Günler öncesinden öğrenmiştik: Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nde ABD Başkanı Trump, F-35'lerin motorlarını Türkiye'ye "hediye" edecekmiş.
Hele ki o "saygısı" yok mu?!
Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a duyduğu saygıdan dolayı Türkiye'ye geleceğini dile getirdi ya; onu diyorum. (Gerçi biz bu "saygıyı", ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası anlamına gelen CAATSA yaptırımlarından çok iyi hatırlıyoruz.)
Gelgelelim, Trump, onca rüşvet-i kelamın maksadını da gizlemedi: Türkiye'nin tavassutuyla Suriye'nin Hizbullah'la savaşmasını istiyor.
Aklı sıra hem İran'ın anlaşma koşulları arasında yer alan İsrail'in Lübnan saldırılarına engel olmuş olacak hem de İsrail'in hayalini kurduğu "mezhep savaşının" startını verecek...
Şu ana kadarki açıklamalarından Suriye Başkanı Şara'nın sorumlu hareket ettiği anlaşılıyor.
Bunda elbette Suudi Arabistan ve Türkiye'nin tavrının belirleyici etkisi var. Tamam, Suudi Arabistan'ı "ikna etmekte" zorlanmazlar.
Ya Türkiye'yi?
***
***