Ana içeriğe geç

Gedikli vasat: Meksika

En başından beri neredeyse her kupada oynuyorlar ama bugüne dek son haftaya kaldıkları görülmedi. Üç ev sahibi içinde futbolun en fazla kök saldığı ülke Meksika’nın, kısa ve öz Dünya Kupası çetelesi…

Gedikli vasat: Meksika
Gazete Oksijen
16

Dünya Kupası folkloruna büyük iz bırakan Meksika’nın, iş sahadaki sonuçlara geldiğinde aynı oranda başarı sağlayamaması oyunun en büyük gizemlerinden biridir. Futbolla iç içe geçmiş bir kültürde eğreti durabilir belki ama Meksika kupaya en fazla katılan 10 ülke arasında yarı final oynayamamış tek takım. Satır arasında kalmış bu not, bize Meksika’nın neredeyse kabuğunu kırmadan önceki İspanya olduğunu anımsatır.

Kupa tarihinin ilk başlama vuruşundan itibaren (lafın gelişi değil, tarihin ilk Dünya Kupası maçını 13 Temmuz 1930’da Montevideo’da Fransa’ya karşı oynadılar) sahada bulunan bu futbol ülkesi, ortak ev sahipliğinde düzenlenen 2026 FIFA Dünya Kupası’nın açılış maçını oynayacak.

Peki tarihte üç kez kupayı düzenleyen tek ülke Meksika neden bir kez bile yarı final göremedi? Bunun cevabı, her zaman belli bir seviyeyi tutturmuş olsa bile El Tricolor’un (Fransızlar gibi bayraklarındaki üç renk şeridinden ileri gelen bir takma isim) maçları alıp götürecek yıldız eksikliği olarak özetlenebilir. Birkaç kuşak öncesine kadar, gelmiş geçmiş en iyi takım saydıkları Hugo Sanchez ve Carlos Hermosillo’lu 80’ler takımı aslında yarı finale çok yaklaşmıştı. Belki de bir sonraki kupada bunu başaracaklardı ama bu o harika takıma bu kez FIFA’nın verdiği men cezası engel oldu (1988’deki gençler turnuvasında yaş büyütme skandalı yüzünden FIFA, Meksika Futbol Federasyonu’nu İtalya 1990 elemelerinden menetmişti). Böylece benim gibi 80’ler kuşağının Ronaldinho’su “akrobat” Hugo ve yoldaşları, en verimli zamanlarında belki de bir yarı finalden oldular.

Meksika’nın tarihindeki en yetenekli kadrosu sayılan ve FIFA sıralamasında 4 numaraya kadar çıkan 21. yüzyıl başındaki milli takımları, 2002’de ABD’ye, 2006’da ise uzatmada yedikleri golle Arjantin’e takılarak çeyrek final göremeden tası tarağı topladı. Umutlar, iki kez daha tuzla buz oldu.

Yenilmeden kaybetmek

1986’ya dönelim. Yugoslav futbol seyyahı Bora Milutinovic’in başında olduğu 1986 Meksika takımının ev sahipliğini yaptıkları gökemli kupada oynadığı çeyrek final, Meksika futbolunun şüphesiz ki en fazla konuşulan başarısıydı. 3 Haziran günü Belçika’yı Fernando Quirarte ve Hugo Sanchez’in (Real Madrid efsanesinin kariyerinde Dünya Kupası’ndaki tek gol) skor üretimiyle 2-1 yenen Meksika, ardından Paraguay’la 1-1 berabere kalmış, sonrasında da diktatör Saddam’ın türlü gaddarlıklarla futbolculara kan kusturduğu Irak’ı 1-0 yenip grup liderliğini almıştı. İkinci turda Bulgaristan’ı iki yarıda bulduğu birer golle geçen Meksika, son sekize kalınca mekân değiştirmek zorunda kaldı. Turnuvadaki dört maçını Meksiko City’deki meşhur Azteka Stadı’nda 110 bin kişiye oynayan Meksikalılar, beşinci müsabakada eşleşme gereği ilk kez taşraya düşmüş ve doğudaki San Nicolas’ın yolunu tutmuştu.

Batı Almanya’yla San Nicolas’ta oynadıkları çeyrek finalin ikinci yarısında Thomas Berthold’un kırmızı kart görmesi, kör döğüşü şeklinde ilerleyen maçın gidişatını son yarım saatte değiştirdi. Baskıyı artıran ev sahibinin bulduğu bir gol faul nedeniyle iptal oldu, yakaladıkları birkaç pozisyona ise kaleci Toni Schumacher set çekti. Alman file bekçisi, gol sesi çıkmayan 120 dakikanın ardından gidilen penaltılarda Quirarte ve Servin’in vuruşlarında gole izin vermeyince, Meksika tarihlerinde yenilgi almadıkları tek Dünya Kupası’na veda etti.

Aradan 40 yıl geçti. 86’nın buruk hatırasını geride bırakan Meksika, eleme oynamadığı için ağırlıkla dostluk maçları yaparak geçirdiği son bir yılda yirmi müsabakanın sadece ikisini kaybetti. İvmeli geliyor olmaları kupa öncesi umutlarını artırsa da finallerin psikolojik baskısı ve oynayacakları rakiplerin kalitesi, bu seriyle ölçülmemeli.

Fenerbahçeli Edson Alvarez’in kaptanlığındaki Meksika, 40 yıl sonra evlerindeki yeni maceraya Güney Afrika karşısında başlayacak. Sonrasında Güney Kore ve Çek Cumhuriyeti ile karşı karşıya gelecek. El Tricolor, gruptan çıksa bile önlerinde yarı final hedefi için üç maç daha onları bekliyor olacak.

Kaynağa Git

İlgili Haberler