Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Euronews’e verdiği röportajda, ülkenin güney kıyısında Trump-Kushner ailesiyle bağlantılı planlanan bir emlak projesine yönelik muhalefetin, Arnavutluk’taki gerginlikleri körüklemek amacıyla botlar, antisemitik söylemler ve hasmane dış güçler tarafından büyütüldüğünü öne sürdü.
Cuma günü AB liderlerinin Batı Balkanlar’daki aday ülkelerle bir araya geldiği Karadağ’dan konuşan Rama, kim olduklarını belirtmeden, kamuoyundaki hoşnutsuzluktan faydalanmaya çalışan dış aktörlerin Tiran’a karşı koordineli bir saldırı başlattığını söyledi.
Bu açıklamalar, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner tarafından kurulan yatırım şirketi Affinity Partners ile bağlantılı, Arnavutluk kıyısı açıklarında planlanan bir lüks tatil köyüne ilişkin planlara karşı aktivistlerin ve çevre örgütlerinin protestolarını sürdürdüğü bir dönemde geldi.
Ayrıca, aralarında İsrail ile hükümeti arasında Filistinlilerin yerinden edilmesini kolaylaştırmayı amaçlayan gizli bir anlaşma yapıldığına dair, kendisinin asılsız olarak nitelendirdiği çevrim içi spekülasyonların da bulunduğu antisemitik söylemlerin, "İsrail ve Arnavutluk düşmanları" tarafından dolaşıma sokulduğunu belirtti.
"Bu işin, Jared Kushner üzerinden benimle Bibi Netanyahu arasında, Filistinlileri o bölgeye getirmeye yönelik gizli bir anlaşma olduğuna dair bir anlatı var; bu tam bir hayal ürünü," dedi ve ülkesinin "Yahudileri kurtarma konusunda çok gurur duyulan bir geçmişe sahip olduğunu, hiçbir zaman antisemitik duygular beslemediğini" söyledi; Arnavut Müslümanları da "son derece hoşgörülü" olarak niteledi.
Protestocuların kaygılarının meşru olup olmadığı sorulduğunda Rama, niyetlerini anladığını kabul etti ancak çevre koruma ve Arnavutluk’un İsrail’le ilişkisi etrafındaki toplumsal duyarlılığı istismar etmek için koordineli bir çevrim içi strateji izleyen hasmane aktörlerin, bu "iyi niyetli" endişeleri "silaha dönüştürdüğünü" savundu.
"Çok sayıda bot, çok sayıda sahte profil var; her yerden gelen yoğun saldırılar söz konusu," diyen Rama, "Bu hafta sosyal medyada gördüm. Başka ülkelerde nasıl yaşandıysa, şimdi kendi ülkemde de aynısını görüyorum," ifadelerini kullandı.
Bu hafta protestolar yoğunlaştı; göstericiler, inşaata devam edilmesi halinde geri dönülmez biçimde zarar görebileceğini söyledikleri adanın doğal habitatına atıfla pembe flamingo resimleri taşıdı.
Rama, huzursuzluğa rağmen, yalnızca gösterilerin Arnavutluk’un gelişen turizm sektöründeki bu yatırımın geleceğini tek başına belirlemeyeceği mesajını verdi.
"Bu asla olmayacak. Ben görevde olduğum sürece".
Rama: Sahadaki işaretlere rağmen henüz hiçbir proje sunulmadı
Rama ayrıca, söz konusu projeye yöneltilen eleştirilere karşı çıkarak Arnavutluk makamlarına henüz nihai bir teklif sunulmadığını savundu.
"Bir proje için niyet beyanı var mı? Var. Proje var mı? Yok," diyerek Euronews’e konuşan Rama, "Yatırımcılar proje üzerinde çalışıyor. Projenin ne zaman sunulacağını görmemiz gerekiyor," dedi.
Herhangi bir teklifin, inşaata başlanmadan önce inceleme ve onay süreçlerinden geçmesi gerekeceğini de sözlerine ekledi. Buna karşın protestocular, Mayıs ayından bu yana adada iş makineleri ve ekskavatörler de dahil olmak üzere inşaat faaliyetlerine işaret eden unsurlar gördüklerini söylüyor.
Söz konusu proje, Arnavutluk’ta en yakından takip edilen gayrimenkul yatırımlarından biri haline gelmiş durumda; bu da ülkenin yabancı yatırım çekme çabaları ile çevrenin korunması gerekliliği arasındaki artan gerilimi gözler önüne seriyor.
Rama, projenin Arnavutluk’un turizm merkezi olma hedefi açısından dönüştürücü olabileceğini, Hırvatistan ve Karadağ’ın da aralarında bulunduğu komşu ülkelerin Adriyatik kıyılarında yürüttüğü geniş ölçekli gayrimenkul yatırımlarıyla aynı çizgide ilerlediğini savunuyor.
Çevre örgütleri ise hassas kıyı bölgelerinde yürütülecek büyük ölçekli inşaat çalışmalarının koruma altındaki yaşam alanlarını tehdit edebileceği ve manzarayı, sınırlı sayıdaki yatırımcı ile yabancı sermayenin çıkarı uğruna geri dönüşü olmayan biçimde değiştirebileceği uyarısında bulunuyor.
Buna rağmen Rama, internette dolaşan görüntülerin abartıldığını söyledi.
"Sosyal medyada, bu projeyle ilgisi olmayan projelerin görüntüleri, ölen flamingolar, mutsuz kaplumbağalar gibi pek çok görsel dolaşıyor. Böyle bir şey yok," diyen Rama, tatil köyü projesinin hâlâ planlamanın erken aşamasında olduğunu vurguladı.