Kendine has kültürü ve benzersiz doğasıyla bilinen Rize, gastronomi dünyasında da sınırları zorlayan bir lezzet bileşimine ev sahipliği yapıyor. İlk bakışta birbirine tamamen tezat görünen tereyağlı pilav ile şerbetli kadayıf, bu şehirde aynı tabakta buluşarak damak çatlatan bir klasiğe dönüşüyor.
TUZLU PİLAV VE BALLI KADAYIFIN MUHTEŞEM UYUMU
Rizeli esnaflardan İsmail Reyhanoğlu, bu köklü tabağın sırrının zıt tatların dengesinde saklı olduğunu vurguluyor. Bol tereyağlı, hafif tuzlu Karadeniz pilavının üzerine hakiki ballı kadayıfın eklenmesiyle eşsiz bir aroma dengesi yakalandığını belirten Reyhanoğlu, misafirlerine her zaman peşin hükümlü olmamalarını öneriyor. İlk etapta küçük porsiyonlar halinde ikram edilen bu özel lezzet, deneyenlerin tabağı büyüterek yeniden sipariş vermesiyle sonuçlanıyor.

SAĞLIK BİLİNCİ HEDEF KİTLEYİ DEĞİŞTİRDİ
Geçmiş yıllarda her yaştan Karadenizlinin sofrasını süsleyen bu ağır ve enerji dolu yemek, günümüzde biraz daha seçici bir kitleye hitap ediyor. Son dönemlerde şeker hastalığının artması ve sağlıklı yaşam bilincinin yaygınlaşması, tabağa olan ilgiyi daha çok genç nesle ve kronik sağlık problemi bulunmayan kişilere kaydırmış durumda. "Her şeyin başı sağlık" diyen bölge halkı, porsiyon kontrolüne dikkat ederek bu mirası yaşatmaya devam ediyor.

"35 YILDIR BU TATTAN VAZGEÇEMİYORUM"
Bu yöresel lezzetin müdavimlerinden Mehmet Dilli, pilav üstü kadayıfın kendisi için 35 yıllık bir tutku olduğunu dile getiriyor. İstanbul, Trabzon veya Samsun gibi farklı şehirlerde bu özel kombinasyonu asla aynı kalitede bulamadığını ifade eden Dilli, sade pilavın bu ikilinin yarattığı sinerjiyi ve derinliği asla veremediğini söylüyor.