Nikaragua'da 2007 yılından bu yana iktidarda bulunan 80 yaşındaki Daniel Ortega, ülkedeki siyasi seçimler konusunda radikal bir karar aldı.
Sandinista Devrimi'nin 47'nci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resmi törende konuşan Ortega, bundan sonra ülkede hiçbir şekilde seçim yapılmayacağını duyurdu.
Devrim esnasında Anastasio Somoza diktatörlüğünün devrilmesinde rol oynayan Ortega, muhalefetin yeniden iktidara gelmesine izin vermeyeceklerini söyledi.
'MUHALEFETE GEÇİT YOK'
Yerel basına göre binlerce kamu çalışanının katılmaya zorlandığı törende Ortega, "Muhalefet partilerinin hükümeti ve iktidarı ele geçirmeye çalışmaması için artık seçim yapılmayacak" ifadelerini kullandı.
61 gün sonra ilk kez kamuoyu önüne çıkan Ortega, konuşmasının devamında "Ulusal Meclis'le birlikte darbecilere ve vatan hainlerine karşı engel oluşturacak yasalar üzerinde çalışacağız" diye ekledi.
Nikaragua'da bir sonraki seçimlerin gelecek yıl yapılması planlanıyordu. Ancak Ortega, seçimlerin tamamen iptal edilip edilmeyeceği ya da muhalefetin yarış dışı bırakılıp bırakılmayacağı konusunda detay vermedi.
Muhalefetin seçimlere katılımı daha önce de fiilen engellenmişti. 2021 seçimleri öncesinde Ortega yönetimi bazı siyasi partileri yasaklamış, cumhurbaşkanlığına aday olan tüm muhalif isimleri tutuklamıştı.
GÖREV SÜRESİNİ ALTI YILA ÇIKARMIŞTI
Ortega geçen yıl yapılan anayasa değişiklikleriyle cumhurbaşkanlığı görev süresini beş yıldan altı yıla çıkarmış, o dönemde devlet başkan yardımcısı olan eşi Rosario Murillo'yu ise "eş başkan" konumuna yükseltmişti.
Latin Amerika analisti Tiziano Breda, İngiliz gazetesi The Guardian'a Ortega'nın bu adımını "rejimin halk desteğini tamamen kaybettiğinin ve en ufak bir muhalefet ihtimalinden dahi korktuğunun bir kanıtı" olarak yorumladı.
Breda, "Ortega ve eşi hileli bir seçim tiyatrosu oynamak yerine rekabeti tamamen ortadan kaldırmayı seçti. Bu karar, ülkenin tam bir aile diktatörlüğüne geçişini mühürlemiştir" değerlendirmesinde bulundu.
2018'DEKİ PROTESTOLAR
Ortega, seçimleri kaldırma gerekçesi olarak 2018 yılındaki kitlesel protestoları gösterdi.
Birleşmiş Milletler verilerine göre rejimin 2018'deki gösterileri şiddetle bastırması sonucu 350'den fazla kişi hayatını kaybetmiş, binlerce kişi yaralanmış veya tutuklanmıştı.
Yaklaşık 1 milyon Nikaragua vatandaşı ise sürgüne gitmek zorunda kalmıştı.
Bu arada Nikaragua'da yaklaşık 50 siyasi mahkum bulunuyor, 546 kişinin vatandaşlığı ise elinden alındı. 5 bin 600'den fazla sivil toplum kuruluşu, 29 üniversite ve 58 medya kuruluşu ise kapatıldı.
ABD yönetimi, üç yıl boyunca hapis yatan eski milletvekili Brooklyn Rivera'nın ölümünden de Ortega-Murillo yönetimini sorumlu tutuyor.