Ana içeriğe geç

Denizlerdeki boğaz ve kanallar Hürmüz kriziyle yeniden gündemde

Emperyalist saldırganlığın kimi zaman özel bir coğrafi durumdan bile kaynaklanabilen zaaflarını da gösteren bu Hürmüz sıkışması, deniz yollarındaki diğer boğaz ve geçişlerin statüsünü gündeme getirdi.

Denizlerdeki boğaz ve kanallar Hürmüz kriziyle yeniden gündemde
Evrensel
16

ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan savaşta, özellikle saldırganın bir ateşkes ve kalıcı barış arayışına girmesine yol açan temel faktör Tahran’ın Hürmüz Boğazını ticari gemilere kapatması ve bu yolla özellikle uluslararası petrol ticaretini akamete uğratması oldu. Emperyalist saldırganlığın kimi zaman özel bir coğrafi durumdan bile kaynaklanabilen zaaflarını da gösteren bu Hürmüz sıkışması, deniz yollarındaki diğer boğaz ve geçişlerin statüsünü gündeme getirdi. Aralarında İstanbul ve Çanakkale boğazlarının da bulunduğu ve özellikle deniz ticareti açısından kritik önemdeki bazı boğazların statüsü ve kontrol mekanizmaları şöyle:

Süveyş Kanalı | Mısır

1869 yılında Fransız ve İngiliz sermayesiyle açılan kanal, bugün Mısır tarafından ve 1888 İstanbul Antlaşması’na tabi olarak yönetiliyor. Anlaşmaya göre Süveyş, barış ve savaş zamanında tüm ülkelerin ticaret ve savaş gemilerine açık. Kanal, 1956 yılına kadar yabancı şirketlerin kontrolündeydi. O yıl Mısır lideri Cemal Abdünnasır'ın millileştirme hamlesinin ardından İngiltere ve Fransa İsrail’i Mısır'a saldırttı; ancak Sovyetler Birliği'nin baskısıyla geri çekilmek zorunda kaldılar ve Kahire’nin kanal üzerindeki egemenliği kesinleşti. Bugün Mısır’ın, Süveyş Kanalı'ndan geçen gemilerden aldığı geçiş ücreti yıllık 4 milyar dolara ulaşıyor ve ülkenin en önemli döviz kaynaklarından birini oluşturuyor. Tonaj ve gemi tipine göre değişiklik gösteren geçiş fiyatları 150 ila 750 bin dolar...

Panama Kanalı | Panama

Yapımına Fransızların başladığı ve inşaatı boyunca 20 binden fazla işçinin can verdiği Panama Kanalı ABD elinde 1914’te tamamlandı. ABD bu kanal bölgesini kontrol edebilmek için Panama'nın Kolombiya'dan bağımsızlığını kazanmasına askeri destek verdi. Uzun yıllar boyunca ABD'nin toprağı sayılan bölge, 1977'de imzalanan Torrijos-Carter Antlaşmaları ile kademeli olarak Panama'ya devredildi ve 31 Aralık 1999'da kontrol kesin olarak Panama’ya geçti. Geçiş ücretleri, Panama Kanalı Otoritesi (ACP) tarafından gemi boyutu, kargo hacmi ve konteyner sayısına göre hesaplanıyor küçük gemiler için 2 bin dolardan başlayıp gemi 1 milyon dolara kadar çıkabiliyor.

Saint Lawrence Deniz Yolu | Kanada ve ABD

1959’da Kanada ve ABD'nin ortak çalışmasıyla açılan bu geçit, Kuzey Amerika'nın iç kesimlerindeki Büyük Göller'i Atlantik Okyanusu'na bağlıyor. Kanada ve ABD tarafından ortaklaşa yönetilen bu su yolunda, geçilen kilitlere ve taşınan kargonun ağırlığına/türüne göre her iki ülkeye de ortaklaşa belirlenen geçiş ücretleri ödeniyor.

Kuzey Denizi Geçidi | Rusya

Atlantik Okyanusu ile Pasifik Okyanusu'nu Arktik üzerinden bağlayan bu zorlu rota, ilk olarak Sovyetler Birliği'nin kurduğu nükleer buzkıran filosuyla ticari kullanıma açıldı. İklim değişikliğiyle buzulların erimesi sonucu Süveyş Kanalı'na alternatif olmaya başladı. Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin (UNCLOS) "Buzla Kaplı Alanlar" ile ilgili 234. maddesine dayanan Rusya, kendi münhasır ekonomik bölgesinden geçen bu rotayı sıkı şekilde kontrol ediyor ve rotayı kullanan gemilere buzkıran refakati ve navigasyon hizmeti sunarak yüksek geçiş ücretleri alıyor. Süveyş ve Panama gibi sabit bir geçiş ücreti yok; geminin ihtiyaç duyduğu hizmetler ücretlendiriliyor.

İstanbul ve Çanakkale Boğazları | Türkiye

Karadeniz'i Marmara, Ege ve Akdeniz'e bağlayan bu doğal su yolları, 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne tabi. Bu antlaşmaya göre barış zamanında tüm sivil ticaret gemilerinin boğazlardan geçişi serbest. Süveyş veya Panama gibi doğrudan bir "bilet/geçiş ücreti" alınmasa da Türkiye, Montrö uyarınca transit geçen ticari gemilerden "Altın Frank" üzerinden hesaplanan Sağlık Denetimi, Fener ve Tahlisiye (kurtarma) harçları alıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, boğazlardan geçen uluslararası gemilerden alınacak geçiş ücretinin 1 Temmuz 2026'dan itibaren ton başına 6,70 dolar olacağını duyurdu. Bu sembolik sayılabilecek harç, 1983 yılından 7 Ekim 2022’ye kadar ton başına 0,80 dolar idi,

Babülmendep Boğazı | Yemen, Cibuti, Eritre

Kızıldeniz'i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu'na bağlayan bu doğal su yolu, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin (UNCLOS) "transit geçiş" kurallarına tabi. Doğal bir boğaz olduğu için geçiş ücreti alınmaz. Ancak Süveyş Kanalı'na giden gemilerin geçmek zorunda olduğu stratejik bir darboğaz olması sebebiyle tarih boyunca ve günümüzde (örneğin Yemen'deki iç savaş, Husilerin İsrail bağlantılı gemilerin geçişine izin vermeyeceğini açıklaması gibi) küresel jeopolitik rekabetin en kritik noktalarından biri konumunda olmuştur.

Malakka Boğazı | Endonezya, Malezya, Singapur

Hint Okyanusu ile Güney Çin Denizi'ni birbirine bağlayan, Endonezya, Malezya ve Singapur'un kıyıdaş olduğu doğal bir su yolu olan Malakka Boğazı, özellikle Ortadoğu petrolünün Asya'ya taşınmasında en yoğun kullanılan rotada yer alıyor. UNCLOS'un transit geçiş kurallarına tabii olan boğazdan geçiş için herhangi bir ülkeye ücret ödenmiyor. Ancak bu yılın Nisan ayında açıklama yapan Endonezya Maliye Bakanı Purbaya Yudhi Sadewa Malakka Boğazı'ndan geçen gemiler için ücret sistemi getirmeyi planladıklarını söylemişti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler