göstergelerinde bozulmanın sürdüğünü belirterek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 2026'nın dördüncü çeyreğine kadar fiili faiz indirimi yapmasını beklemediğini bildirdi.
Raporda, yıllık tüketici enflasyonunun mayıs ayındaki yüzde 32,6 seviyesinden haziran ayında yüzde 32,1'e gerilediği belirtilirken, gerçekleşmenin Goldman Sachs'ın yüzde 31,9'luk tahmininin ve piyasa beklentisi olan yüzde 32'nin hafif üzerinde olduğu ifade edildi.
Aylık enflasyonun ise mevsimsellikten arındırılmamış verilere göre mayıs ayındaki yüzde 1,7'den haziran ayında yüzde 1'e gerilediği kaydedildi. Banka, bu yavaşlamada temmuz ayında devreye girecek vergi ve ücret kaynaklı fiyat artışları öncesinde gıda, enerji ve hizmet kalemlerindeki olumlu mevsimsel etkilerin belirleyici olduğunu vurguladı.
Çekirdek göstergelerde bozulma sürüyor
Goldman Sachs, mevsimsellikten arındırılmış verilere göre manşet enflasyonun aylık bazda yalnızca 0,1 puan gerileyerek yüzde 2,1'e indiğini belirtti.
Banka, kendi hesaplamalarına göre TÜİK'in çekirdek C endeksinin aylık artış hızının yüzde 2,4'ten yüzde 2,2'ye gerilediğini, buna karşın takip edilen tüm temel enflasyon göstergelerinde hızlanma görüldüğünü ifade etti.
Raporda özellikle medyan enflasyonun haziran ayında 0,2 puan yükselerek üç aylık hareketli ortalama bazında aylık yüzde 2,2'ye ulaştığı belirtilirken, bunun mart ayından bu yana Türk lirasındaki değer kaybının hızlanmasını yansıttığı değerlendirmesi yapıldı. Buna rağmen hizmet enflasyonunun temel eğilimindeki iyileşmenin sürdüğü ifade edildi.
Cari açık daha büyük risk olarak görülüyor
Goldman Sachs, enflasyondaki katı seyre rağmen ekonomik istikrar programı açısından en önemli riskin cari açıktaki genişleme olduğunu belirtti. Raporda, TCMB'nin son dönemde döviz politikasında yaptığı değişikliğin de bu değerlendirmeyle uyumlu olabileceği ifade edildi.
Banka, çekirdek enflasyondaki bozulmanın tersine dönebilmesi için Türk lirasındaki daha hızlı değer kaybının finansal koşullarda ilave sıkılaşmayla desteklenmesi gerektiğini belirterek, bu nedenle 2026'nın dördüncü çeyreğine kadar TCMB'den fiili bir faiz indirimi beklemediğini yineledi.
Raporda ayrıca, finansal koşullarda ek sıkılaşma sağlanmaması halinde yıl sonu için öngörülen yüzde 29'luk enflasyon tahmini üzerinde belirgin yukarı yönlü risk oluşabileceği uyarısında bulunuldu.