Ana içeriğe geç

İdris Şahin’den İletişim Şûrası’na basın özgürlüğü tepkisi: “İktidarın konuştuğu, gazetecinin sustuğu bir düzenin adı iletişim değildir”

DEVA Partili İdris Şahin, İletişim Şûrası’nı eleştirerek Türkiye’nin basın özgürlüğü endeksinde 163’üncü sıraya gerilediğine dikkat çekti. Şahin, “İletişim, yalnızca iktidarın söylediklerini ulaştırmak değildir” dedi.

İdris Şahin’den İletişim Şûrası’na basın özgürlüğü tepkisi: “İktidarın konuştuğu, gazetecinin sustuğu bir düzenin adı iletişim değildir”
Yeniçağ
16

DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, "Dezenformasyonla Mücadele" ve "Türkiye İletişim Modeli" başlıklarıyla düzenlenen İletişim Şûrası'nı eleştirerek basın özgürlüğünün yok sayıldığı bir anlayışla iletişimden bahsedilemeyeceğini vurguladı. Ankara’daki NATO Zirvesi’nde uygulanan akreditasyon ambargolarını ve Türkiye'nin basın özgürlüğü endeksindeki gerileyişini hatırlatan Şahin, İletişim Başkanlığı'na şeffaflık çağrısında bulundu.

İdris Şahin’den İletişim Şûrası’na basın özgürlüğü tepkisi: “İktidarın konuştuğu, gazetecinin sustuğu bir düzenin adı iletişim değildir” - Resim : 1

"BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ DIŞARIDA BIRAKTIĞINIZDA GERİYE TEK TARAFLI BİR ANLATI KALIR"

İletişimin yalnızca iktidarın propagandasını yaymak olmadığını dile getiren Şahin, “Dezenformasyonla mücadeleyi ve Türkiye İletişim Modeli’ni konuşacaksınız. Peki basın özgürlüğü bu Şûra’nın neresinde? İletişim, yalnızca iktidarın söylediklerini daha geniş kitlelere ulaştırmak değildir. Gazetecinin soru sorabilmesi, farklı görüşlerin duyulabilmesi ve vatandaşın doğru bilgiye ulaşabilmesidir. Basın özgürlüğünü dışarıda bıraktığınızda geriye iletişim değil, tek taraflı bir anlatı kalır. Daha birkaç hafta önce Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nde farklı kuruluşlardan gazetecilerin akreditasyon başvuruları reddedildi. Ne bir gerekçe gösterildi ne de itiraz imkânı tanındı. NATO ise süreçte ev sahibi ülkenin değerlendirmesine dayandığını açıkladı. O hâlde İletişim Başkanlığı açıklasın. Gazeteciler hangi ölçüte göre kapının dışında bırakıldı? Ret kararları neden gerekçelendirilmedi? Bir gazeteciyi neden haber yapamayacağını dahi açıklamadan kamuya açık bir etkinlikten menetmek iletişim değil, keyfiliktir” dedi.

"TÜRKİYE 2026 DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ENDEKSİ’NDE 163’ÜNCÜ SIRADA"

Türkiye'nin uluslararası alandaki basın özgürlüğü karnesine dikkat çeken Şahin, “Bugün gazeteciler tutuklu, haberler erişime kapalı. Türkiye, 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde dört basamak daha gerileyerek 180 ülke arasında 163’üncü sıraya düştü. Bütün bunları kapının dışında bırakıp salonda iletişim üzerine büyük sözler söylemek kolay. Önce içerideki gerçeğe bakın” şeklinde konuştu.

“ÖNCE İÇERİDE İLETİŞİMİN ŞARTLARINI YERİNE GETİRİN"

Şûra sonuç bildirgesi için somut taleplerde bulunan ve Anayasa hükmünü hatırlatan Şahin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “İletişimden söz edip dünyaya vizyoner bir model sunacaksanız önce içeride iletişimin asgari şartlarını yerine getirin. Bunun yolu akreditasyon ölçütlerini şeffaflaştırmaktan, ret kararlarını gerekçeli ve itiraza açık hâle getirmekten, erişim engelini haberleri ortadan kaldırmanın rutin bir aracı olmaktan çıkarmaktan ve tutuklama tedbirini gazeteciler için peşin cezaya dönüştürmemekten geçer.

İktidarın konuştuğu, gazetecinin sustuğu bir düzenin adı iletişim değildir. Şûranın sonuç bildirgesine de Anayasa’nın açık hükmünü yazın: ‘Basın hürdür, sansür edilemez.’”

Kaynağa Git

İlgili Haberler