Ana içeriğe geç

Çekin elinizi basın emekçilerinden!

Muhabirler, kameramanlar ve foto muhabirleri siyasi tartışmaların tarafı değil, halkın haber alma hakkının temsilcileridir. Görev başındaki basın emekçilerine yönelik her saldırı, gerçeğin kayda geçirilmesine yönelik bir müdahaledir.

Çekin elinizi basın emekçilerinden!
Medyaradar
16

Son günlerde yaşanan saldırılar yalnızca muhabirlere değil; kameramanlara, foto muhabirlerine ve sahada görev yapan tüm basın emekçilerine yönelmiş durumdadır. Oysa onlar siyasi tartışmaların tarafı değil, yaşananları kamuoyuna aktarmakla görevli insanlardır.

Bir kameramanın kamerasına vurmak, bir foto muhabirinin objektifini engellemek, bir muhabirin mikrofonunu itmek; gerçeğin kayıt altına alınmasını engellemeye çalışmaktır. Çünkü gazetecilik sadece soru soran muhabirden ibaret değildir. O görüntüyü çeken kameraman, tarihe not düşen foto muhabiri ve haberin perde arkasındaki tüm emekçiler bu mesleğin ayrılmaz parçalarıdır.

Bugün ekran başında birkaç dakika izlediğimiz bir haberin arkasında çoğu zaman görünmeyen büyük bir emek vardır. Karda, yağmurda, çamurda, kavurucu sıcakta, gece yarılarında, bayramda, tatilde görev yapan insanlar vardır. Herkes evinde güven içinde otururken onlar sokaktadır. Herkes sevdikleriyle vakit geçirirken onlar haber peşindedir.

Deprem olur ilk onlar gider. Sel olur olay yerindedirler. Yangın çıkar alevlerin yanı başında görüntü alırlar. Trafik kazalarında, doğal afetlerde, toplumsal olaylarda, savaş bölgelerinde ve riskli alanlarda çoğu zaman kendi canlarını ikinci plana atarak halkın haber alma hakkı için çalışırlar.

6 Şubat depremlerinde enkaz başında günlerce görev yapan gazetecileri unutmadık. Sel felaketlerinde dizlerine kadar suyun içinde yayın yapan muhabirleri unutmadık. Orman yangınlarında dumanın ve ateşin arasında görüntü almaya çalışan kameramanları unutmadık. Çünkü onlar sadece işlerini yapmıyordu; milletin olup biteni öğrenmesini sağlıyorlardı.

Demokrasilerde eleştiri olur, itiraz olur, protesto olur. Ancak şiddetin hiçbir gerekçesi olamaz. Bir gazeteciyi susturmaya çalışmak, aslında halkın haber alma hakkını susturmaya çalışmaktır.

Bugün bir televizyon muhabiri saldırıya uğrar, yarın bir gazetenin foto muhabiri hedef alınır, ertesi gün başka bir medya kuruluşunun kameramanı aynı muameleyle karşılaşabilir. Çünkü şiddetin siyasi görüşü yoktur. Şiddet, kime yönelirse yönelsin kabul edilemez.

Basın mensuplarının çalıştıkları kurumlar farklı olabilir. Farklı görüşlere sahip yayın organlarında görev yapabilirler. Ancak görev başındaki gazeteciye yapılan saldırının bahanesi olmaz. Çünkü orada bulunan kişi siyasi tartışmanın tarafı olarak değil, görevini yapan bir basın emekçisi olarak bulunmaktadır.

Beğenmeyebilirsiniz, eleştirebilirsiniz, hatta sert şekilde tepki gösterebilirsiniz. Ama hiç kimsenin görevini yapan bir muhabire, kameramana veya foto muhabirine el kaldırma, tehdit etme ve hedef gösterme hakkı yoktur.

Unutulmamalıdır ki bugün susturulmak istenen gazeteci, yarın sizin sesinizi duyuracak kişi olabilir.

Muhabirler, kameramanlar ve foto muhabirleri siyasi kavganın tarafı değildir.

Onlar sadece görevlerini yapıyor.

Mikrofona vurduğunuzda sesi, kameraya vurduğunuzda gerçeği susturamazsınız.

Elinizi çekin basın emekçilerinden!

Kaynağa Git

İlgili Haberler