Oğuzhan Yer, kuantum mekaniğinin 100. yılı dolayısıyla yayımladığı değerlendirme yazısında, modern fiziğin temelini oluşturan kuantum teorisinin geçmişten günümüze uzanan gelişimini ele aldı. Yer, kuantum mekaniğinin insanlığın evreni anlama serüveninin de en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu ifade etti.
Geçtiğimiz yıl kuantum mekaniğinin formülasyonunun 100. yılı geride kalırken, Birleşmiş Milletler’in (UN) 2025 yılını Uluslararası Kuantum Bilimi ve Teknolojisi Yılı ilan ettiğini hatırlatan Yer, dünyanın birçok ülkesinde düzenlenen etkinliklerle kuantum bilimi ve teknolojilerine yönelik farkındalığın önemli ölçüde arttığını söyledi.
1900 yılında Max Planck’ın siyah cisim ışımasına yönelik çalışmalarıyla enerjinin paketler halinde yani kesikli olarak yayıldığının ortaya konmasının bilim tarihinde büyük bir paradigma değişimi yarattığını belirten Yer, bu gelişmenin kuantum teorisinin doğuşunu hazırladığını söyledi. Başlarda yoğun eleştirilerle karşılaşan teorinin, sonraki deneysel çalışmalarla giderek güçlendiğini ifade eden Yer, ışığın hem dalga hem de parçacık özellikleri gösterdiğinin deneyle gösterilmesinin kuantum mekaniğine karşı bilimsel itirazların yerini zorunlu bir kabule bıraktığını ifade etti.
Oğuzhan Yer, kuantum mekaniğinin 1925'teki formülasyonundan bu yana teorinin temelleri üzerinde bazı açık problemler barındırmasına rağmen bugüne kadar yapılan deneylerde olağanüstü bir başarı sergilediğini söyledi.
Oğuzhan Yer, kuantum mekaniğinin matematiksel temelini oluşturan Schrödinger denkleminin genelleştirilmiş formunun fiziksel sistemlerin zaman içindeki değişimini incelemek için bir araç olduğunu ifade ederek, “Kuantum mekaniği, evreni oluşturan yapı taşlarını ve onların etkileşimlerini anlamamızı sağlayan fiziğin adeta beynidir.” değerlendirmesinde bulundu. Kuantum teorisi çerçevesinde klasik alanların kuantize edilmesiyle Kuantum Alan Teorisi’nin inşa edildiğini belirten Yer, kuantum mekaniğini özel görelilikle buluşturan bu teorinin evreni oluşturan temel yapı taşlarını yani alanları ve aralarındaki etkileşimleri anlamamız için şu an elimizde bulunan en güçlü araç olduğunu vurguladı.
Bilimsel teorilerin hiçbir zaman mutlak son söz olmadığını vurgulayan Yer, her modelin beraberinde yeni sorular ve çözülmeyi bekleyen problemler getirdiğini belirtti. Bilimin tam da bu sorgulama kültürü sayesinde ilerlediğini kaydeden Yer, mevcut teorilerin sınırlarını zorlayan araştırmaların gelecekte çok daha kapsamlı keşiflerin önünü açacağını ifade etti.
Açıklamasının sonunda bilimsel merakın önemine dikkat çeken Oğuzhan Yer, kuantum mekaniğinin 100 yıl sonra dahi bilim dünyasına yön vermeye devam ettiğini belirterek, teorik ve deneysel araştırmaların birlikte ilerlemesinin insanlığın evreni daha derinlemesine anlaması açısından kritik önem taşıdığını söyledi.