Ana içeriğe geç

Bahçeli'den AP raporuna tepki: 'Bağımsız Türk mahkemelerini yönlendirmeye kalkmak vesayet hevesidir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raporunu sert sözlerle eleştirdi. Bahçeli, raporun Türkiye'nin yargı bağımsızlığına müdahale niteliği taşıdığını savunarak, 'Türkiye Cumhuriyeti dış aktörlerin tehdit, telkin ve terbiye imalarıyla hizaya getirilemez' dedi

Bahçeli'den AP raporuna tepki: 'Bağımsız Türk mahkemelerini yönlendirmeye kalkmak vesayet hevesidir
Artı Gerçek
16

Artı Gerçek - Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda Türkiye'nin ve dünyanın gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulunuyor.

MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin açıklamasından satırbaşları şöyle:

"Fransa'da G7 liderleri bir araya gelmiştir. Zirvenin gündem başlıkları kâğıt üzerinde hayli kabarıktır. Küresel ekonominin atılan bombalar ile imzalanan mutabakatlar arasında sıkışmış kırılgan seyri, Ukrayna Savaşı'nın Avrupa güvenliğinde açtığı ve derinleşen gedik, Hürmüz Boğazı üzerinde enerji yolları ile dünya ticaret hayatının seyir güzergâhı üzerine çöken belirsizlik, siyasi ve ekonomik gelişmelere bağlı olan düzensiz göç endişeleri aynı fotoğraf karesine sıkışmıştır.

Fakat bütün bu ağır gündemlerin üstüne Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump'ın çalışma toplantısına girerken söylediği 'Patron benim' sözü damga vurmuştur. Bu söz gelişi güzel söylenmiş bir cümle değil, G7 masasındaki güç dengesini, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'nın omzuna çöken ve tüm bu ışıltılı Batı güzellemelerinin saklayamadığı güvenlik bağımlılığını ve transatlantik ilişkilerin gerçek mahiyetini gösteren ibretlik bir itiraftır.

'AVRUPA HALA WASHİNGTON'UN GÖLGESİNDEN ÇIKAMADI'

Avrupa yıllardır stratejik özerklikten bahsetmektedir. Fakat aynı Avrupa, kendi savunma, siyasi ve iktisadi mimarisini hâlâ Washington'un gölgesinden çıkaramamıştır.

Aynı Avrupa kendi güvenlik boşluğunu nasıl dolduracağını kara kara düşünmektedir. Avrupa Türkiye'ye demokrasi hukuk ve dış politika dersi vermeye kalkmakta rapor kılıfına sokmuş ithamları ve tehditlerini ısrarla sürdürmektedir.

Avrupa kendi evinin duvarındaki çatlağı görmüş fakat hala Türkiye'nin kapısına rapor çivileme hevesinden vazgeçmemiştir. Kendi zaaf ve basiretsizliklerini örtmek için rapor kumaşından yanlışlarına perde biçmeye, itham ipliğinden tazyik nakışı işlemeye çalışmaktadır. Ne var ki bu yamalı bohçadan ne hakikat, ne hakkaniyet ne de Türkiye'ye istikamet çizecek bir irade çıkar.

Gaflet uykusundan hülyalara dalanlar iyi duysun, kin nöbetinde bekleyenler kulağını açsın ve işitsin, Türk milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır.

Avrupa başkentlerinde yıllarca Türk askerine namlusunu doğrultan hain terör örgütlerinin paçavralarını dalgalandırdılar, FETÖ artıklarına seve seve kucak açtılar.

Türk düşmanlığının zehirli diline göz yumanların, Türk milliyetçiliği hakkında hüküm cümlesi kurmaya yüzü var mıdır?

Türkiye’ye reform hukuk ve iyi komşuluk dersi vermektedir. Bu nasıl bir körlük bu nasıl bir hukuksuzluktur.

Camilerimize saldırı olduğunda susanlara, Kuran-ı Kerim’e yönelik alçak provokasyonları ifade özgürlüğü adı altında pazarlayanlara Avrupa şehirlerinde yükselen İslam düşmanlığını keyifle seyreden bozgunculara nasıl anlatacağız sözün namus olduğunu!

Avrupa Parlamentosu raporu bağlayıcı olmayabilir fakat taşıdığı siyasi niyet bakımından üzerinde dikkatle durulması gereken bir belgedir. Raporun en vahim bölümlerinden biri de yargı gücümüzü abluka altına alma teşebbüsüdür. Türkiye’nin yargı erkine uzatılmış arzı, sapkın ve umarsız delalet dili sıradan bir eleştiri kapsamında yorumlanamaz. Devam eden yargı süreçlerini siyasi saiklerle yorumlamak, bağımsız Türk mahkemelerini yönlendirmeye kalkmak vesayet hevesidir. Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez. Türkiye Cumhuriyeti dış aktörlerin tehdit, telkin ve terbiye imalarıyla yüzü Batı’ya çevrilip hizaya getirilemez. Herkes ayağını denk alacak, haddini bilecek, yerini iyi belleyecektir. Bize ayar vermeye kalkan her kim varsa Türkiye Cumhuriyeti'nin hürriyet ve egemenliğine yan gözle bakmamayı öyle ya da böyle öğrenecektir.

Avrupa Parlamentosu'nun işi ortadadır. Dillerinde özgürlük ve demokrasi yalanı, satırlarında hukuk kılıfına sokulmuş dayatma, işin esasında ise Türk ve Türkiye karşıtlığı vardır. Bu yalan pazarın kepengi er ya da geç indirilecektir.

AP raporunun Kıbrıs ve Mavi Vatan başlıklarında takındığı tavır ise eski bir hesabın denizlere uzanan yeni perdesidir."

Güncelleniyor...

Kaynağa Git

İlgili Haberler