Ana içeriğe geç

Taştepeler Projesi insanlığın ilk 'toplumsal örgütlenmesini' araştırıyor

Göbeklitepe'de başlayan ve 36 akademik kurumdan 200'ü aşkın araştırmacının görev aldığı Taştepeler Projesi, insanlığın yerleşik yaşama geçişini tüm yönleriyle inceliyor.

Taştepeler Projesi insanlığın ilk 'toplumsal örgütlenmesini' araştırıyor
Aydınlık
16

Şanlıurfa'da yürütülen Taştepeler Projesi, insanlığın avcı-toplayıcı yaşamdan yerleşik hayata geçiş sürecini ve ilk toplumsal örgütlenmeleri bilimsel veriler ışığında yeniden değerlendiriyor. Göbeklitepe'nin ardından Karahantepe ve bölgedeki diğer Neolitik yerleşimleri kapsayan proje, bugünkü toplum düzeninin temellerine ışık tutuyor.

İstanbul Üniversitesi Tarih Öncesi Arkeolojisi Anabilim Dalı Başkanı ve Taştepeler Projesi Koordinatörü Prof. Dr. Necmi Karul, Şanlıurfa'daki Neolitik Çağ araştırmalarının yalnızca geçmişi anlamaya değil, bugünkü toplumsal yapının kökenlerini kavramaya da katkı sunduğunu belirtti.

Taştepeler Projesi insanlığın ilk 'toplumsal örgütlenmesini' araştırıyor - Resim : 1

İLK TOPLUMSAL DÜZENİN İZLERİ

Göbeklitepe'de başlayan çalışmaların tek bir kazı alanıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Karul, bu nedenle Taştepeler Projesi'nin hayata geçirildiğini anlattı. Bugün projede Türkiye ve dünyanın farklı ülkelerinden 36 akademik kuruma bağlı 200'ün üzerinde araştırmacı görev yapıyor.

Taştepeler Projesi insanlığın ilk 'toplumsal örgütlenmesini' araştırıyor - Resim : 2

Araştırmalar; ilk yerleşik toplulukların yaşam biçimlerini, beslenme alışkanlıklarını, çevreyle ilişkilerini ve toplumsal örgütlenmelerini bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor.
Karul, yerleşik yaşama geçişin yalnızca insanların aynı yerde yaşamaya başlaması anlamına gelmediğini belirterek, "Bu süreç daha kalabalık toplulukların oluşmasına ve yeni bir toplumsal örgütlenme biçiminin ortaya çıkmasına yol açtı." dedi.

'ANITSAL YAPILAR İLK MECLİSLER OLABİLİR'

Göbeklitepe ve Karahantepe'de ortaya çıkarılan anıtsal yapıların sadece mimari eserler olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Karul, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bu alanlar insanların bir araya geldiği, kararlar aldığı, ritüeller yaptığı ve ortak deneyimler paylaştığı mekânlar olabilir. Bu yapıları ilk meclisler olarak tanımlamak yanlış olmaz."
Kazılarda ortaya çıkarılan bazı yapıların belirli ailelere değil, bütün topluma hizmet eden ortak kullanım alanları olduğuna işaret eden Karul, bunun kolektif yaşam kültürünün geliştiğini gösterdiğini söyledi.

Taştepeler Projesi insanlığın ilk 'toplumsal örgütlenmesini' araştırıyor - Resim : 3

DOĞAYLA İLİŞKİNİN DÖNÜŞÜMÜ

Yerleşik yaşamın insanın doğayla ilişkisini de kökten değiştirdiğini belirten Karul, milyonlarca yıl boyunca doğanın bir parçası olarak yaşayan insanın, yaklaşık 12 bin yıl önce başlayan süreçle birlikte doğayı dönüştüren bir aktöre dönüştüğünü ifade etti. Bugünkü çevre sorunlarının kökenlerini anlamada da Neolitik Çağ'ın önemli ipuçları sunduğunu kaydetti.

Taştepeler Projesi insanlığın ilk 'toplumsal örgütlenmesini' araştırıyor - Resim : 4

'BİLİM GERİYE GİTMEZ'

Bilimsel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Karul, "Bilim hiçbir zaman geri gitmemiştir. Gençlere tavsiye edilebilecek şey, bu akışa ve bu momentuma ayak uydurmalarıdır." ifadelerini kullandı.

Bilim iletişiminin önemine de değinen Karul, bilim insanlarının ürettiği bilgiyi toplumun anlayabileceği dile aktarmada bilim iletişimcileri ile kurumsal yapıların önemli bir köprü görevi üstlendiğini belirtti. Yükseköğretim Kurulunun Bilim İletişimi Ofisi ile Bilim Kafe çalışmalarının bu açıdan değerli olduğunu söyledi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler