ŞEHRİBAN KIRAÇ / NEFES
Yüksek enflasyon en çok yoksulu ezdi. Yoksul, dul, yetim, engelli ve yaşlıyı enflasyona kurban ettiler. 2015-2025 yılları arasında sosyal yardımlardan yararlanan hane sayısı yüzde 32.2 artarak yaklaşık 3 milyondan 4 milyona yükseldi. Aynı dönemde yoksullar için ayrılan kaynakların GSYH’ye oranı yüzde 1.33’ten yüzde 0.94’e düştü. 4 milyon yoksul hane için ayrılan kamu kaynağı, GSYH’nin yüzde 1’i bile değil. 2025’te sosyal yardımlar için ayrılan bütçe 587.1 milyar lirada kaldı. Oysa 2025’te merkezi yönetim bütçesinden faiz ödemeleri için ayrılan kaynak 2 trilyon lirayı geçti, yani bu dönemde faize sosyal yardımların 3.5 katı harcama yapıldı.
YARDIMDAN DIŞLANDILAR
Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH), 2025’te bir önceki yıla göre yüzde 41 artarak 63 trilyon 20 milyar liraya çıktı. Kişi başına GSYH 2025’te 712 bin 200 TL yani 18 bin 40 olarak hesaplandı. Buna rağmen Türkiye’de 10 yılda yoksul sayısı hızla artırttı. Ancak daha fazla yoksula daha az kaynak ayırdılar. Temmuz 2026 döneminde sosyal yardımlara yapılan zam miktarı da enflasyonun 4.24 puan altında kaldı. Kişi başına gelirin resmi olarak 712 bin lirayı geçtiği ülkede yaşlı aylığının yıllık toplamı 76 bin lirayı bile bulmuyor. 2021 ile 2025 arasında e-Devlet üzerinden sosyal yardım başvurusu yapanların sayısı 26.8 milyona ulaştı. 2025’te Alo 144 Sosyal Yardım Hattı’na yapılan başvuru sayısı 4.7 milyonu buldu. Asgari ücrete temmuz ayında zam yapılmaması ve memur maaş artışının enflasyonun altında kalması sadece işçi ve memurlara değil milyonlarca sosyal yardım alan vatandaşlara da büyük bir fatura çıkardı. Çalışma yaşamı uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik’e göre, asgari ücretin artmaması nedeniyle yoksulların bir bölümü eşiğin üstüne çıktığı için sosyal yardım sisteminden dışlandı. Bir bölümü ise içeride kaldı ama aldıkları sosyal yardımlar enflasyonun altında kaldı. Sosyal yardımlar için yani engelli, yaşlı aylığına enflasyon farkı oranında yüzde 17.8 zam yapılmadı. Zam miktarı yüzde 13.5’te kaldı. 16 bin 343 lira olması gereken evde bakım yardımı hesaplara Aralık 2026’ya kadar 588 lira eksikle 15 bin 755 lira olarak yatacak. 9 bin 15 liraya çıkması gereken engelli aylığı 8 bin 689 lirada kaldı. 7 bin 528 lira olması gereken yaşlı aylığı da 7 bin 257 lirada kaldı. 18 bin 290 liraya yükselmesi gereken koruyucu aile yardımı da hesaplara 658 lira eksikle yatacak. Aziz Çelik, bütçeden ve GSYH’den yoksullar için ayrılan kaynaklar kayda değer oranda artırılması gerektiğine dikkat çekerek, “Aksi hâlde her asgari ücreti artırmama veya memurlara düşük zam yapılması kararları yalnızca işçinin ve memurun değil, milyonlarca yaşlının, engellinin, muhtaç hanenin cebindeki gelirin de uçması anlamına geliyor. Bu gidişle 2027 başında muhtaç hanelerin sayısı artacak” dedi.
Sadece gıda için 10 bin lira gerekiyor
Açlık sınırının 36 bin 42 lirayı aştığı Türkiye’de engelli bir bireye ayda 8 bin 689 liraya, yaşlıya da 7 bin 257 lirayla ay sonunu getir deniyor. Halbuki Türkiye’de yetişkin bir bireyin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 9 bin 710 lirayı buluyor. Prof. Dr. Aziz Çelik’e göre, geliri zaten resmi enflasyon kadar veya enflasyonun gerisinde bir miktar artan bir hane, kâğıt üzerindeki eşik (asgari ücretin oranı) hiç kımıldamadığı için birden fazla gelirli sayılıp sosyal yardım sisteminden kapı dışına düştü.