ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsviçre'de İran heyetiyle yürütülen müzakerelerin ardından Hürmüz Boğazı, nükleer denetimler, bölgesel çatışmalar ve dondurulmuş varlıkların kullanımına ilişkin alınan kararları kamuoyuyla paylaştı.
MÜZAKERELERDE TEMEL UZLAŞI SAĞLANDI
İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında ABD ve İran heyetleri arasında yürütülen görüşmelerin ardından ABD Başkan Yardımcısı JD Vance bir basın toplantısı düzenledi. Görüşmelerin gece geç saatlere kadar devam ettiğini ve sürecin teknik ekipler tarafından sürdürüleceğini belirten Vance, İran tarafının masadan kalkma ihtimaline rağmen anlaşma için temel atıldığını ifade ederek, "Dün çok, çok iyi bir gündü. Çok iyi ilerleme kaydettik. Tam olarak yapmak istediğimiz şeyi yaptık. İran görüşmeleri üzerine büyük katkılar sağlandı. Görüşmelerin gece saat 1'e kadar sürdüğünü söyleyebilirim. İranlılar her ne kadar görüşmeleri terk etmekle tehdit etmiş olsalar da, başarılı bir son anlaşma için çok iyi bir temel attık. Önümüzdeki 60 gün burada kalamam. ABD'ye geri döneceğim. Bundan sonra teknik ekipler çalışacak. Son anlaşma bir evdir. Biz burada başarılı bir son anlaşma için çok iyi iş çıkarttık" dedi.
HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN İLETİŞİM MEKANİZMASI KURULDU
Toplantıda Hürmüz Boğazı'nın durumuna da değinen Vance, boğazın açık tutulması ve olası çatışmaların çözümü amacıyla yeni bir iletişim mekanizması oluşturulduğunu, ayrıca ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın söylemlerine karşı tepkisiz kalmayacağının İran heyetine iletildiğini aktararak, "Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak için bir mekanizma oluşturmak istedik. Boğaz açık. Kaçınılmaz olarak ortaya çıkabilecek çatışmalar olduğunda bunları çözebilecek bir mekanizma oluşturduğumuzdan emin olmak istedik. Trump'ın dediği gibi, bazen bu ateşkesler sadece biraz daha az ateş açtığınız anlamına gelir. Ama biz doğru koordinasyonun sağlandığından emin olmak istedik. Böylece eğer ateş açılırsa, Hizbullah İsrail'e ateş açarsa veya İsrail karşılık verirse, birbirimizle konuşuyor olacağız ve ateşi nasıl durduracağımızı belirleyeceğiz. Dün İranlılara açıkça dedik ki: 'Sizler bizlerin 'saçmalık " olarak adlandırabileceğimiz şeyler yaptığınızda, Trump'ın buna tepki vermemesini bekleyemezsiniz.' Onlar doğru olmayan şeyler söylediğinde, Trump buna kesinlikle tepki verecek. Biz bu net duruşu korurken doğru koordinasyonun sağlandığından da emin olmak istedik" ifadelerini kullandı.

NÜKLEER DENETÇİLER GÖREVE DÖNÜYOR
Kurulan koordinasyon çerçevesinde nükleer denetim süreçlerinin yeniden başlayacağını bildiren JD Vance, İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerini ülkeye kabul ettiğini ve denetimlerin kısa süre içinde başlayacağını belirterek, "Doğru koordinasyonun sağlandığından emin olmak istiyoruz. İranlılar, UAEA (IAEA) müfettişlerini ülkelerine tekrar davet etmeyi kabul ettiler. Nükleer muayenecilerin işe başlayacağı zaman konusunda ise bu incelemeler bu hafta, en kısa sürede, hatta bugün bile başlayabilir" açıklamasında bulundu.
BÖLGESEL ÇATIŞMALARIN KONTROLÜ SAĞLANIYOR
Gazetecilerin İsrail ve Lübnan hattındaki duruma ilişkin sorularını yanıtlayan Vance, tarafların savunma hakkı bulunduğunu ancak çatışmaların kontrolden çıkma riski taşıdığını, yapılan çalışmalar neticesinde bölgede sükunetin sağlanmaya başlandığını ve bu anlaşmanın bölge ülkelerinin talebi olduğunu söyleyerek, "İsrail ve bölgedeki diğer tüm ulusların kendini savunma hakkı vardır. Tabii ki tarafların müdafaa hakkı var ancak çatışmaların kontrolden çıkması tehlikesi de mevcut. Bu durum herkesin müdafaa haklarını ihlal ediyor ve tabii ki herkesin güvenliğini tehdit ediyor. Ancak çalışmalarımızın meyvelerini şimdiden görmeye başlamış olduğumuzu söyleyebilirim. Son 24 saat içinde, Lübnan'daki durum muhtemelen en barışçıl olduğu zamandı. Önceki 24 saat de oldukça iyiydi. Elbette, 72 saat önce bazı silahlı saldırılar olmuştu. Bu, devam eden bir çalışmadır. Şu anda çalışmalarımız devam ediyor ancak attığımız adımlarla temel operasyonu kurmuş olduk. Yani amacımız, olayın gelecekte kontrolden çıkmasını bütünüyle engellemek. Bu, ABD'nin bölgeye dayattığı bir anlaşma değil. Bu, bölgenin ABD'den acilen uygulamasını istediği bir anlaşma" şeklinde konuştu.
DONDURULMUŞ VARLIKLAR TARIM ÜRÜNLERİNE AKTARILACAK
İran'ın dondurulmuş varlıklarının kullanımı konusundaki planlamaya da değinen ABD Başkan Yardımcısı, Jared Kushner ve Katar yetkililerinin dahil olduğu bir süreçle, serbest bırakılacak fonların ABD ve Katar'ın onayıyla sadece Amerikan tarım ürünlerinin alımında kullanılacağını, paranın terör finansmanına gitmeyeceğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Ayrılmadan önce dondurulmuş veya dondurulmamış İran varlıklarıyla ilgili yanlış aktarılan bazı haberlere açıklık getirmek istiyorum. Bizim için en büyük öncelik bu para meselesi değil, sistemsel bir süreci ortaya koymak. Eğer biz İran'ın kaynaklarını çözecek ve serbest bırakacak olursak, bu paranın doğrudan İran halkına destek olmak için kullanılması hayati önem taşıyor. Yani bu kaynakla kesinlikle terörün fonlanmaması gerekiyor. Bu noktada Jared Kushner, Katarlılarla birlikte çok enteresan ve yaratıcı bir çözüm fikri ortaya attı. Katarlılarla vardığımız planlamaya göre, eğer İranlıların dondurulmuş kaynakları serbest bırakılacak olursa, biz ve Katarlılar bu paranın onay sürecinde tam yetkiye sahip olacağız. Buradaki parayla satın alınacak ürünler ise sadece Amerikan soya fasulyesi, Amerikan buğdayı ve Amerikan mısırı olacak. Bu gıda ürünleri doğrudan İran halkı için satın alınacak. Sosyal medyada yayılan bazı yalan haberlerin aksine, olayın temelinde Jared, Katarlılar ve Bürgenstock'taki bütün ekibimizin başardığı bu formül tam anlamıyla klasik bir Trump anlaşmasıdır Yani İranlıların parası serbest kalırsa, gidip bununla Amerikan çiftçilerini zengin edecekler ve karşılığında İran halkını doyuracaklar. Bu bence iki taraf için de çok çok iyi bir formül. Hem bizim halkımız hem İran halkı için en iyisi. Temelde de yine bölgesel güvenlik mimarisine büyük katkıda bulunacak. Bu mimariyi biz inşa edeceğiz ve kalıcı olması için de çok çalışacağız. İsviçre'den çok teşekkürler, eve dönmek için sabırsızlanıyorum."